İsviçre Gündemi


İsviçre’nin giderek artan anti mülteci politikaları ile yükselen ırkçılık bu sefer Kürtleri ‘muhatap’ aldı. Soloturhm kentinde Genç Yeşiller, İsviçreli sol gruplar tarafından eylem yapan bir mülteci grubunu desteklemek amacıyla yapılan bir gösteriye Kürtlerin destek vermesi, olay haline getirildi. Bilick, Aargauer Zeitung gibi gazeteler aynı gün İsviçreli aşırı sağcıların da gösteri düzenlediğini ve Kürtlerle karşı karşıya geldiğini yazdı. Olayın Kürt ismini kullanarak işlenmesi hayli dikkat çekiciydi.
Mülteci hakları için yapılan bu tür eylemlere her ulustan, kökenden kesimler katılır ve hiç bir zaman hangi kesimin katıldığı vb. bilgiler öne çıkarılmazdı. Ama bu sefer Kürt adı öne çıkarılıp, İsviçreli Neo Nazilerin Kürtlerle karşı karşıya geldiğine dikkat çekilmişti. İsviçre’de yaşayan Kürtler, Neo Nazi örgütlerinin kimlerden oluştuğu, ne iş yaptığı, nerelerde kümelendiği konularında bilgi sahibi de değiller. Onlar kavramı katogorik olarak kullanırlar. Söz konusu iki gazetenin Kürt-Neo Nazi çatışması gibi kavramları kullanmasının altı çizilmelidir.
Sağ partiler ve basını her dönem bir yabancı grubunu hedef alırlar. Bir ara Türkler hedefteydi, sonra müslümanlar, geçen yıla kadar İsviçre’ye çalışmaya gelen Almanlar, son 2 yıl içinde kuzey Afrikalılar ve şimdi de Kürtler. Söz konusu eylemi sadece Kürtler tarafından düzenlenmiş havasında vermek ve Neo Nazilerin karşı eylemini de Kürt karşıtı eyleme dönüştürmek, Kürtlerin hedef tahtasına oturturulması demektir. Zira İsviçre’de 12 Eylül faşist cuntasından sonra artan Kürt nüfusuna son yıllarda Irak’dan, Rojava’dan gelen Kürtler de eklenince önemli bir Kürt kitlesi oluşmaya başladı.
Söz konusu Kürt nüfusu kadar sık politik eylem yapan, diplomasi yürüten, İsviçre siyasetini zorlayan bir kesim de bulunmuyor. Bu anlamda gazetelerin Kürtleri öne çıkarması üzerinde ciddiyetle durulmalı, olası provokasyonlara karşı uyanık olunmalı ve hatta haberi yapan gazetelere başvurularak, niyetleri sorgulanmaladır. Zira olaya yaklaşım, politize olmuş Kürtleri sindirmek, eylemlerinin hızını kesmek, Neo Nazi gruplarına hedef haline getirmek niyetini taşıyor olabilir.
Öte yandan hükümet çevrelerinin son günlerde ülkede ırkçılığın azaldığı gibi söylemlerinin aksine, İsviçre Irkçılık Komisyonu, artan ırkçılık olaylarının eleştirilerini incelemeye alınacağını açıklayarak, hükümeti yalanlamış oldu. Bremgarten kasabasında mültecilerin İsviçrelilerin yüzdüğü alanlara girmesinin yasaklanması, parklara konmak istenen yasak, sağcı yöneticilerce “alanlar nüfusa göre planlanmıştı, fazla nüfusu kaldıramadığı için….) gibi yeni söylemlere dönüştürülmesine  rağmen, tartışılmaya devam ediyor. Irkçılık Komisyonu’nun hayatın bütün alanlarında yabancılara karşı yapılan ayırımcılık ve ırkçılığı inceleyip bir rapora dönüştüreceği belirtiliyor. Bütün bunlara rağmen, gerçek ortadadır ve ırkçıların eylemleri artıyor. Önemli olan bunlara karşı önlem alınmasıdır.