
Geleceğin ortak inşaası
Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ekseninde Kürt sorununu ele alan ve bu sorunun dikkate alınmadığı takdirde ilerlemenin olamayacağını dile getiren konferans delegasyonu Diyarbakır Sosyal ve Siyasal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) kurucu üyesi Dr. Necdet İpekyüz, Kürtlerin bu süreçte geleceğiyle ilgili kendi statüsünü belirleme aşamasında olduğunu kaydetti. Kürt sorununun çözümüne yönelik tartışmaların yaşandığı süreçte, Kürtlerin aynı coğrafya üzerinde yaşayan farklılıklarla bir araya gelmesinin tarihi bir öneme sahip olduğunu ifade eden İpekyüz, gerçek bir demokrasiden bahsedilmemesinin altında yatan temel sebebin de Kürt sorununun çözümünde geçici çözümlerin bulunmasının yattığını belirtti. Kürtlere yönelik her zaman “Kürtlerin kendi aralarında problemleri var, kendi aralarında anlaşamıyorlar” yaklaşımının söz konusu olduğunu dile getiren İpekyüz, “Aslında Kürtler dönem dönem kendi aralarında sıkıntılar yaşadılar. Ancak geldiğimiz aşamada Kürtlerin hiçbir kesimi kendi arasında çatışmak istemiyor. Biz geleceğin inşasını, geleceğin kurgusunu tartışarak, birbirimizi ikna ederek, gelecek kuşaklara iyi bir miras bırakmak istiyoruz. Êzîdîler, Süryaniler, Aleviler için Türkiye içinde mutlu bir yaşam istediği noktasında Kürtler hem fikirler. Bunların tümünü ele alarak bu kadar sıkıntılı bir dönemde Kürtlerin inanç, fikir, akım, hareket bazında yan yana gelip, kendi ortak paydalarını tartışarak belirlemesi ve geleceğin inşasını nasıl yapabiliriz? Gerek Kürtler için gerek Kürtlerin beraber yaşadığı insanlar için nasıl yapabiliriz konusunda tartışmaları çok önemlidir” dedi.
Kısa ve uzun vadeli hedefler
Geleceğin ortak inşası noktasında Amed’de düzenlenecek olan konferansın buna vesile olacağını kaydeden İpekyüz, şunları ifade etti: “Konferansın çağrıcılarının hemen hemen bütün kesimleri, inanç, farklı siyasi hareketleri ve çevreleri kısacası tüm dinamikleri bu sürece katması çok anlamlıdır. Buradan birdenbire bir sihirli değnek gibi bir manifesto çıkmayabilir. Ama bu bütün dünyaya şunu gösterecektir; insanlar yan yana geliyor, kendi aralarında tartışıyor ve geleceğin kurgusunu, inşasını, eleştirisi ve özeleştirisiyle birlikte tayin ediyor. Kürtlerin gelecekteki statüsüyle ilgili tartışmalar nelerdir? Kürtler kendi statüleriyle ilgili bulunduğu coğrafyada neleri taahhüt ediyor. Burada bağımsızlıktan, özerklikten, otonomiden, federatif statüye kadar birçok şey tartışılacak. Ama genel kanı şu olacaktır; bugüne kadar yürütülen mücadelelerle birlikte Kürtler hem kendilerini hem de beraber oldukları kesimlerle kısa, orta ve uzun vadede hedeflerini ortaya koyacaklardır.”
Konferansın bölgede büyük bir heyecanla karşılandığına dikkat çeken İpekyüz, “Bu konuda mücadele yürütmüş insanların, aktörlerin, hareketlerin, sivil toplum örgütlerinin, inanç gruplarının yan yana gelip bu sorunu beraber tartışıp, geleceği kurgulama açısından çok yararlı olacağını düşünüyorum. Sadece Türkiye değil genel Kürt coğrafyası, hatta dünya açısından da bir şans olduğunu düşünüyorum. Artık geçmişi bilip yaşadıklarımızla beraber geleceğimizi kurgulamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kürtler arası barış
Konferansın Kürt coğrafyasındaki bütün unsurların, farklılıkların ve çeşitliliklerin temsiline ve katılımına açık olmasının konferansı daha da önemli kıldığını kaydeden Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi ve aynı zamanda Akil İnsanlar Heyeti üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, “Konferansla, bugüne kadar birbirleriyle ilişki içerisine girmemiş, birbirlerinin taleplerinden haberdar olmayan, temas içerisinde olmayan Kürtler içerisindeki farklı kesimlerin birbirleriyle temas edebilmelerini, birbirleriyle diyalog içerisine girebilmelerini sağlanacak. Bu farklı kesimlerin Kürt meselesi çözümüne ilişkin görüş ve taleplerini bir arada ortaklaştıracak olmaları açısından yine önemlidir. Bu açıdan Türkiye kamuoyuna ve uluslararası kamuoyuna mesaj açısından çok büyük önem taşımaktadır. Şöyle bir algı söz konusu olabilir; önce Kürtlerin kendi içinde barışı sağlamaları gerekir ki devletle gerçekleştirilecek barış görüşmeleri anlamlı olsun. Bu açıdan verilecek mesaj gerçekten çok önemlidir. Kürtler önce kendi içerisinde barışını sağlamış, kendi içinde sorunların çözümü noktasında ortaklaşmış bir tavır, bir görüntü çizmeleri hem Türkiye kamuoyuna hem de uluslararası kamuoyuna verilecek güçlü mesaj açısından tarihi önem taşımaktadır” dedi.
Yol haritası oluşturulacak
Konferansın düzenlendiği süreci değerlendiren Erdem, “Sürecin henüz başında sayılırız. Henüz Kürt sorununun kalıcı bir biçimde çözümü için atılması gereken adımlar atılmamış durumda. Bu adımların, yani yol temizliği mahiyetindeki adımların, güven arttırıcı adımların atılması noktasında Kürtlerin kendi aralarında ortaklaşması çok büyük önem taşımaktadır. Hükümet açısından bir anlamda bir yol haritası mahiyeti taşıyacaktır. Bu konferansta bütün Kürtlerin ortaklaştığı talepler ve bu taleplerin kamuoyuyla paylaşılması, hükümete ve siyasi karar alma mekanizmalarına bildirilmesi önümüzdeki süreç açısından atılacak adımların yöntemini, neler olacağı hususunda tayin edici olacaktır” diye konuştu.
Akil İnsanlar heyetinin çalışmaları kapsamında bölgedeki bütün illeri dolaşarak çok farklı kesimleriyle bir araya geldiklerini belirten Erdem, “Bu önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan konferansta da derli toplu bir şekilde bütün Kürtlerin taleplerini, görüşlerini, beklenti ve hassasiyetlerini öğrenebilme fırsatı elde edeceğiz. Bu anlamda bu konferansa katılıp Kürt coğrafyasında yaşayan bütün farklılıkların neler düşündüğünü, sürece ilişkin beklentilerinin neler olduğunu elbette ki tespit edip, bunu hazırlayacağımız raporda ifade etmeye çalışacağız. Hem de bundan sonraki süreç içerisinde gerek siyasi karar alma mekanizmalarıyla, gerekse kamuoyuyla bir araya gelmemiz halinde bunları iletmeye ve paylaşmaya çalışacağız” diye kaydetti.
‘Sorun ulusal birliktir’
Konferansın Kürt ulusal birliğine yönelik büyük bir adım olacağını ifade eden Avukat Sabahattin Korkmaz ise, “Kürt sorunu özünde ulusal birlik sorunudur. Sorun tarafların ortak kararlaşması olmadan çözülemez. Her şeyden önce ulusal birlik sağlanmalı ki sorunu çözebilecek bir iradeyi ortaya çıkaralım. Konferansa bu şekilde yaklaşılırsa önemli sonuçlar alınabilinir. Batı Kürdistan’da ilk önce ulusal birlik sağlandı. Bu şekilde bir siyaset sürdürmek gerekir. Güney Kürdistan’da da aynı şekilde yapıldı. Kuzey Kürtleri bunda biraz geç kalmış. Bu mekanizmayı acil bir şekilde pratiğe dökmeleri gerek. Bunlar ulusal birlik için iyi adımlardır. Bu konferans Kürtlerin isteklerini toparlayarak devletin önüne koyacağı bir konferans olduğunda sürece de olumlu bir etki yapabilir. Tüm renklerimizle bir araya gelmemiz devlet karşısında Kürt pozisyonunu güçlendirir” dedi.
HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED