İkinci Cenevre Konferansı’na Kürt halkının temsilcilerinin davet edilmemesine İsveç’teki siyasi parti temsilcileri de tepkili. Siyasetçiler, Lozan’da yaşanan tecrübelerin göz önüne alınması gerektiğini söylediler ve Kürtlerin bağımsız olarak konferansta temsil edilmesinin önemine değinerek Kürtlerin görüşmelerin dışında tutulmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdiler.


Kürtler görüşmelerde olmalı

Sol Parti Milletvekili Jacob Jonhson, Cenevre’de tarafların bir araya gelecek olmasını olumlu ve ileriye yönelik bir adım olarak gördüklerini söyledi ve ekledi: “Ancak uluslarası toplumun tarafların uzlaşmaları ve savaşı bitirmeleri için baskı yapması gerekir.” Kürtlerin Rojava’da bir güç olduklarını ve Cenevre 2’ye katılmalarının engellenmesinin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Jonhson, Suudi Arabistan gibi Türk hükümetinin de inkar etmesine rağmen El Kaide bağlantılı gruplara destek verdiğine ve bunun Suriye’deki durumu daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekti.

Kürtlerin kaderini tayin hakkı var

1990’lı yıllarda İsveç’te Başbakan Yardımcılığı ve Çalışma Bakanlığı görevini yürüten, 2011 yılına kadar da Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin liderliğini yapan Mona Sahlin de Kürtlerin Rojava’da önemli bir güç olduğunu ve kendi kaderlerini kendilerinin belirlemeleri gerektiğini, bundan dolayı da Cenevre 2 Konferansı‘nda temsil edilmelerinden yana olduğunu söyledi.

 Kürtler mutlaka olmalı

Parlamentodaki 7 siyasi partinin milletvekili düzeyinde temsil edildiği Kürt Komitesi’nin Başkanı ve Halk Partisi Dış Politika Sözcüsü Fredrik Malm ise Rojava’daki Kürtlerin hem toplumsal hem de askeri açıdan bir güç olduklarını ve kendi bölgelerinde huzur ve güveni sağladıklarını, haklarını güvence altına alabilmek için Suriye’nin geleceğini belirleyecek toplantı ve konferaslarda temsil edilmeleri gerektiğini söyledi.

Dışlayarak barış sağlanamaz

Kürtlerin geçmişte Sevr ve Lozan’da dışlandıkları için Kürt sorununun hala çözülemediğini söyleyen Malm, aynı şeylerin tekerrür etmemesi için Rojava halkının Cenevre 2 Konferansı’na bağımsız olarak katılması ve taleplerini konferansta gündeme getirmesi gerektiğini dile getirdi. Rojava’da büyük kitle desteğine sahip olan PYD ve Kürt Yüksek Konseyi’nin dışlanmasının büyük bir hata olduğunu söyleyen Malm, Kürtlerin Suriye’de Esad ve Batı destekli muhalifler dışında üçüncü bir güç olduğunu ve Kürtler dışlanarak istikrar ve barışın sağlanamayacağını dile getirdi.

Kürtler bağımsız katılmalı

Mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Yeşiller’den milletvekili adayı olan Gazeteci-Yazar Kurdo Baksi de Kürtlerin Cenevre 2’den dışlanmalarını Lozan’dan sonra dış dünyanın Kürtlere bir daha ihanet etmesi olarak gördüğünü belirterek, “Kürtler ne Esad’ın ne de içinde El Kaide bağlantılı grupların da bulunduğu muhalefetin saflarında yer alabilirler. Her iki taraf da Kürtlere saldırıyor. Dış dünyanın Kürtlere, ‘Muhalefetin içinde yer alın ve konferansa katılın’ gibi şeyler söylemesini yanlış buluyorum. Cenevre’de Kürtleri temsil edecek bağımsız bir heyetin olması gerekir. Şu anda Suriye’de çok güçlü ve topraklarında hakimiyeti sağlayan bir Kürt hareketi var” dedi.

Türkiye düşmanca davranıyor

Cenevre 2’ye Kürtlerin katılımının engellenmesinin Kürdistan’ın dört parça olmasından ve Türk hükümetinin Kürt halkına karşı sürdürdüğü düşmanca politikadan kaynaklandığını söyleyen Baksi şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, Suriye Kürtlerinin haklarını almasından ve kendisini yönetmesinden korkuyor. Çünkü Türk devleti Rojava’daki kazanımların Türkiye Kürdistanı’nda yaşayan 25 milyon Kürdü etkilediğini biliyor. Bu yüzden Kürtlerin Cenevre 2’ye bağımsız olarak katılmasına karşı çıkıyor. Bunu da ABD ve Rusya’ya kabul ettirdi.”

Kürtler diplomasiyi arttırmalı
Tüm bunlara rağmen karamsarlığa kapılmamak gerektiğini belirten Baksi, sorunun Kürtlerin dıştalandığı Cenevre 2’de çözülemeyeceğine, bu konferası takiben konferanslar yapılacağına dikkat çektikten sonra, “Kürtlerin Cenevre 2’ye katılmasının engellenmesi Kürtlerin sürdürdükleri çalışmaların yetersiz olduğunu gösterdi. Bundan ders çıkarmamız gerekir. Dünyanın her tarafındaki Kürtlerin ve dostlarının yeni lobiler oluşturmaları, politikacılar ve basına yönelik çalışmalara hız vermeleri gerekir” şeklinde konuştu.


MURAT KUSEYRİ / ANF/STOCKHOLM