Almanya’da geçen hafta Kürtlere yönelik önemli gündemlerden biri IŞİD saldırılarına karşı Kürtlere silah yardımı, diğeri ise PKK yasağının kaldırılması tartışmalarıydı. Nitekim Federal Meclis’te yapılan özel oturumun ardından, Irak Kürt Bölgesel Yönetimine silah yardımı gönderilmeye başlandı. IŞİD’in Şengal’i işgalinin ardından Êzîdîlerin yaşadığı trajedi dünya gündemine yerleşmişti. Bu noktada PKK ve YPG güçlerinin, Şengal halkının yardımına yetişmesi Avrupa nezdinde de olumlu tepkiler aldı. Bu noktada özellikle Almanya’da 1993 yılından itibaren süre gelen PKK yasağı, kamuoyunun da zorlaması ile birlikte tekrar gündeme geldi/getirildi.
20 yılı aşkın bir zamandır Almanya'da yasaklı olan PKK, Kürt iradesinin de kırılması hedefini taşıyordu. Zira buna bağlı olarak Kürt dernekleri de PKK ile organik bağı olduğu gerekçesiyle basılmış ve kapatılmıştı. Yaratılan Kürtler 'teröristtir’ algısı, Alman devletinin Kürtlere gösterdiği özel ilgi ile de giderek katmerleşti.
Tabii Almanya’nın PKK yasağının ardında masumane nedenler yatmıyor. Arka planında Türkiye ve Amerika’nın imzasıyla, Almanya’da 1993 yılında PKK’ye yönelik yasak kararı alınırken, yine PKK 2002 yılında AB’nin 'terör örgütleri’ listesine dahil edildi. Bu kararın ardından PKK ile bağlantısı bulunduğu düşünülen tüm kurum, kuruluş ve şahıslar kriminalize edildi. Kürtlere karşı dostane (!) tavırların devam ettiği Almanya’da, Federal Meclisi’nde yapılan özel oturumda, PKK’nin son dönemlerde olumlu şeyler yapmış olmasına rağmen yasağın devam edeceği aktarıldı.
PKK yasağı hala devam ederken, geçen hafta Alman basını da PKK’nin yasak kararının kaldırılması ile ilgili haberlere geniş bir şekilde yer verdi. Bunlardan biri de TAZ (Tageszeitung) gazetesinin 'PKK Almanya’nın bir parçasıdır’ (Die PKK gehört zu Deutschland) manşeti ile verdiği haberi oldu. Haberde PKK’nin hala neden yasak listesinde bulunduğu sorgulandı. 2010 yılından bu yana PKK’nin bir bütün olarak terörist görülmeye başlandığı ifadelerini kullanan gazete, şu anda PKK üyeliğinden kaç kişinin Almanya’da tutuklu olduğunun bilinmediğini yazdı.
Bir taraftan Alman kamuoyunda PKK yasağı tartışılırken, diğer taraftan Kürt siyasetçi Mehmet Demir geçtiğimiz Cuma günü gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi ise Alman Federal Başsavcılığı tarafından PKK üyeliği olarak belirtildi. Bu duruma siyasetçilerden de tepki geldi ve ortak bir açıklama yapıldı. Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke’nin de imzasının bulunduğu açıklamada, özellikle bu zaman diliminde böylesi bir tutuklamanın kötü bir sinyal olduğu belirtildi.
Almanya’da yıllardır Kürtlere yönelik yasaklar devam ediyor ve bunlar tamamen uluslararası çıkarlarla alakalı. Nitekim Almanya’nın anti terör yasasının 129 maddesi ile birçok Kürt yargılanmıştı. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra bu maddeye eklenen 129 b maddesi yurtdışında işlenen faaliyetleri de suç olarak görüp, terörle mücadele kapsamına aldı. Buna göre bağış toplama ve bildiri dağıtmak gibi aktiviteler de suç unsuru olarak ele alınıyor. Başka bir handikapta kimlerin soruşturulması gerektiğine Alman Adalet Bakanlığı’nın karar vermesi.
Özetle; Almanya Kürtlere 'yardım’ adı altında, IŞİD’e karşı silah yardımı yaparken, diğer taraftan PKK yasağını sürdürüyor, yetmiyor, konuyla ilgili en sıcak tartışmaların yaşandığı bir dönemde Kürt bir siyasetçiyi gözaltına alıyor. PKK’nin Êzîdî halkına yardımınına yönelik yorumu ise, 'iyi şeyler yaptı’ vurgusu. Unutulmamalı ki PKK’nin yardım ettiği halk uğruna yıllardır özgürlük mücadelesi verdiği Kürt halkıdır. Bunun içinde Almanya’nın övgüsüne ihtiyacı yoktur. Eğer Almanya Kürtlere iyilik etmek istiyorsa PKK yasağının kaldırılması konusunu ciddi bir şekilde tartışmaya açmalıdır. Zira PKK, halkı için özgürlük mücadelesi verdiği için terörist statüsündeyse, IŞİD’i hangi kategoriye koymak gerekiyor, Almanya bunu iyi hesap etmelidir...
Kürtlere silah yardımı PKK’ye yasak!
Almanya Gündemi