
Kasım ayında Katarı'ın başkenti Doha'da kurulan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'nun içinde Kürtler yer almıyordu. Birçok ülke tarafından Suriye muhaliflerinin meşru temsilcisi olarak tanınmaya başlayan söz konusu Koalisyon, Kürtleri de bu oluşuma dahil etmek istemişti. Koalisyon ilk olarak Kürt Yüksek Konseyi'nin içerisinde yer alan Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi'ni (ENKS) davet etti. Ancak Kürtler, bu davetin bütün Kürtler adına olmadığını ve ENKS'nin Kürtleri temsil etmediğini duyurdu. Bunun üzerine Kürt Yüksek Konseyi'nden 7 kişilik bir heyet, Kürtler adına Koalisyon ile masaya oturdu. Gazetemizin sorularını yanıtlayan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, yaşanan süreçle ilgili olarak "Doha'da kurulan Koalisyon, Türkiye'de kurulan Suriye Ulusal Konseyi (SUK) gibi katı değildi. Bunlar ENKS'yi davet ettiler ancak biz Kürt Yüksek Konseyi adına görüşmeler yapılmasını istedik. Kürtleri temsil eden oluşum budur" diye konuştu.
Yapılan görüşmelerin olumlu sonuçlandığını belirten Müslim, Koalisyon'un Kürtlerin birçok önemli talebini kabul ettiğini söyledi. Müslim, "Şimdi bütün taleplerimiz yüzde 100 kabul edilmezse de verilen sözler var. Buna göre Koalisyon'un başkan yardımcısı Kürt olacak. Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınacak. Kürt kimliği ve kültürü tanınacak. Kürtçe eğitim verilecek" dedi.
'YPG Kürtlerin gücüdür'
Kürtlerin yeni Suriye'deki statüsünün de masaya yatırıldığını dile getiren PYD Eşbaşkanı Müslim, "Federasyon mu Demokratik Özerklik mi tartışıldı. Sanırım Demokratik Özerklik'i kabul edecekler. Bunun detayı sonra netleşecek. Suriye Arap Cumhuriyeti'nin adı da değişecek. Bundan sonra Suriye Cumhuriyeti olacak" diye konuştu.
Salih Müslim, Kürt savunma gücü olan YPG'nin geleceği hakkında da "YPG, bütün Kürtlerin gücüdür. Bunu herkes böyle bilmeli ve kabul etmeli. YPG, Özgür Suriye Ordusu'na dahil olmayacak ancak onlarla koordineli olacak" diye konuştu.
'Resmi bir bağlayıcılık yok'
Müslim, yapılan anlaşmanın resmi bir bağlayıcılığı olmadığını ve verilen sözler olduğunu belirterek, "Yeni Suriye için bir geçiş süreci olacak. Bu süreçte bir geçiş hükümeti kurulacak. Bu geçiş sürecinden sonra yönetim değişecek. Anayasa komisyonları oluşturulacak ve Kürtler ile Koalisyon bunları tekrar görüşecek. Koalisyon'un başkan yardımcısının kim olacağını hem biz Kürtler kendi aramızda hem de Koalisyon ile tartışacağız" dedi.
Gizli anlaşma
Koalisyon'un Doha'da kurulurken bir gizli anlaşma yaptığı haberleri basından yer almıştı. 12 maddeden oluşan bu gizli anlaşmanın bir maddesi de "PKK'nin tüm mensupları Suriye'den dışlanacak, istenen PKK'liler teslim edilecek, PKK 'terör örgütü listesi'ne konulacak."
Bu anlaşma iddiasını hattırlatığımız PYD Eşbaşkanı Müslim, "Biz de bu anlaşmayı duyduk. Öncelikle PKK, Güneybatı Kürdistan'ında yok. Burada PYD ve bütün Kürtleri temsil eden YPG güçleri var. Bu anlaşmayı taraflara sorduk. Ancak bize böyle birşey olmadığını söylediler. Biz de onların sözüne güveniyoruz. Ancak gerçekler önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Biz Kürt tarafı olarak böyle bir anlaşmanın olmamasını umuyoruz" cevabını verdi.
Türkiye'nin rahatsızlığı
Türkiye'nin denetiminde kurulan Suriye Ulusal Konsey'inde Kürtlere yer verilmediğini, ancak şimdi Ulusal Koalisyon'da yer alacaklarını kaydeden Müslim, "Türkiye, Kürt Yüksek Konseyi'ni kabul etmiyor. Türkiye bizim Koalisyon'a katılmamızdan rahatsız olacak. Türkiye'nin bu durumu kabul edip etmemesi kendilerinin sorunudur. Ya Kürtlerin hepsini kabul edeceksiniz ya da Kürtlerin sadece bir bölümü de olsa size katılmayacak" ifadelerini kullandı.
Katliamda Türkiye'nin parmağı
Hama kenti yakınlarındaki Alevi köyü olan Akrab'da Türkiye destekli El-Nusra yeni bir katliama imza attı, 130 köylü katledildi. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, katliamda Türkiye parmağı olabileceğine de işaret etti. Müslim, geçtiğimiz haftalarda Türkiye'nin Antalya kentinde Suriyeli askeri grupların yaptığı toplantıya dikkat çekerek, şunları söyledi: "Bu toplantıda Türkiye'ye yakın İslamcı gruplar uzaklaştırıldı. Türkiye de bundan rahatsız oldu. Türk rejimi herşeyi yapabilir. Türkiye Suriye'yi karıştırmak isteyecektir. Suriye'ye Türkiye eliyle bazı örgütler girmişti. El-Nusra Cephesi gibi. Tunus'tan, Libya'dan gelen insanlardır. Bunlar Suriye'nin hayrını istemiyorlar, bunlar demokrasi ve özgürlüktelerden anlamıyorlar. Bunların istediği tek şey 'cennete gitmek'. Bu cennetin kapıları Suriye de mi açılmış? Başka kapı yok mu? İlla Suriye üzerinden mi cennete gidilecek."
DENİZ BAŞPENİR / HABER MERKEZİ