Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çözüm masasını devirmesinin ardından 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana tek bir görüşmenin gerçekleştirilemediği Kürt Halk Önderi Öcalan'ın can güvenliğinden darbe girişiminin ardından ciddi kaygı duyulurken, avukatları, ailesi ve İmralı Heyeti'nin görüşme için yaptıkları tüm başvurulara da olumsuz yanıt veriliyor. Tecridi kırmak için KJA öncülüğünde 6 ay süreli yeni bir kampanya başlatıldı. 

Kongreya Jinen Azad (KJA) öncülüğünde "Önderliğime, Toprağa, Özgürlüğe Sahip Çıkıyorum" kampanyasının startı dün Amed'te Cegerxwin Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla verildi. Açıklamaya HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, birçok HDP milletvekili, Barış Anneleri Meclisi, Amed’teki kadın kurum temsilcilerinin de yer aldığı kalabalık bir grup katıldı. Ortak açıklamayı yapan KJA Sözcüsü Ata, tarihi bir süreçten geçildiğine vurgu yaparak, "Bir aradayız. Çünkü derin bir baskı yaşadık. Bunların hepsini beraber yaşadık. Her şeye rağmen sözümüzü söyleyeceğiz, eyleme geçeceğiz" dedi. Kürt halkının 40 yıldır yürüttüğü özgürlük mücadelesini anlamamaktaki ısrarın ve Öcalan'ın büyük emeklerle geliştirdiği Demokratik Cumhuriyet projesini kabul etmemelerinin şu an Türkiye'de yaşanmakta olan kaosun temel nedeni olduğuna vurgu yapan Ata, bu durumun, Türkiye’nin önüne karanlık bir yol çizdiğini söyledi. 


Akıl tutulması yaşanıyor 

"Hala Kürt halkını tecrit ve tehdit altına almak tek kelimeyle akıl tutulmasıdır" diyen Ata, Öcalan ile İmralı’da değil, özgür koşullarda müzakere başlatılması gerektiğini, bu gerçekleşmediği takdirde Türkiye’nin hiçbir politik sisteminin çöküş yaşamaktan kurtulamayacağı uyarısında bulundu. Ata, "200 yıllık tekçi devlet faşizmi mi, yoksa demokratik ve özgür bir Türkiye mi? Soru ve sorun budur ve bu sorunun iki muhatabı vardır: Kürtler ve Türkler. O halde süreç, her iki halkın kaderleri ile ilgili kararlarını açıklamasının son virajında, tarihin son eşiğinde olduğunu göstermektedir" diye belirtti. 


Kentler inşa edilecek 

"Önderliğime, Toprağa, Özgürlüğe Sahip Çıkıyorum" şiarıyla kampanya başlattıklarını ifade eden Ata, tüm kadın örgütlerine ve şahsiyetlere, "Gelin hep beraber özgür bir sistem için demokrasi cephesini kuralım ve büyütelim" çağrısında bulundu. Kadınları yakılan yıkılan kentleri yeniden inşa etmeye, yaşamı yeniden kurmaya "Her Warek Welatek/Her yer bir ülke" şiarıyla dayanışmaya davet eden Ata, evleri, sokakları, köyleri ve kentleri yeniden inşa edeceklerini söyledi. 


Önderlik nöbetleri yayılacak 

6 ay boyunca sürecek olan kampanya önümüzdeki günlerde yapılacak etkinlik ve eylemler şöyle:

*  1 Eylül tarihine kadar "Her halk toplantısı bir eylemdir" şiarı ile her mahallede kadın toplantıları ve 16 ilde panel etkinlikleri düzenlenecek.

*  Barış Anneleri Meclisi öncülüğünde İstanbul, Amed ve Wan kentlerinde "Önderliğe Özgürlük" nöbet meydanları, eylemleri başlatılacak.

*  Eylül ve Ekim aylarında Êlih (Batman), Amed, Wan (Van), Mêrdîn (Mardin) ve İstanbul'da "Önderliğime, Toprağıma, Özgürlüğe Sahip Çıkıyorum" şiarı ile kadın mitingleri düzenlenecek. 

* Yeniden inşa ve dayanışma çalışmaları "Her Warek Welatek" şiarı ile tüm kadın örgütleriyle Şirnex, Nisêbîn, Sur ve Gever inşa çalışmaları temel çalışmalar olarak yeniden planlanacak.


 DİHA/AMED 





Tecride karşı Kürtlerin yanındayız 


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki gösteren Türkiyeyi sol, sosyalist parti temsilcileri, tecridin Kürt halkı ile emek, demokrasi ve özgürlük güçlerinin ortak iradesi ile kaldırılabileceğini söyledi. 

Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü, "Biz parti olarak Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda ve Kürt halkının siyasi iradesi olarak Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda yıllar boyunca ispatlanmış bir gerçeklik olarak bir halk onu önder olarak görüyor. Dolayısıyla bu halkın iradesi yok sayılamaz" dedi. Hem Kürt halkının hem de Türkiye'deki emek, demokrasi ve özgürlük güçlerinin ortak iradesi ile tecridin kaldırılabileceğini sözlerine ekleyen Göllü, "Antifaşizm cephesi kurulmalı. Bu cephe bütün siyasi tutsakların özgürlüğünü savunduğu gibi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için de mücadele etmelidir" diye konuştu. 


Çözümün ilk adımı

Öcalan ile ilgili devletin tutumunun aynı zamanda Kürt sorunun çözümü ya da çözümsüzlüğü konusundaki tutumuna da işaret ettiğini belirten EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, "Bu nedenle çözüm için adım atmak ve ilk elden Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması önemlidir. Kürt sorunu salt Kürt halkının yaşadığı ve onun çözmesi gereken bir sorun değildir. Türkiye'nin demokratikleşme sorunudur. Demokrasi mücadelesi veren tüm toplumsal kesimler bu sorunun çözümü içinde mücadele vermek durumundadır" dedi. 


İç savaşı körüklüyor 

AKP'nin özellikle 15 Temmuz sonrası ülke genelinde gerilimi tırmandırdığını söyleyen EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ise "Çözüm süreci koşullarında Abdullah Öcalan'ı referans gösteren AKP ölüm politikasını, iç savaşı körüklemek için Kürt halkının önderine daha fazla baskı ve tecrit uyguluyorlar" dedi. Öcalan'a tecridin Kürt halkına uygulanan tecrit anlamına geldiğini dile getiren Uzun, "Öcalan'ın tecrit koşullarının kaldırılması için Kürt halkının ve siyasetinin yürüttüğü mücadelenin yanındayız" diye konuştu. 


Tecride son verilmeli

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, "Öcalan'ın tecrit uygulamasına bir an önce son verilmelidir. Ülkenin geleceği, barışı açısından bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmelidir" dedi.


DİHA/İSTANBUL 





Halk tecride karşı eylemde


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı Kuzey Kürdistan’da Amed ve Urfa merkezli nöbet eylemleri devam ederken, dün Antep’te de iki günlük nöbet başladı. Önceki akşam İstanbul, Amed, Urfa ve Mardin’da oturma ve nöbet eylemleri düzenlendi. Güney Kürdistan’da da tecrit eylemlerle protesto ediliyor. Süleymaniye’nin Ranya ilçesindeki yürüyüşte tecride tepki gösteren halk Öcalan posterleri taşıdı. Kerkük’te de tecride karşı nöbet eylemi yapılıyor.