İsviçre Gündemi
Türk parlamentosunda CHP'nin desteğiyle kabul edilen "dokunulmazlık" yasası ve sonuçları İsviçre basınında geniş yer buldu.
Son yıllarda Erdoğan şahsında Türkiye'nin bir dikta rejimine dönüştüğünü sık sık gündeme getiren İsviçre basını, Kürt milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını da manşetlerine taşıdı. Haberin dünya ajanslarına düşmesinin hemen ardından irili ufaklı bütün basın Kürtlerin Türk parlamentosundan atılacağını duyurdu.
Fransızca yayınlanan Le Matin gazetesi, Türkiye'de milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması tartışmalarında önemli bir adımın atıldığını belirterek, "Amaç Kürt yanlısı HDP'yi parlamentodan atmak. Kürt parlamenterler anayasayı ihlal etmekle suçlanıyorlar. Böylece Kürt milletvekillerine yargılama yolu açıldı. HDP, söz konusu adımı Kürtlerin parlamentoda temsilinin engellenmesini amaçladığını belirtiyor. Bu AKP'yi güçlendirme, Erdoğan'ı başkan yapma stratejisidir. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 'milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasında Türkiye'de şiddet üreten sürecin boğucu etkisi vardır diyor" sözleriyle verdi.
Tribüne de Geneve gazetesi da "Türkiye seçilmiş milletvekillerini, meclisten atma yolunda ilk adımını attı. HDP'nin 59 milletvekilinin karardan sonra cezaevine gönderileceği söyleniyor" diye yazdı. BLİCK gazetesi ise haberini "Türk parlamentosu Kürt yanlısı milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırıyor" manşetiyle verdi. Gazete, AKP hükümetinin HDP'yi parlamentoda dışlamayı amaçladığını ve amacına ulaştığını da belirtti. Özetle son aylarda özellikle"AB üyeliği, vize muafiyeti, DAİŞ'e destek veren ülke, Avrupa'yı mültecilerle tehdit eden Erdoğan, sultan, diktatör" başlıklarıyla basının gündemine gelen Türkiye, son dokunulmazlık kararıyla AB ve uluslararası hiçbir kritere uymadığını da göstermiş oldu.
Kürtlerde radikal
görüşler güçleniyor
İsviçre'de yaşayan Kürtler ve kurumlarında da konu temel gündem. Tüm toplantılarda dokunulmazlığın kaldırılmasının olası sonuçları, Avrupa’ya yansımaları tartışılırken, radikal görüşlerin giderek güçlenmesi dikkat çekiyor.
Toplantılarda dile getirilen "HDP'nin yolu kapanırsa, HPG'nin yolu açılır", "HDP parlamentodan çekilsin“, "Türkiye ile artık birarada yaşayamayız, Kürtler safını netleştirsin", "Halk Meclisleri halkın iradesi olsun" ve "Tek seçenek savaş oldu" görüşleri dikkat çekiyor.
Erdoğan yargılansın
Öte yandan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Avrupa koordinasyonunun öncülüğünde Ocak 2016 tarihinde başlatılan "Tayip Erdoğan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılansın" imza kampanyası ise BM binası önünde yapılan bir mitingle devam etti. Eylem sırasında açılan bir çizim ise dikkat çekti. Çizimde maskesini çıkaran Erdoğan DAİŞ militanına dönüşen bir katil olarak resmedilmiş. Erdoğan'ın yargılanması için toplanan imzalar ise BM'ye teslim edildi. İmza metninde Erdoğan'ın Kürtlere savaş açtığına buna karşılık insanlık düşmanı DAİŞ'e her türlü desteği sunmaya devam ettiğine dikkat çekiliyor. Ayrıca, diktatörlük hevesleriyle Erdoğan'ın muhalifler ile gazetecileri bastırmaya çalıştığı ve Kürt kentlerinde sivillerin katledildiği belirtilerek Türk Cumhurbaşkanı'nın insanlık ve savaş suçlarından UCM'de yargılanması isteniyor. Cenevre eylemi Erdoğan'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne layık bir sanık olduğunu bir kez daha pekiştirdi.