DAİŞ çetesinden kurtuluşunun üzerinden iki yıl geçen Til Hemîs’te halk, Demokratik Özerklik temelinde kendini örgütlüyor. Sirin halkı yürüttüğü örgütlenme çalışmaları kapsamında Sirin Sivil Meclisi’ni ilan etti. Yürütme gücü genişleten, savunmasını aksatmayan Minbic ve çevre bölgesinin savunma görevini Minbic İç Güvenlik Güçleri devraldı. Birçok çete grubu tarafından işgal edildikten sonra DAİŞ’in merkezlerinden biri haline gelen Şedadê, kurtuluşun ardından kendini yeniden toparladı.

Til Hemîs kasabası, Tirbespiyê’nin 46 km güneybatısında yer alıyor. Kasaba, 12 Şubat 2013’te Ehrar El-Şam ve ‘313 Taburu’ adı verilen çete grupları tarafından işgal edildi. Çetelerin zulmüne rejimin hava saldırıları eşlik etti. 9 ay sonra Ehrar El-Şam, Beyariq El-Rehman, El-Tewhîd ve ‘313 Taburu’ kendi aralarında çatıştı. Bu dönemde Suriye topraklarına geçiş yapan DAİŞ, Hol ve Şedadê kasabalarını da işgal etti. Til Hemîs kasabası 2014 yılının Nisan ayından itibaren DAİŞ’in kontrolüne geçti. 

DAİŞ, zaman kaybetmeden vahşetini sergiledi, korkuya dayalı hükümranlığını tesis etmeye çalıştı. Kasaba, DAİŞ’in Cizîrê Kantonu’na yönelik saldırılarının merkez üslerinden biri haline geldi. Onlarca bomba yüklü araç, bu kasabada hazırlanıp Qamişlo, Tirbespiyê, Dêrik, Girkê Legê, Çilaxa ve diğer birçok yerdeki sivil katliamlar için gönderildi.

YPG-YPJ savaşçıları, Til Hemîs’e operasyon başlattı. İlk operasyon hava koşulları nedeniyle başarılı olamadı ve ağır kayıplar verildi; ancak ikinci operasyon üç kol halinde ve birincinin intikamını da baz alarak başlatıldı.

Til Hemîs’in kurtuluşu

YPG-YPJ savaşçıları 27 Şubat 2015’te Til Hemîs’in kurutuluşunu ilan etti. Kasaba halkı kurtuluşunun ardından topraklarına geri döndü, kasabayı yeniden inşa etti; kendilerini örgütlemeye başladı, komün ve meclislerle yaşamını yeniden organize etti; yaşadıkları alanı kendileri yönetti. Diğer yandan Demokratik Özerklik Yönetimi kurumları ile kasabada hizmet çalışmaları yürütüldü, halkın ihtiyaçları karşılandı ve yaşadıkları sıkıntılar giderildi.

Kuzey Suriye Federasyonu projesinin ilan edilmesinin ardından kasabada yaşayan halk projeye destek oldu ve yeni sistemin inşasına aktif katıldı. Kasabada bulunan Şerabiyan aşireti kanaat önderlerinden Samir El-Yeşar’a göre; federasyon, Suriye birliğinin garantisi. Demokratik, adil ve özgürlükçü bir Suriye için en uygun proje. Uzlaşma Komitesi Üyesi Mihemed Salih ise Til Hemîs’in özgür ve onurlu bir yaşam istediğini söyledi ve şunları ekledi: “Bu kasaba zamanında birçok çete grubunun işgali altındaydı. Ancak Demokratik Özerklik sisteminin hayata geçmesi ve federasyon projesinin ortaya çıkmasıyla özgür yaşamla buluştu.”

Sirin’de Sivil Meclis

Kobanê’den sonra DAİŞ işgalinden kurtarılan Sirin’de de halkın örgütlenme çalışmaları sürüyor. TEV-DEM heyetinin, önceki gün Sirin halkıyla düzenlediği toplantıda Arap aşiretlerinin kanaat önderleri ve onlarca yurttaş da hazır bulundu. Konuşmaların ardından meclis yönetimi ve komite üyeleri belirlendi. Bölgede komün ve meclis örgütleme çalışmaları devam ediyor.

Minbic asayişini de sağlıyor

Kurtuluşunun ardından Türk devleti ve çetelerinin saldırı ve tehditleri altında olan Minbic ise bu tehditlere göre hem askeri hem de siyasi olarak örgütleniyor. Eğitimden asayişe, sağlıktan savunmaya kadar yoğun bir çaba içinde olan Minbic’te geçen hafta Minbic ve Çevresi Demokratik Yönetimi olarak yürütme gücü güncellendi, Minbic Sivil Meclisi’nin adı ise ‘Minbic Demokratik Yönetimi Yasama Meclisi’ olarak değiştirildi. Çalışmaları yürütmek üzere 3 temel komite oluşturuldu. Oluşturulan komiteler geçici olarak iş yaptı. Demokratik Yönetim Eşbaşkanlığına İbrahîm El-Qitfan ve Zeyneb Qenber seçildi. 

QSD’nin bir bileşeni ve kenti ile çevresinin savunmasından sorumlu Minbic Askeri Meclisi, yeni katılım ve kapsamlı eğitimlerle kendisini büyütüyor.

Rojava Asayiş Güçleri Genel Komutanlığı da düzenlediği törenle Minbic ve çevre bölgesinin savunma görevini Minbic İç Güvenlik Güçleri’ne devretti. Minbic Askeri Meclisi ve Bab Askeri Meclisi komutanları, Minbic Demokratik Sivil Yönetimi Yasama Meclisi Eşbaşkanları Sozdar Xalid ve Farûq El-Maşî, Minbic Demokratik Sivil Yönetimi Meclisi Eşbaşkanları Zeyneb Qenber ve İbrahim El-Qeftan, Minbic ve Çevresi Genel Yönetim üyeleri, Rojava Asayiş Güçleri Genel Komutanı Ciwan İbrahim ve onlar iç güvenlik görevlisi düzenlenen törende hazır bulundu. Devir teslim töreni Minbic El-Beledî Stadyumu’nda yapıldı. Asayiş Güçleri Genel Komutanı Ciwan İbrahim, “Minbic ve çevresi, bölgenin tüm halkları tarafından özgürleştirildi. Faşist anlayışlar ortadan kaldırıldı. Til Hemîs, Hol, Şedadê ve Girê Spî’de bu anlayışlar kırıldı. Asayiş güçlerimiz Minbic’teki görevlerini layıkıyla yerine getirdi. Bundan sonra hayırlısıyla artık Minbic İç Güvenlik Güçleri kenti koruyup kollayacaklar. Güçlerimiz çekiyoruz; ancak ne zaman bizden destek ve yardım istenirse tekrar yardım etmeye hazır olacağımızı belirtmek isterim.”

Yasam Meclisi Eşbaşkanı Faruk El-Maşî ise “Kürt kardeşlerimiz başta olmak üzere diğer uluslardan kardeşlerimiz ile ortak yaşam ve halkların kardeşliğini kentte inşa ediyoruz. İnşa ve örgütleme faaliyetlerimizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Çetelerin üssü Şedadê şimdi demokrasinin üssü

 Birçok çete grubu tarafından işgal edildi. Son olarak Cizîrê Kantonu’na saldırıların planlanıp yapıldığı DAIŞ’in merkezlerinden biri haline geldi. Ancak özgürleştirildikten sonra Demokratik Federasyona doğru adım attı ve 5 yıl aradan sonra kendini tekrar toparlayıp yaşamını örgütledi.

Hesekê’nin 50 km güneyinde bulunan ve Irak sınırına 47 km uzaklıkta olan Şedadê şehrinden bahsediyoruz. Habur Çayı’nın çevresinde kurula şehre bağlı yüzlerce köy ve mezra var. Şedadê’nin sınırları Musul ve Şengal’e kadar genişliyor. Bölge halkının çoğunluğunu Araplar oluşturuyor ve El-Cebûr Aşireti bölgenin en büyük Arap aşiretlerinden. 2004 yılında yapılan sayıma göre şehrin nüfusu 58 bin.

Şedadê bölgesinin güçlü ekonomik temelleri var. Petrol bakımında oldukça zengin rezervlere sahip. Suriye krizi başlamadan önce bu iş alanlarında 6 bin işçi çalışıyordu; ancak işçilerin büyük çoğunluğu Şedadê dışından getirildiği için bölge halkı bu zenginliklerden faydalanamıyor, ekonomiden hak ettikleri gibi pay alamıyordu. Çıkarılan petrol ve petrol ürünleri Humus ve Lazkiye eyaletlerine dağıtılıyordu.

Habur Çayı sayesinde bazı tarım ürünleri ekilebiliyor. Ancak o da kısıtlı olarak yapılabiliyor.  Çünkü yılın büyük bir bölümü çok kurak geçiyor. O nedenle bölge halkı Habur suyunu depoluyor. Depoladıkları su ise istediklerini ekmelerine yetmiyor. Diğer bir deyişle modern su depolarına ve su kanallarına ihtiyaçları var.

Önce Nusra çetesi geldi

Suriye krizinin başında fırsatı kollayan bir çok silahlı grup bölgenin ekonomisine göz dikti. Bu nedenle 14 Şubat 2013’te bölgeyi hakimiyeti altına almaya çalışan El-Nusra çetesi, petrol müdürlüğünü aldı ve yönünü şehre verdi. Şehri işgal eden Nusra çetesi müdürlüğün bünyesinde çalışan birçok işçi ve memuru da katletti. 

7 Şubat 2014’ten sonra şehre artık DAİŞ hükmetmeye başladı. Şehir, Musul-Reqa yolunda olduğu için DAİŞ, şehri stratejik bir merkeze dönüştürdü ve çok sayıda silah ve cephane sevk etti.

Şedadê, Dêrazora yakın olduğu için Dêrazor’un savunması da Şedadê’den yapılıyordu. Çünkü Şedadê işgal edilmeden önce DAİŞ ile Dêrazor arası uçsuz bucaksız çöllerle kaplıydı. Bu da haliyle savunmayı zorlaştırıyordu. O nedenle Şedadê’ı işgal edip yönetmeye başladı. Şedadê, Cizîrê Kantonuna saldırıların planlanıp yapıldığı bir merkezdi.

Hol ve güneyi DAIŞ’ten temizlendikten sonra 30 Ekim 2015’te Şedadê halkının QSD’ye, kendilerini özgürleştirme çağrısı yapmaları üzerine 16 Şubat 2016’da QSD Şedadê’ye doğru yöneldi.

Yeniden inşa ettiler

Şehir özgürleştirildikten ve çetelerin kalıntılarından temizlendikten sonra bölge halkı büyük bir sevinç ve mutlulukta topraklarına geri döndü ve hemen örgütlenmeye başladı. İlk olarak meclislerini kurmayı uygun gördüler; bu temelde bölgenin kanaat önderleri ve ileri gelenlerinden oluşan 9 kişilik bölge meclis yönetimini ilan ettiler.

Meclisin kuruluş amacı en başta halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak, bölgenin hizmeti için gereken ne varsa yerine getirmek, tabi en önemlisi de örgütlü bir şekilde kanton toplantıların katılıp temsil edilmekti. Bölge hakkında değerlendirme yapan ve bölgenin ileri gelenlerinden Silêman Derwîş, “Bölgede ortaya çıkan yönetim boşluğunu doldurmak amacıyla meclisi kurduk. Yurttaşlara hizmet götürülmesi için ihtiyaç vardı. Çünkü DAİŞ döneminde bölge halkı her açıdan çok zarar gördü. O nedenle QSD, Asayiş ve TEV-DEM’in yardımlarıyla meclisi kurduk ve meclis bünyesindeki komitelerimizi belirledik. Kurumlarımızı ve merkezimizi de bu şekilde katkılar ve desteklerle inşa ettik” dedi.

Bölgenin sivil meclisinin kurulmasının yanında TEV-DEM bölgede ortak yaşam düşüncesini yaydı ve öz yönetim sistemini geliştirdi. 17 Temmuz 2016’da ilk komünün Mexrûma köyünde kurulmasıyla ilk adım atılmış oldu ve sırasıyla onu diğer adımlar takip etti.

Yine Arap Gençlik İnisiyatifi’nin Kuzey Suriye’de ilan edilmesiyle Arap Gençlik Hareketi Erîşe köyünde yüzlerce gencin katılımıyla meclislerini kurdu. Bu meclis Kuzey Suriye’nin üçüncü büyük meclisi oldu.

Şedadê halkı, Demokratik Özerk Yönetim ölçülerine göre kendi federasyon sisteminin temelini örgütleyebildi.

Şedadê, kurtuluşunu kutladı

Şedadê halkı, geçen hafta DAİŞ’ten kurtuluşun birinci yılını kutladı. Şehitler Meydanı’ndaki kutlamada, TEV-DEM ve Özerklik Yönetimi temsilcileri ile kanaat önderleri de hazır bulundu. Cizîrê Kantonu İçişleri Konseyi Başkanı Kenan Berekat, Şedadê’nin kurtuluşu için yapılan fedakarlıkları anlatarak, YPG öncülüğündeki QSD’nin rolünün altını çizdi.  


Efrîn’de Adalet Divanı

Efrin Kantonu Toplumsal Adalet Meclisi, Efrîn kent merkezinde Toplumsal Adalet Divanı inşası için toplantı düzenledi. Şehit Ruken Konferans salonunda düzenlenen toplantıda Toplumsal Adalet Meclisi üyeleri, uzlaştırma komiteleri üyeleri ve yüzlerce yurttaş hazır bulundu.

Rojava Adalet Meclisleri Koordinasyonu Üyesi Munzir Efrîn, TEV-DEM Meclisi Eşbaşkanı Fîdan Ebdo ve Şehit Aileleri Meclisi Eşbaşkanı Sureya Hebeş birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Yüksek Seçim Komiserliği’nin katılımıyla Toplumsal Adalet Divanı yönetimi için belirlenecek 5 üyenin seçimi yapıldı.

2015 yılının kasım ayında inşa edilen Toplumsal Adalet Meclisi, bugüne kadar birçok toplantı düzenledi. Efrin kent merkezindeki Adalet Divanının inşasıyla beraber meclisin Efrîn Kantonu’ndaki çalışmaları tamamlanmış oldu.


MSD daha da büyüdü

Suriye’de gerçek muhalefet hayalini aşarak adeta sarsıcı adımlarla Suriye’nin geleceğinde etkileyici siyasi çatıya ve güçlü askeri bir kanada dönüşen Demokratik Suriye Meclisi (MSD), hafta sonu Dêrik’te 2. Kongresi’ni yaptı. 

MSD, 1. ve 2. Kongre aralığında birçok önemli çalışma yürüttü. MSD, şu an 33 bin 739 kilometrekarelik alanda; yani Suriye’nin yüzde 19’unda hakimiyeti olan ve QSD güçlerini de bünyesinde barındıran önemli bir siyasi çatı. MSD, 2015 yılının son çeyreğinde Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM’in) Suriye genelinde demokratik bir koalisyon kurma çağrısı üzerine siyasi ve ulusal birçok çevrenin bir araya gelmesiyle alınan karar sonucu (103 delegenin katılımıyla) kuruldu.

Örgütleme ağının genişlemesinin ardından MSD, gelecekteki Suriye için siyasi projeye sahip çıktı.7 Nisan 2016’a Demokratik Federasyon Sistemi’ni tüm Suriye için onayladı ve uygulanması için çalışacağını belirtti. Ardından projeyi uluslararası ve bölgesel tüm toplantılarda sundu; birçok çalışma yürütüldü ve gelecekteki Suriye için anayasa taslağı hazırlandı. ABD, Rusya ve Lübnan ziyaret edildi. Ülke temsilcileri ile bir araya gelindi. MSD’ye birçok dünya ülkesiyle diplomatik ilişkiler geliştirmenin kapıları açıldı.

2. Kongre yapıldı

MSD 2. Kongresi 118 üye, siyasi ve toplumsal kurumların temsilcilerinin katılımlıyla 25 Şubat’ta yapıldı. Kongrede siyasi belge ve Suriye krizinin çözümü için yol haritası tartışıldi; meclis iç işleyişinde düzeltmelere gidildi. Katılımcılar siyasi belgeyi onayladı.

Suriye’de krizin çözümü için şu adımların izlenilmesi gerektiği konusunda mutabık kalındı:

* Uluslararası gözetimle Suriye’de yaşanan savaşın durması.

* Bütün güçler tarafından tutuklananların serbest bırakılması.

* Teröre karşı ortak mücadele yürütülmesi.

* Türk devletinin Suriye topraklarına yönelik işgalinin sona ermesi.

* İçinde bulunulan kuşatma durumunun ortadan kaldırılması.

* Halkın geri dönüşü için zemin hazırlanması.

Kongrede katılımcılar Demokratik Özerklik Yönetimi deneyiminin ve federasyon projesinin bütün Suriye’de, krizin çözümü için örnek olarak uygulanabileceğini belirtti. Kongrede  Îlham Ehmed ve Şêx Riyad Derar, MSD Eşbaşkanları olarak seçildi; ayrıca Siyasi Konsey üyeleri de belirlendi.


Givara ve Hejar uğurlandı

Kobanê Kantonunda yüzlerce yurttaş, özgürlük şehitleri Ebdulxaliq Beşîr (Givara) ve Hejar Resul Berkel’i (Hejar Mehabad) Şehit Dicle Şehitliği’nde son yolculuğuna uğurladı. Özsavunma askerlerinin askeri töreninin ardından PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, YPG komutanlarından Nîhad Kobanê ve TEV-DEM Yönetimi Üyesi Malik Mîtan birer konuşma yaptı.

Konuşmalarda şehitlerin ailelerine başsağlığı dilendi ve Şehit Hejar’ın Rojava Devrimi kazanımlarını savunmak için Rojhilat Kürdistan’ından geldiğinin altı çizildi. Törenin sonunda şehitler zılgıtlar ve sloganlar eşliğinde toprağa verildi.

YPG Basın Merkezi, yayınladığı yazılı açıklamayla Rojava Devrimi’ne katılan ve şehit düşen YPG savaşçısı Hejar Mahabad’ın bir hayli ilerlemiş yaşına rağmen birçok savaşta aktif yer aldığını hatırlattı. YPG’nin açıklamasında şunlar belirtildi: “Devrimin başında en büyük saldırı bilindiği üzere Kobanê’ye düzenlendi. İlk ve en şiddetli saldırılara maruz kalan Kobanê halkı direnmeyi bilmiştir. Kürt evlatları çetelere ve destekçilerine karşı hep direnmiştir halen de direniyor. Bunlardan biri de Mam Hejar’dır. Mam Hejar, Devrimciler Birliği’nin eski bir üyesi idi. Kobanê için seferberlik ilan edildiğinde bir grup arkadaşıyla gelip direnişe katılmış ve aktif mücadele yürütmüştür. Kobanê özgürleştirildikten sonra Mam Hejar, Kobanê’de YPG üyesi olarak çalışmalarına ve mücadelesine aralıksız devam etti. Onurlu bir yaşam adına her an mücadele etmiş, son nefesine kadar da direnmiştir. Mam Hejar 21 Şubat 2017’de Kobanê’de kalp krizi sonucu şehadete ulaşmıştır. Mam Hejar’ın ailesine ve tüm Kürt halkına başsağlığı diliyoruz.”


Türk ordusu saldırıyor

Türk ordusu ve bünyesindeki çeteleri, Minbic, Şehba ve Efrîn köylerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Bölgede bulunan ANHA muhabirlerinin verdiği bilgiye göre işgalci Türk ordusu Minbic’in batısında yer alan Kavaklı, Ulaşlı ve Biwêhic köylerini bombaladı.

Şehba’ya bağlı Şêx Îsa, Til Rifet, Eyn Deqnê bölgeleri ile Minix Havalimanı’nı füzelerle bombalayan Türk ordusunun İHA’ları da Efrîn Kantonu’nun Bilbilê ilçesi semalarında dolaştı.

İşgalci Türk ordusu ve ona bağlı Feleq El-Şam çetesi Efrîn’in Cindirês ilçesine bağlı Dêr Belot ve Mele Xelîk köylerini işgale girişti. 

Bu arada Türk ordusunun Efrîn ve Minbic sınırına askeri takviyesi de devam ediyor. Dün de Türk ordusuna ait onlarca askeri araç Ezaz’a geçiş yaptı. Türk ordusu bölgede çetelerin kendilerine devrettiği yerlere özel kuvvetlerini ve özel polis ekiplerini yerleştiriyor.

Bab’da askeri üs

Türk ordusu, Bab bölgesindeki Eqîl Dağı’nda askeri bir üs kurmak istiyor. 

Yerel kaynaklar, rejim ile işgalci Türk ordusu arasında Bab’ın güneyinde yer alan Tadif kasabasında çatışmaların dün de devam ettiğini bildirdi. Çatışmalarda 40 Türk askeri ve 15 rejim askeri öldü. 3 rejim askeri ise Türk ordusu tarafından esir alındı. 

DAİŞ’in yaptığı bombalı araç saldırılarında Türk ordusu ve çetelerinden 200 kişi öldü, 80 kişi de yaralandı; ölenler arasında siviller de var. 

Türk ordusu, Bab bölgesindeki Eqîl Dağı’nda askeri bir üs kurmak istiyor. Bununla Kuzey Suriye’deki işgal alanını daha da genişletmeyi hedefliyor.

El-Rai kasabası sakinleri de daha önce Türk ordusunun kasabada silah depoları inşa ettiğini bildirmişti.

Rejim güçleri 26 Şubat’ta Bab’ın güneyinde bulunan Tadif kasabasını DAİŞ’ten almıştı. Üzerinden daha bir gün bile geçmeden işgalci Türk ordusu Tadif’e saldırdı.

İşgalci Türk ordusu ve çeteleri, işgal ettikleri Bab’da yurttaşların evlerini yağmalıyor. ANHA’ya ulaşan görüntülerde evlerin nasıl yağmalandığı açıkça görülüyor. Görüntülerde, çete elemanları talan ve yağma koşulları oluşturduğu için DAİŞ’e teşekkür ediyor. Ellerinde çuvallarla üslerine giderken yoldaki elektrik kablolarını bile söküyor.


Efrîn’e göç sürüyor

DAİŞ çetesi ile Türk devleti ve çetelerinin zulmünden dolayı Şehba, Bab, Dêr Hafir, Mesken ve Halep çevresinden Efrîn Kantonuna yönelik göç dalgası artarak devam ediyor. Göçmenler, Şera ilçesinin Qetma köyünden Efrîn Kantonu’na giriş yapıyor. Bab’dan gelen Meryem El-Casim, ekmek ve un bulamadıkları için aç kaldıklarını söyledi.


 HABER MERKEZİ