
Sokağa çıkma yasağının kısmi olarak kaldırıldığı Şırnak’ın İdil (Hezex) ilçesinde döndükleri mahallelerde büyük bir yıkımla karşılaşan halk, ne olursa olsun mücadeleden yılmayacaklarını vurguluyor.
Devlet güçlerinin saldırıları sırasında en büyük yıkımın yaşandığı Turgut Özal Mahallesi’nde halk evlerine dönerek yaralarını sarmaya başladı.
Evi karargah olarak kullanılan yurttaşlardan Fatma Uçar, “Evlerimizi yıkarak, bizi yeneceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Bize ne yapsalar yapsınlar, biz Kürt’üz ve öyle kalacağız. Tek bir damla kanım kalana kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğim ve boyun eğmeyeceğim. Herkes iyi bilsin. Evlerimizi yıkarak bizi yeneceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Keşke tek bir gencimizin burnu kanamasaydı, evlerin canı cehenneme” diyerek öfke ve kararlılığını dile getiriyor.
Yağmacılar
Yaşananların sorumlusu olarak Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret eden Duriye Çiftçi ise, “Bunu bize yapan Erdoğan’dır. Marketimi yakıp-yıkmış ve yağmalamışlar. 30 bin liralık mal vardı içinde. Hepsini almışlar. Erdoğan Kürt düşmanlığı yapıyor. 10 tane çocuğum var. Evim yandı, dükkanım yağmalandı. Ne yapacağım?” diye konuştu. Boyun eğmeyeceğiz Kürtlerin yaşanan her şeye rağmen kazanan taraf olacağını söyleyen Sultan Kaynar da “Evimizi yakıp yıkmışlar ve talan etmişler. Bizi ne kadar öldürürlerse öldürsünler biz öldürülmekle bitmeyiz. Allah’ın izniyle Kürtler kazanacak ve istediklerini elde edecek. Erdoğan bizi öldürerek bitireceğini sanmasın. Biz hiçbir saldırı karşısında boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz” ifadelerini kullandı.
Şehitlerin toprağı
Turgut Özal Mahallesi’nde ikamet eden ve evlerinin yakılması ile 4 aile, 20 kişilik nüfus 2 odalı bir evde kalan Goran kardeşler de, saldırının izlerini silmeye çalışıyor. Hazniye Goran adlı kadın, saldırıların son günlerin doğru evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını ancak yasak kalktığı gibi mahallelerine geri döndüklerini belirterek, “Topraklarımızı bırakıp nereye gideceğiz. Şehitlerimizin toprağını bırakıp nereye gidiyoruz. Sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Yasağın kaldırılması ile birlikte evlerine dönenlerden biri de Hanım Uzun ve ailesi. Geri döner dönmez saldırılarla yıkılan evini temizlemeye başlayan Uzun, evde sağlam kalan tek odaya 10 kişilik ailesi ile yerleşirken, direnişten taviz vermeyeceklerini belirtiyor: “Hiçbir yere gitmeyeceğiz. Gerekirse evin bahçesine çadır kurarız ama yine de terk etmeyeceğiz.”
İnşa çalışmaları başladı
Cizre ve Silopi’de olduğu gibi Hezex’te de devlet saldırılarının izleri Kürt halkının dayanışmasıyla siliniyor. Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yenimahalle ve Turgut Özal Mahallesi’nde 3 bin 500 aileye iki öğün sıcak yemek dağıtımı için aşevi kurdu. Ayrıca gıda ve battaniye dağıtımına da başlandı. Ancak derneğin su dağıtımı, devlet güçlerince “Kaymakamlığın izni yok” diyerek engelendi. HDP Şırnak Milletvekilli Ferhat Encu ve İdil Belediye eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu heyet, mahallelerde incelemelerde bulunurken, hasar tespit çalışmalarına bugünden itibaren başlanacak.
DİHA/ŞIRNAK
Abluka da yıkım da sürüyor
Cizre’de işgal operasyonlarının sona ermesi ardından başlayan yıkım devam ederken, Silopi 24 saat TOMA ve zırhlı araçlarla abluka altında tutuluyor.
Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde sokağa çıkma yasağı ‘kısmi’ olarak kaldırılsa da yıkım ve abluka devam ediyor. Cizre’de yıkımlar, 31 kişinin katledildiği birinci vahşet bodrumuna ulaşmak üzere.
Silopi’de ise 37 günlük saldırılar ardından polis kuşatması devam ediyor. İlçede sık sık TOMA ve zırhlı araçlar dolaşıyor. HDP ilçe binası önünde 24 saat zırhlı araçlar bekliyor.
Hezex’te de aynı vahşet
Hezex’te çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Turgut Özal Mahallesi’nde yaralı 6 YPS’linin kaldıkları binada yakılarak infaz edildikleri iddia edildi. YPS’lilerden geriye kıyafetleri ve kırmızı kaplı bir not defteri kaldı.
İdil’de saldırılar sırasında yaşları 13 ile 70 arasında değişen 80’e yakın kişi katledilirken, katledilenlerin cenazeleri de insanlık dışı işkencelere maruz kaldı.
Turgut Özal Mahallesi Pınar Caddesi üzerinde sağlık ocağı karşısında bulunan 3 katlı bina çevresinde saldırıların 19’uncu gününde yoğun çatışmalar yaşandığı ve çatışmalarda yaralanan 6 YPS’linin yaralanmalarının ardından mahsur kaldıkları binada yakılarak, infaz edildikleri iddia edildi. Binanın sadece bodrumunun yakılmış olması dikkat çekerken, görgü tanıkları 6 savaşçının bodrumun ateşe verilmesi ardından cenazelerin traktör kasasına taşınarak mahalleden çıkarıldığını dile getirdi.
Bener Cordan İlk ve Ortaokulu’nun hemen arkasında bulunan bir binada ise YPS güçlerine ait kıyafetler, ayakkabı ve kırmızı kaplı bir not defteri, direniş günlerinin tanığı olarak hala çatışma yerinde duruyor. Hemen hemen tüm yaprakları koparılmış defterin bir sayfasında “6 adet kışlık kıyafet” yazısı görülüyor.
Yıkımın boyutu görülüyor
4 ay boyunca on binlerce savaş gücü, tank ve toplarla yakılıp yıkılan ve son olarak ‘kamulaştırma’ kararıyla el konulan Sur’dan gelen son fotoğraflar yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor.
Operasyonların sona erdiği açıklanmasına rağmen kuşatmanın kaldırılmadığı ilçede, uzun uğraşların ardından evini görmek için mahallelere girebilen Surlular, 7 bin yıllık tarihi dokunun yerine harabelerle karşılaştı. Yurttaşlar aylardır yasak perdesiyle örtülmeye çalışılan vahşetle karşılaşarak doğup büyüdükleri mahalleleri tanıyamadı. Cizre, Hezex gibi ilçelerde olduğu gibi, evleri ve tarihi mekanların birçoğunun yerinde olmadığını gören ilçe sakinleri, “Burada ev vardı” demekten kendini alıkoyamadı.
Kuçeleri molozlar doldurdu
Saldırılarda büyük zarar gören 500 yıllık Kurşunlu Camii’nin arka kısmında çekilen görüntülerde, dar sokaklardan eser kalmadığı görülüyor. Dar sokakların yerini yıkılan evlerin molozlarından arta kalan yıkıntılar kaplamış durumda.
Kurşunlu Camii yerle bir
Yine tarihi mekanlara ait bazalt taşlardan oluşan duvarların yıkıntıları, binaların yerle bir edildiği görülenler arasında. Tarihi Kurşunlu Camii duvarları yerle bir edilirken, yüz yıllara meydan okuyarak bugünlere gelen bahçesindeki tarihi çeşme de tamamen yıkılmış durumda. Çeşmenin sadece sütunlarının bir kısmı ayakta kalabilmiş.
DİHA/AMED