Türk devletinin, 200 yılı aşkın Kürt direnişinin merkezlerinden olan Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Aralık'ta 'sokağa çıkma yasağı' ilan ederek başlattığı abluka ve saldırı, 49. gününde devam ediyor. 130 bin nüfuslu Cizre'de 100 binden fazla insan tehcir edildi. Son sokağa çıkma yasağı süresince Cizre'de öldürülen sivillerin sayısı 70'e ulaştı. 23 Ocak'ta bir eve havan topunun isabet etmesi ve devam eden tank atışlarıyla yaralanan ve mahsur kalan toplam 28 kişi 5 katlı bir evin bodrum katında hala kurtarılmayı bekliyor. 28 kişinin 7'sinin hayatını kaybettiği bodrumun etrafı Türk güçlerinin zırhlı araçları, tanklarıyla kuşatılmış durumda. 5 gündür suyun bile bulunmadığı bodrum, sürekli saldırı altında. Önceki gün ve dün gönderilen ambulanslar yaklaştırılmadı, çatışma mizanseniyle engellendi. Dün sabah beyaz bayraklarla eve yürüyen 11 kadın gözaltına alındı. Son saldırıda bir duvarı da çöken bodrumdakilerle bağlantı kesildi. Dün saat 16.30 itibariyle hiçbir bilgi alınamıyordu.

Hem Cizre'de hem de yaralılar için çabaların sürdüğü merkezlerde muhabirleri olan DİHA'nın Cuma akşamından dün öğleden sonraya kadar yansıttıkları şöyle:


29 Ocak/Saat 20.18

Akşam saatlerinde Cizre Belediyesi'ne ait 2 ambulansın eve giderek yaralılara ulaşma çabası, evi kuşatan Türk güçlerinin yarattığı "çatışma" mizanseni ile engellenmiş ve ambulanslar belediyeye geri dönmek zorunda kalmıştı. Ambulanslarının geri dönmesinin ardından ev ve çevresine havan toplarıyla yoğun saldırı başlatıldı. Daha önceki saldırılarda 2 ve 3'üncü katı zaten yıkılan binaya dönük saldırılara ilişkin yaralılardan DBP PM üyesi Mehmet Yavuzer, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'a mesaj gönderdi. Mesajda şu ifadelere yer verildi: "7 havan oldu binayı vurdular arkadaşların sesini alamıyoruz." 

Yapılan saldırılardan dolayı bodrum katın toza boğulduğu ve yaralılar nefes almakta güçlük çektiği de gelen bilgiler arasında.


Saat 20.45: İlk görüntüler

Cudi Mahallesi'ndeki binanın bodrumundan ilk fotoğraflara ulaşıldı. Yaralılardan birisinin gönderdiği fotoğraflarda bodrumda yaşamını yitirenlerin battaniyelere sarılıp bir odada bekletildiği görülürken, yaralılar ise tek sıra halinde açılan yer yataklarına yatırılmış bir şekilde bekliyor. Odanın atmosferi ise yaralılara nasıl müdahale edilmeyerek ölümlerinin beklendiğini gösterir nitelikte. Fotoğraflarda durumu hafif olan bir yaralının yaptığı zafer işareti ise her şeye rağmen nasıl hayata tutunduğu ve direndiğini kanıtlıyor.


Saat 21.50: İsimler netleşti

6 kişinin hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirdiği bodrumda 16 yaralı, saldırının ardından yaralılara bakan ve saldırılardan dolayı bitkin düşen 9 kişi bulunuyor.

Yaralıların isimleri şöyle: Mehmet Yavuzel, Feride Yıldız, Ferhat Saltıkat, Ali Fırat Kalkan, Mustafa Vartiyak, Tahir Çiçek, Rıdvan Ekinci, Dersim Aksay, İslam Balıkesir, Serdar Pişkin, Ferhat Karaduman, Sultan Irmak, Sercan Uğur, Rohat Aktaş ve Fehmi Dinç.

Yaralıların bulunduğu eve durmak bilmeyen saldırılardan dolayı bitkin düşen 9 kişinin ismi ise şöyle: Hacer Aslan, Gülistan Üstün, Sakine Şiray, Berjin Demirkaya, Ramazan İşçi, Mahmut Duymak, Kasım Yana, Osman Gökhan ve İzzet Gündüz.


30 Ocak/ Saat 09.46 

Cizre'de 8 gündür hastaneye kaldırılmayı bekleyen 16 yaralının, önümüzdeki saatlerde yanlarındaki 9 yurttaş tarafından sokak başına çıkartılması ve buradan Cizre Belediyesi'ne ait ambulanslarla hastaneye götürülmeleri bekleniyor. Gece havan topları ve tank atışları ile ev ve çevresi vurulmaya devam etti. Yaralıların bulunduğu bodrumda 4 gündür içme suyu dahi yok.


Saat 10.20: Ambulansla birlikte saldırı

Şırnak Belediyesi'ne ait bir ambulans ve gönüllü sağlık görevlileri yaralıları alacakları Dörtyola doğru yola çıktı. Ancak ambulansın Dörtyol'a ulaşmasının hemen ardından tıpkı daha önceki günlerde ambulansların yaralıları almak için yaptığı girişimlerde olduğu gibi ev ve çevresine top atışları başladı.

Yaralıların hala evden çıkartılamadı.


Saat 11.51: Bağlantı kesildi

Türk işgal güçleri, 16 yaralı yanlarındaki 9 kişi tarafından çıkartılarak eve 700 metre uzaklıktaki Emir Tacdin Sokak'taki belediye ambulanslara taşınacağı sırada binaya saldırdı. Bina çevresinden patlama seslerinin yükseldi ve yaralılarla bağlantı kesildi.

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, HDP milletvekillerinin İçişleri Bakanlığı'nda yetkililer ile görüştükleri sırada yaralılarla telefonla irtibat kurulduğunu, bakanlık yetkilisinin de görüşmeyi dinlediği ve yaralılara "çıkın" denildiği sırada binaya devlet güçlerinin saldırdığını ve o andan itibaren yaralılardan da haber alınamadığını söyledi. Sarıyıldız telefon görüşmesi sırasında patlama ve bağrış seslerinin de duyulduğunu ekledi. 


Saat 12.18: 7'nci ölüm

HDP milletvekillerinin, İçişleri Bakanlığı'nda yetkililer ile görüştükleri sırada telefonla bağlantı kurulan yaralılara "binadan çıkın" denilmesine rağmen, saldırılar durmamış ve yaralılarla irtibat kesilmişti. Bakanlık yetkilisinin yanı başında yapılan bu görüşme sonrası yeniden kurulan irtibatta bu kez yaralılardan durumu ağır olan Sultan Irmak'ın yaşamını yitirdiği öğrenildi. Yapılan saldırılarda yaralılardan bulunduğu bodrum katının bir duvarının yıkıldığı da bu bağlantıda aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin sayısı 7'ye yükselmiş oldu.


Saat 13.32: Duvar çöktü, çıkamıyorlar

Yaralılar enkaz altında kaldıklarını artık binadan çıkacak yolun da duvarın çökmesi ile birlikte ortadan kalktığını aktardı. Emniyet yetkililerinin ise saldırıyı ve duvarın yıkıldığını inkar etmesi üzerine Cizre Kaymakamı durumun ne olduğuna bakması için Cizre Belediyesi'nden 2 itfaiye personelinin olay yerine giderek kontrol etmesini istedi. Ancak itfaiye personeli de polisler tarafından engellenerek, yaklaştırılmadı.


Saat 13.43: Sağlıkçılar hareket etti

Türk Tabipler Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri, Amed'den yola çıktı. Yaralıların çıkartılması için insani koridor açma ve müdahalede uzman TTB ve SES üyesi 9 hekim, 4 hemşire ve 1 ambulans şoförünün bulunduğu gönüllü 14 sağlıkçı, HDP milletvekilleri aracılığıyla bakanlıklara Cizre'ye giderek yaralıları kurtarmak istediklerini belirterek, Mardin'e geldi. HDP heyetinden alınan bilgiye göre, 14 gönüllü sağlıkçının bu talebine de henüz yetkililer tarafından bir yanıt verilmedi. Mardin'in Midyat ilçesinde Cizre'ye gitmek için bekleyen sağlıkçılar ise yanıt beklediklerini fakat yanıt gelmemesi durumunda da kendi imkanlarıyla Cizre'ye girip yaralıları kurtarmaya çalışacaklarını ve bu konuda kararlı olduklarını açıkladı. 


Saat 15.26: Ambulans geri çevrildi

Emir Tacdin Sokak'ta bekletilen Şırnak Belediyesi'ne ait ambulans da devlet güçlerinin yarattığı çatışma mizanseni nedeniyle geri çevrilerek belediyeye döndü. Yaralıların bulunduğu bina ve çevresine yoğun top atışları sürdü


Saat 17.09: Bağlantı kuralamıyor

Açlık grevinde bulunan HDP heyeti, son duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gün boyu yaralıları çıkarma koordinasyonu görevini de üstlenen heyet, yaralılarla irtibatın kesildiğini açıkladı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ambulansların gidebileceği son noktaya ulaşmasından sonra, Sağlık Bakanlığı Kriz Koordinasyon Masası tarafından heyetimize, 15 dakika içerisinde yaralıların bulundukları bodrum katından çıkmaları durumunda alınabileceklerine dair onayın iletileceği belirtilmiştir. Heyetimiz bu onayı beklediği süre içerisinde bodrumda bulunan yaralılarla telefon temasını aralıksız bir şekilde sürdürmüştür. Kriz Koordinasyon Masası'ndan henüz onay gelmeden ve yaklaşık yarım saatlik bir gecikmenin yaşandığı anda, yaralıların bulunduğu bodrum katından büyük patlama ve silah sesleri tarafımızca bizzat telefon bağlantısı ile duyulmuştur. Bu esnada, yaralıların 'Bize ateş açılıyor, içeriye bomba atıldı, bizi öldürecekler, ne diyorlar…' çığlıkları duyulmuş ve bu anlar tarafımızca kayıt altına alınmıştır. Bu patlama ve yardım sesleri, hükümet ve devlet yetkililerine de aynı anda telefon aracılığıyla tarafımızca dinletilmiştir. Saldırı akabinde yaralılar ile belli aralıklarla sadece iki telefon görüşmesi şansımız olmuştur. Bu görüşmelerde yaralılar, enkaz altında kaldıklarını, nefes almakta zorlandıklarını, hareket edemez durumda olduklarını ve destek olmaksızın dışarı çıkamayacak hale geldiklerini ifade etmişlerdir. Vahşet bodrumunda mahsur kalanlar bu telefon konuşmamız sırasında yaralılardan bir kişinin daha yaşamını yitirdiğini de iletmiştirler. Bu görüşmeden itibaren yaralılarla olan telefon bağlantımız tümden kopmuştur. Yetkililer, bölgedeki güvenlik personelinden ateşi kesmelerini isteyemeyeceklerini, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ifade etmiştir." 


Saat 19.57: Kızılhaç'a çağrı

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Kızılhaç'ın devreye girmesini istedi. Sarıyıldız, Sur ile Cizre ve Silopi ilçelerinde en az 1,5 milyon kişinin en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edildiğini hatırlattı. Sarıyıldız, devletin sivil halkın yaşam güvenliğini hiçe saydığına, temel insan haklarının ihlal ettiğine ve bölge sakinlerinin elektrik, içme suyu ve beslenme ihtiyaçlarından mahrum bırakıldığına dair Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün hazırlamış olduğu birçok rapor ve belgenin olduğuna vurgu yaptı. TİHV'in verilerini de paylaşan Sarıyıldız, şöyle dedi: "Cizre'de yaralıların durumu eşine tarihte az rastlanır bir vahşet halini aldı. Durumun aciliyeti size başvurmayı zorunlu kılmıştır. Evrensel hukuk açısından en kutsal hak olan yaşam hakkı açık bir şekilde ihlal edilmektedir. Durumun ehemmiyetinden dolayı Kızılhaç'ın yardımlarını esirgememesi elzemdir. Kızılhaç'ın bodrumda yaşam mücadelesi veren yaralıların bir an önce sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması için devreye girmesini talep ediyoruz."


31 Ocak/ Saat 10.09 

Yaşam mücadelesi 9. gününe girdi. Bulundukları bina ve çevresi yoğun top atışlarına maruz kalan yaralılar ile 20 saattir irtibat kurulamıyor. HDP milletvekilleri aracılığıyla bakanlıklara Cizre'ye giderek yaralıları kurtarmak istediklerini belirterek yola çıkan TTB ve SES üyesi 9 hekim, 4 hemşire ve 1 ambulans şoförünün bulunduğu gönüllü 14 sağlıkçı ise İdil girişinde durdurularak kimlik kontrolüne tabi tutuldu. Sağlıkçıların yola devam etmesi devlet güçleri tarafından engellendi. İdil'de engellenen sağlıkçılar Nusaybin üzerinden Cizre'ye girmek için Midyat'a doğru hareket etti. 


Saat 10.57: Beyaz bayraklı 11 kadın

Yaralıların annelerinin de bulunduğu 11 kadın, Cizre Belediyesi'ne geldi. Kadınlar buradan da beyaz bayraklarını açarak yaralıların bulunduğu Cudi Mahallesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Yaralılardan Kasım Yana'nın annesi Gule Yana, yüreğinin yandığını ve artık çocuklarının o vahşet bodrumundan çıkartılmalarını beklemek için sabırlarının kalmadığını belirterek, "Kim gidiyorsa tarıyorlar. Ambulans gidiyor tarıyorlar. Biz gideceğiz artık öldürüyorlarsa öldürsünler" dedi. Annelerden Gazal Aydoğan ise yaralılardan artık haber de gelmediğini vurguladı. Yaralılardan Mahmut Duymak'ın eşi Lütfiye Duymak ise eşinin evlerinden erzak almak için mahalleye gittiğini ve saldırı nedeniyle mahallede mahsur kaldığını söyledi. Duymak, "Bizi de öldürsünler biz onlardan daha iyi değiliz" diyerek tepki gösterdi. Anneler arasında bulunan Ayşe Güven, "Benim çocuğum yok içinde ama ben onların o su istemelerine ve bağırışlarına dayanamam" dedi.


Saat 11.20: Kadınlar gözaltına alındı

Yaralıların bulunduğu sokağa açılan Nusaybin Caddesi'ne ulaşan kadınların etrafı zırhlı araçlar ve özel harekat polisleri tarafından çevrildi. Ablukaya alınan kadınlar gözaltına alınarak zırhlı araç ve özel harekat polislerinin ablukasında Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne yürütüldü.


Saat 14.53: Sağlıkçılar engelleniyor

Cizre'de mahsur kaldıkları bodrum katında hastaneye kaldırılmayı bekleyen 15 yaralı, 7 cenaze ve 9 yurttaşın çıkarılarak hastaneye kaldırılması için Cizre'ye doğru yola çıkan TTB ve SES üyesi gönüllü 14 sağlıkçı, sabah saatlerinde Şırnak Valiliği'nin kararı ile İdil girişinde engellendi. Engellemenin ardından Midyat'a dönen ve Nusaybin yolu üzerinden Cizre'ye ulaşmak isteyen sağlıkçılar bu kez de Midyat çıkışında polis tarafından durduruldu. Nusaybin'e girişlerine Mardin Valiliği'nin kararı ile izin verilmeyeceğini belirten polis, 14 sağlıkçıya GBT kontrolü yapıp ambulansı aradı. Sağlıkçılar, bu engelleme üzerine Midyat'a döndü. 


 ŞIRNAK






AİHM yarın karar veriyor


Anayasa Mahkemesi (AYM), yaralılar için yapılan tedbir başvurusunu "tamamının yaralı olup olmadığına, silahlı olup olmadıklarına ve hangi adreste bulunduklarına ilişkin belirsizliği" gerekçe göstererek reddetti. Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Ramazan Demir ise AYM'nin kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bildirdi. AİHM'e bilgilendirmede bulunan Demir, yaralıların durumunun daha da ağırlaştığı, başvuruların tekrar ele alınması ve tedbir kararı vermesi yönünde talepte bulundu. AİHM, Demir'e talebin kendilerine ulaştığına dair bilgilendirme yaptı. AİHM, konuya ilişkin bir karar alacağını ancak her geçen gün daha kötüye giden 19 yaralı için 2 Şubat Salı günü karar vereceğini belirtti. AİHM bu kararının kabul edilemez olduğunu belirten Demir, AİHM'e ilk başvurularının 23 Ocak tarihinde yaptıklarını ve o süreçten beri yaralılardan 2 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. 


Birlik: Vali açıklasın


Şırnak'ın Dicle Mahallesi'nde 4 Ocak günü katledilen ve devlet güçlerinin saldırıları nedeniyle cenazeleri bir hafta boyunca alınamadığı için kar altında kalan 2 gençten Şırnak Devlet Hastanesi'nde bekletilen Selahattin Ege'in cenazesi önceki gün polis tarafından hastaneden "ailesine ulaşılamadığı" gerekçesiyle kaçırıldı. HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, "Ege'nin cenazesinin Şırnak Valisi'nin talimatıyla kaçırıldığını biliyoruz. Vali bu konuda bir açıklama yapmalı ve cenazenin nereye defnedildiğini açıklamalı" dedi.


Yüce Türk milletinin korucusu


Şırnak'ta korucu Murat Sevim silahlı saldırı sonucu öldü.

Şırnak merkeze bağlı İsmet Paşa Mahallesi'nde Murat Sevim (44) adlı korucu akşam saatlerinde silahla vuruldu. Başına isabet eden kurşunla ağır yaralanan Sevim kaldırıldığı Şırnak Devlet Hastanesi'nde öldü.

Türk Genelkurmayı, öldürülen korucuyla ilgili uzun bir açıklama yaptı. Korucuyu kahraman ve şehit ilan eden Genelkurmay, "Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, şehidimizin değerli ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza ve Yüce Türk milletine başsağlığı ve sabır temenni ediyoruz" dedi.

Korucu Sevim için 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'nda cenaze tören düzenlendi. Türk Bayrağı'na sarılı cenazesi, 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'na getirilerek, katafalka konuldu. Şırnak Valisi Ali İhsan Su, 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar ve Emniyet Müdürü Celal Sel de katıldı. Tekser Mezarlığı'na gömüldükten sonra 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar, Türk bayrağını öperek,  korucunun oğlu Salih Sevim'e teslim etti. O da bayrağı öpüp başına koydu. Murat Sevim, 19 yıllık korucuydu.


AA’ya göre 2 kayıpları var


Türk devlet ajansı AA, Cizre'de dünkü çatışmalarda Türk güçlerini 2 kayıp verdiğini, 5 de yaralılarının olduğunu duyurdu.

AA'ya göre Cudi Mahallesi'nde bir evden roketatarlı saldırı düzenlendi. Hayati tehlikeleri olmayan 3 polis ile bir uzman çavuş kaldırıldıkları Cizre Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Aynı olayda kafasına şarapnel parçası isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Çakırsögüt Jandarma Karakolu'nda görevli Jandarma Uzman Çavuş E.B. ise Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırıldı. 

Cudi Mahallesi Reyhan Sokak'ta ise düzenlenen saldırıda bir asker ile bir polis ağır yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı polis ve asker, öldü.