Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşırken şehit düşen Aziz Güler’in cenazesinin 59 gün sonra alınması, Rojava’da şehit düşen ve Türkiye’ye geçişine izin verilmeyen 110’u aşkın savaşçının durumunu yeniden gündeme getirdi. Aileler cenazelerine uygulanan ambargoya son verilmesini isterken, MEYA-DER aileleri İHD üzerinden başvuru yapmaya çağırdı. 

Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) komutanı Aziz Güler’in cenazesi 59 gün sonra Türk Başbakanlığının özel izniyle Türkiye’ye getirildi. Ancak son 4 ayda DAİŞ’e karşı YPG/YPJ saflarında savaşırken şehit düşen 110’u aşkın gencin cenazesi Rojava’dan getirilemiyor. Bu cenazelerden bir kısmı toprağa verilirken, bir kısmı ise morgda bekletiliyor. Aileler., Ağustos ayında cenazelerini almak için sınırda günlerce nöbet tutmuş, 13 savaşçının cenazesinin 11 günlük bekleyiş ardından Habur Sınır Kapısı’ndan gecişlerine izin verilmişti. Aynı dönemde Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletilen ve sayıları 23’ü bulan cenazenin geçişine ise izin verilmedi. Bakanlar Kurulu genelgesi yasağın gerekçesi olurken, o dönemden bu yana cenazelerin sınırdan geçişi fiili olarak yasaklandı. 


Aileleri umutlandırdı

Ancak Aziz Güler’in cenazesinin 2 aylık bekleyiş ardından da olsa alınması, Rojava’da yakınları şehit düşen aileleri umutlandırdı. YPG’li Salih Aygün’ün ailesi, 30 Temmuz’da Kobanê‘nin güneyinde Sirrin kasabasında şehit düşen 18 yaşındaki oğullarının cenazesini alabilmek için 2 hafta sınırda bekledi. Bir oğlu polis, bir oğlu askerde olan anne Ayşe Aygün, şimdi Aziz Güler gibi oğlunun cenazesinin de getirilmesini istiyor. 


Sınırda günlerce nöbet tuttular

Kardeşinin cenazesini alabilmek için Kobanê sınırında 10 gün boyunca nöbet tuttuklarını aktaran Semir Aygün ise “Aziz Güler’in cenazesinin verilmesi bizi de umutlandırdı. Biz de cenazelerimizi istiyoruz. Hiç olmazsa annem ve babam cuma günü, arife günü, bayram günü mezarına gidip bir Fatiha okusun” dedi. 


Emir Ankara’dan 

Cenazeleri alabilmek için HDP’li vekillerle birlikte Suruç Kaymakamı ile görüştüklerini aktaran Aygün, şöyle konuştu: “Her şey Cumhurbaşkanı’nın eliyle oluyor. Emirler oradan geliyor. Buradan verilen bir karar değil. Kaymakam, ‘Emir büyük yerden cenazeyi veremem. Daha önce 300 cenazeyi verdim hiçbir zorluk çıkarmadım. Ama bunu veremem verirsem benim hayatım biter’ dedi.”


‘Kardeşim DAİŞ’e karşı savaştı’

“Ölünün, cenazesinin neyinden korkuyorlar?” diye soran Aygün, “IŞİD’i terör örgütü olarak kabul ettiklerini söylüyorlar ama hiç inandırıcı değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan G-20 Zirvesi’nde ‘DAİŞ terör örgütüdür, vuracağız, vuruyoruz’ diyor. Vuruyorsan onun karşısında savaşırken şehit olanın cenazesini niye vermiyorsun, o zaman neyi vuruyorsun? Nasıl vuruyorsun? Kim inanır sana? Buna kargalar bile güler” dedi. 


Tüm cenazeler gelmeli

“Benim kardeşim bu insanlık düşmanı, ırz düşmanı IŞİD’e karşı savaşırken yaşamını yitirdi. Benim kardeşim Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı savaşmadı” diyen Aygün şöyle seslendi: “Önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakanlar ve yetkililer bizim sesimizi duysun: Kardeşimin cenazesini istiyoruz. Sadece kardeşimin değil sınında bekletilen tüm cenazelerin ailelerine verilmesini istiyoruz.”



Aziz Güler emsaldir

Gazetemize konuşan Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Derneği (MEYA-DER) Eşbaşkanı Ayşe Dicle, Aziz Güler’in cenazesinin getirileceği haberinin duyulması ardından, Rojava’da yakınlarını kaybeden ailelerden sayısız telefon aldıklarını belirtti. Aziz Güler’in cenazesinin getirilmesinin aileleri umutlandırdığını ve harekete geçirdiğini söyleyen Dicle,  “110’u aşkın cenazenin sınırdan geçişine izin verilmedi. Savaş koşullarından ve olanaksızlıklardan ötürü bir kısmı defnedildi bir kısmı ise morglarda bekletiliyor. Ancak Aziz Güler’in durumu emsal oldu. Diğer cenazelerin de getirilmesi için ailelerle birlikte gerekli girişimlerde bulunmaya hazırız” dedi. 


Aileler İHD’ye başvurmalı

“Evlatlarının cenazelerini almak ailelerin en doğal hakkıdır” diyen Dicle’nin, cenazelerini alamayan ailelere ise şu mesajı verdi: “Aziz Güler’in ailesi, Suruç Savcılığı‘na, Anayasa Mahkemesi’ne hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yaptı. Diğer aileler de zaman kaybetmeden başvuru yapıp, girişimde bulunsunlar. Aileler, yaşadıkları kentte bulunan İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvuru yaparak her türlü hukuki desteği alabilirler. Ailelerin yapacağı başvuru ardından biz de tüm mercilere başvuru yaparak, çeşitli kampanyalar, hukuki girişimlerle diğer cenazelerin gelmesinin yolunu alabiliriz.” 


 HABER MERKEZİ 




HDK: Ailelerle birlikteyiz


Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü de ailelerin cenazelerine ulaşabilmesi için gerekli her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını söyledi. 

Cenazelere ulaşımın engellenmesi ve yasaklar konulmasının ilkel toplumlarda bile düşünülemeyecek bir yöntem olduğunu vurgulayan Kürkçü, “Ölü bedenlere, şehitlere yapılan bu eziyetin ve bu geride kalanlara onların şahsında yapılan eziyetin son bulması için birlikte çaba göstermeliyiz” diye konuştu. Tuncel ise DAİŞ’e karşı savaşırken yaşamını yitiren Kanadalı YPG savaşçısı John Gallagher’in (Gabar Rojava) cenazesinin Kanada’da devlet töreniyle karşılandığını hatırlatarak, “Aziz’in cenazesini alabilmek için 59 gün beklemek zorunda kaldık ve halen bekleyen aileler var. Bu coğrafyada doğmuş büyümüş, ailesi, yakınları burada olan insanlar çocuklarının cenazelerini alabilmek için hukuk ve insanlık mücadelesi veriyor” dedi. 

“Bugün cenazelerin verilmemesinin bir nedeni de Rojava’daki devrimin yarattığı umudu kırmak” diyen Tuncel, “Ancak başarılı olmayacakları çok net ortada. HDK olarak, cenazelerin verilmesi konusundaki mücadelemizi devam ettireceğiz, ailelerin yanında olduğumuzu ifade ettik onlarla birlikte bize ne görev düşüyorsa tabii ki yapacağız” diye belirtti. 




Rojava ve Rojhat uğurlandı


Qamişlo halkı, Hol kasabasının kurtarılması sırasında şehit düşen 2 YPG savaşçısını uğurladı.

Hamle sırasında şehit düşen YPG’liler Ehmed Dabûl (Rojava) ve Kuzey Kürdistan’ın Batman kentinden olan Seyfeddîn Basût (Rojhat Batman) için Qamişlo’da tören düzenlendi. Şehit cenazeleri, Enteriyê Mala Gel önünden alınarak, Şehit Delil Saruxan mezarlığına hareket edildi. Şehitlikte özgürlük savaşçıları için askeri bir tören düzenlendikten sonra konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda, Rojava ve tüm Kürdistan halkının şehit mücadelesine daha sıkı sarılması istendi. 

Cenazeler, “şehîd namirin” sloganı eşliğinde toprağa verildi. 


 ANHA/QAMİŞLO