Hep böyle oluyor. İki ucu kirli değneği ortasından tutmaya çalışacağım diye anam ağlıyor. Hoş, ortası da pek nahoş ama hiç değilse duruma eşit mesafeden bakmayı gerektiriyor. Misal şu anayasadaki laiklik maddesinin kalkması, düzenlenmesi meselesi. Millet ortalığı ayağa kaldırırken çok affedersiniz ama bana bir gülme geliyor. Çünkü bu gözler 80’lik dedelerin beyaz yaka, siyah önlük ve de yakalarında kırmızı kurdeleler, ellerinde bayraklarla sokağa salındığını gördü. Çünkü bu gözler CHP’li milletvekillerinin Atatürk kaftanıyla boy boy pozlar verdiğini gördü. Çünkü bu gözler laiklik elden giderse eskisi gibi dans edemeyeceğiz, doya doya sevişemeyeceğiz diye yakınanları da gördü.
Eh ben şimdi ne diyeyim? Ne zaman laik oldu bu millet de şimdi elden gidiyor diye veryansın ediyorsunuz mu diyeyim? Cemevlerinin sittir senedir süren ibadet özgürlüğü mücadelesinde bir kez söz almamışların şimdi din ve inanç hakkı diye esip gürlemesine mi inanayım. Hadi diyelim laik olmadınız, Atatürk elinden geleni yapmıştı ama Cumhuriyet’e sahip çıkamayan hatta onu yerle bir etmek isteyenler iyice tedavülden kaldırdı diyelim. Şu anda içinde bulunduğumuz koşullarda, bizim inancımız, düşünce özgürlüğümüz anayasal güvence altında mı sanıyorsunuz? Ramazan’da İstiklal Caddesi’ne sofra kurup oruç açanları alkışladınız da bir tek Hristiyan’ın inancını ulu orta yaşadığını gördünüz mü? Laik’iz ama biz di mi, hem de milletçe! Gerçi doğru, bu Müslümanlar da ne çekti be, aha daha 28 Şubat hadisesi orda duruyor. Evet bunlar hep 28 Şubat yüzünden, Şubat biraz daha uzun olsa hiçbir derdimiz kalmayacak. Müslümanlar içlerinden geldiği gibi, inandığı gibi ortalarda ibadetlerini yapabilecek, devlet de buna karışmayacak biz de o zaman tam anlamıyla laik olacağız öyle mi?
Dikkat ettim herkes laikten bahsediyor da sekülerlikten dem vuran bir Allah’ın kulu yok. Neden? Çünkü bütün Kemalistlerin derdi Müslümanlıkla, İslam’la. Sokaklarda Atatürk cumhuriyetini yıktırmayacağız diye veryansın edenler başka inançlar söz konusu olduğunda çakma bir reveransla bir adım geri duruyor . Başörtülü gördü mü boka bakar gibi bakan, otobüste yanında oturdu mu tiksinerek ayağa fırlayan ya da ulu orta; “burası Atatürk’ün kurduğu memleket, sen git İran’a” diye bağıranlar çok laik öyle mi?
Kemalistler kendi aralarında laik laik danslar ededursun, Milli Nizam Partisi’yle temelleri atılan ve taa buralara kadar gelen İslamo-faşizmden söz eden neredeyse yok. Çünkü tek sorunumuz dincilik!
Ve onunla da ancak din düşmanlığı yaparak çarpışabiliyoruz. Ne mutlu bize, Ne mutlu Türk’üm diyene!!