Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde rehin tutulan ve dünkü duruşmada da tahliye edilmeyen DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, açlık grevine başladığını ve bundan sonra mahkemede savunma yapmayacağını duyurdu.
DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, tutuklu yargılandığı dava duruşmasında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecridi protesto etmek için açlık grevine başladığını duyurdu. Bundan sonra mahkemede savunma yapmayacağını söyleyen Güven, tahliye edilmedi.
Leyla Güven’nin tutuklu yargılandığı davanın 3’üncü duruşması Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Güven, Türk ordusunun Efrîn’e yönelik operasyonuna karşı gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) çalışmaları nedeniyle 31 Ocak’ta beri tutuklu ve 25 yıldan 46,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Güven’nin yargılandığı 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, 29 Haziran’daki duruşmada delillerin toplandığı gerekçesiyle tahliye kararı vermiş, üst mahkemeye yapılan itirazla tahliyeye kararı kaldırılmıştı. Güven’in avukatlarının Yargıtay’ın CHP Milletvekili Enis Berberoğlu tahliye kararına istinaden Güven için yaptığı tahliye talebi, daha önce tahliye kararı veren 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesince “delil durumunun değişmesi” gerekçesiyle reddedilmişti.
Duruşmaya alınmadı
HDP milletvekilleri Selçuk Mızraklı, Dersim Dağ, İmam Taşçıer; DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Barış Anneleri, DTK, HDP, DBP yöneticilerinin izlediği duruşmaya, Danimarka’dan gelen Sosyal Demokrat Milletvekili Lars Arslan Rasmussen alınmadı.
Kelepçeyi reddetti
Güven, cezaevinden ters kelepçeyle mahkemeye götürülmek istenmesini reddederek duruşmaya katılmadı. “Halkın iradesine kelepçe vurmak kimsenin haddi değildir” diyen Güven, duruşmaya tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Cezaevinden SEGBİS üzerinden bağlandı.
İşgaldir ve kabul etmiyorum
Mahkeme heyetinin yöneltilen suçlamaları okumasıyla başlayan duruşmada konuşan Güven, şunları söyledi: “Efrîn’e yapılan saldırıya karşı çıktığım, bunu bir işgal olarak nitelendirdiğim için 9 ay önce tutuklandım. Aradan geçen 9 aydan sonra bu sefer Kobanê’yi işgal gündemdedir. O gün de kabul etmiyor ve doğru bulmuyordum, bugün de bulmuyorum, yarın da bulmayacağım. Efrîn’e saldırıya da işgal derim. Bugün benim için tahliye kararı verseniz dahi ben dışarıya çıktığımda ya da nerede olursam olayım Rojava’ya yapılacak bir operasyonun işgal olduğunu tekrar söyleyeceğim.”
Bir daha ifade vermeyeceğim
Güven’in Efrîn’e yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı tarafından sözü kesildi. Tepki gösteren Güven, “Ben halkın iradesi olarak karşınızdayım ve bir siyasetçiyim. Bir daha mahkemelerinizde ifade vermeyi düşünmüyorum, bugün sizlerle son karşılaşmamız da olabilir. Siyasi düşüncelerimden dolayı yargılanıyorum ve ifadem de siyasi olacaktır. Son kez karşınızda konuşacağım. Bu mevcut gidişata karşı tutum almam gerektiğini düşünüyorum. Enis Berberoğlu hükümlü olması halinde bırakılırken ben tutukluyum ve tahliye edilmiyorum. Devlet her zaman Kürtlere düşman hukuku işletmiştir. Neden Kürt’e ayrı, Türk’e ayrı bir hukuk uygulaması var? Bunu sormak zorundayım. Ben sizden tahliye beklemiyorum” şeklinde konuştu.
Süresiz-dönüşümsüz açlık grevi
Daha önce de 5 yıl cezaevinde kaldığını hatırlatan Leyla Güven, “Gerekirse 100 yıl daha kalırım. Siyasete Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadın paradigmasından etkilenerek başladım. Her yerde bu paradigmaları esas alarak, hem kendime hem de halkıma güç vermeye çalıştım” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı Güven’in sözünü ikinci kez keserek, “Terör örgütünün başına burada güzelleme yapmayın” demesine de tepki gösteren Güven, şöyle devam etti: “Bu şekilde konuşamazsınız. Tecrit, bir insanlık suçudur. HDP milletvekili olarak değil, DTK Eşbaşkanı olarak bu günden itibaren süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başlıyorum. Bu uğurda ölmeyi kabul ediyorum. Bu tecrit bir kişiye değil, bir halka uygulanıyor. Ben de o halkın bir bireyi olarak ve Sayın Öcalan için ölümü kabul ediyorum. Süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine giriyorum.”
Tahliye edilmedi
Savunma yapan Güven’in avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ve Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir arada değerlendirildiğinde siyasi haklarını kullanabilmesi için tutuksuz şekilde yargılanması gerektiğini talep etti. Yalçındağ, mahkemenin daha önce verdiği tahliye kararına işaret ederek, tutukluluk halinin devamının yasaya aykırı olduğunu, bu duruma ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talebinde bulunduklarını aktardı. Yalçındağ’ın tahliye talebi mahkeme heyeti tarafından “delil durumu, kendisinin kaçamaklı ikrarı üzerine atılı örgütü kurmak ve yönetmek ve üyelik suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığı, üzerine atılı suçun katalog suçlardan olması, kaçma ve saklanma şüphesi” gerekçesiyle reddedildi. Duruşma 26 Aralık’a ertelendi.
Bu iradeyi kıramazsınız
Duruşmayı izleyen DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, adliye çıkışında açıklama yaptı. Öztürk, Güven’in tutuklu olmasını “AKP Güven’i rehin aldı” sözleriyle açıkladı. Güven’in tahliye edilmesine yönelik beklentilerinin olmadığını vurgulayan Öztürk, CHP’li Enis Berberoğlu’nun hükümle birlikte tahliye edildiğini hatırlatarak, Güven hakkında bir hüküm bulunmamasına rağmen tutuklu bulunduğuna işaret etti. Öztürk, “Ne yapabiliyorsanız yapın. Elinizden geleni yapın. Bugün yüzlerce binlerce Leyla Güven var. Duruşu ve iradesiyle hiçbir zaman sizin yaptıklarınızla geri adım atacak değiller. İradesine ve halkın iradesine sahip çıkacaktır. Leyla Güven, halkın iradesine kelepçe vurmayı kabul etmediği için duruşmaya gelmedi. Bu halkımıza layık bir duruştur. Biz bu duruşu kutluyoruz” dedi.