Affedersiniz ama artık şu b…tan adamların yönetiği dünyada yaşamak insana zul geliyor. Toprağın altındakiler ile uğraşmaktan, üstündekilerin nasıl yaşayacağını önemsemeyip, büyük büyük toplantılar yapıyorlar. Toplantıya gitmeden de bir yerlerden düğmelere basıp, IŞİD’çileri harekete geçirip, yüzlerce masum insanın canını alıyorlar. Amaç da toplantıdan çıkacak olan kararları etkilemek… Kısacası kendileri çalıp kendileri oynuyor. Bu arada masum insanlar ölüyor. Masum insanların ölümü, ölenlerin sayısının çokluğu, bu toplantılar da manipülasyon aracı olarak kullanılıyor.
Ve bizi yani insanlığı bunlar yönetiyor. Üzerlerine diplomat kıyafeti giymiş büyük büyük teröristler.
Ne kadar iğrenç… İnsanın midesine kramplar giriyor…
Bir düşünüp, terörün ortak tanımını yapmaya ihtiyaç bile duymuyorlar. Artık zamanı geldi ve geçiyor.
Tabii bunların dereceleri de var. Teröristlikte ve cehallette dereceleyebilirsiniz.
Einstein’in dediği gibi “Bilgi azaldıkça ego büyür” diye. Bu diplomat teröristlerin futbol maçlarındaki versiyonları ölenler anısına yapılan saygı duruşunu ıslıklayanlar. Bunlar Türkiye’deki versiyonları… Türkiye versiyonlarına o kadar çok ilginç örnekler var ki… Mesela bilgisi azaldıkça egosu artan, ancak bilgisi çok olduğu(!) için Prof. ünvanı alanlar var. Bu çelişikiyi açıklamak ne kadar zormuş.
Bu adamlardan biri Leyla Zana’ya laf etmiş.
Ben bu adamı, ya da cinsdaşları veya yandaşları ile Leyla’yı kıyaslamayı da utanç olarak görüyorum.
Leyla Zana yapılması gerekeni yaptı, 24 yıl önce de yapmıştı… Bedelini de 10 yıl hapis yatarak ödedi..
24 yıl önce yaptığı kabul görseydi, gerekleri yerine getirilseydi… Neler değişirdi, düşünebiliyormusunuz… Kürtler’in ve Türkler’in kazancını. Bir de üstüne Leyla’nın yeminini kabul etmeyen Deniz Baykal eklenince her şey ne kadar komik ve ucube… Ben söyleyecek soz bulamıyorum. Size bırakıyorum.
Ancak Leyla Zana gerekeni yaptı… Eğer yalnız kalırsa bu da biz Kürtlerin utancı olur.