Zeliha Işık: Leyla Güven, Kürt kadınlarının yıllardır ortaya koyduğu mücadele kültürünün bugünkü temsilcisidir. Mücadelesinin başarıya ulaşacağına tüm kalbimle inanıyorum. Arkadaşlarımızın bedeni erirken kimse evinde oturmamalı, sokaklara inerek bu mücadeleyi zafere taşımalı.

Leyla Ehmed: Önder Öcalan’ın fikirleri, kadına özgürlükçü yaklaşımları sayesinde bugün Kürt kadınları özgürlüğe doğru çok büyük bir mesafe katetti. Onun için de biz Kürt kadınları olarak sesimizi yükseltmeliyiz, alanlara çıkmalıyız ve sesimizi bütün dünyaya ulaştırmalıyız.“

Zeyneb Bayazîdî: Yağmur, kar, fırtına demeden sokaklara çıkmalı, barışın yolunun açılması için mücadele etmeliyiz. Bugün rahat yaşıyor olabilirsiniz ama yarın çocuklarınızın, komşularınızın rahatı bozulacak. Çünkü bu bir toplumsal sorundur.“

FEHMİ KATAR / BERLİN

Almanya’nın başkenti Berlin’de Öcalan’a yönelik komplo ve tecride karşı Cumartesi günü başlatılan uzun yürüyüş, dün Bradenburgtor’da yapılan bir mitingle sona erdi.

Berlin’de Kürtlerin nerdeyse eylem yapmadığı, geçmediği cadde yok. Bir önceki gün saat 11’de Breitscheitplatz’dan başlayarak 6 saat yürüyen yürüyüşçüler, pazar günü ise U6 metrosunun son duraği Alt Tegel’den başlayarak saat 17.00’de Berlin Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne vardı. Eylemciler, 3’üncü günde saat 12.00’de Alexanderplatz’da yürüyüşe başladı. Saat 16.00’da ise Bradenburgtor’daki mitingle eylemlerini sonlandırdı.

Berlin’de son günlerin en sağanak yağmuru yağıyor. Ama eylemciler hazırlıklı. Üzerlerine yağmurluk geçirmişler ya da şemsiyelerle korunuyorlar. Yarısını kadınların oluşturduğu eylem kortejinin uzun ve geniş cadelerden geçerken attığı sloganlar yüksek binalardan yankılanıyor. Yağmur şiddetlendikçe slogan sesleri de yükseliyor.

Sağanak yağmura aldırmadan coşkuyla yürüyen Kürdistan’ın dört parçasından kadınlar, “Öcalan’ın özgürlüğü Kürtlerin özgürlüğüdür. Leyla Güven şahsında başlayan açlık grevlerinin zafere ulaşması için herkes sokağa çıkmalı” diyor.

Hiçbir onurlu Kürt tecridi kabul etmemeli

21 sene önce Riha’dan Almanya’ya mülteci olarak gelen 41 yaşındaki Zeliha Işık, sırf açlık grevleri nedeniyle sayısız eyleme katıldığını belirtiyor ve şöyle diyor: “Mücadele artık yaşamımız haline geldi, zafere kadar da devam edecek. Öcalan, milyonlarca Kürt’ün kabul ettiği bir önderdir. Faşist Türk devleti  bir tutsağın sahip olduğu asgari hakları bile Önderliğimize tanımıyor, ailesi, avukatları ile görüştürülmüyor, telefon hakkı vermiyor. Bu uygulama, onurlu her Kürt’ün kendisine hakaret olarak görmesi gereken bir durumdur.”

Kendimi borçlu hissediyorum

Herkesin sokaklara çıkarak, açlık grevi direnişçilerinin mücadelesini zafere götürmeleri çağrısını yapan Işık, şunları ekliyor: “Her şeyden önce onun özgürlüğü için yürüyorum. Çünkü Öcalan’ın özgürlüğünü bütün kadınların özgürlüğü olarak da görüyorum. Ben bir Kürt kadını olarak kendimi Öcalan’a borçlu hissediyorum. Çünkü kadın olarak bugün sahip olduğum özgüveni, bilinci ona borçluyum. Leyla Güven de Kürt kadınlarının yıllardır ortaya koyduğu mücadele kültürünün bugünkü temsilcisidir. Mücadelesinin başarıya ulaşacağına tüm kalbimle inanıyorum. Buradan herkesi bu mücadeleye katılmaya çağırıyorum. Arkadaşlarımızın bedeni erirken kimse evinde oturmamalı, sokaklara inerek bu mücadeleyi zafere taşımalı.

Leyla’nın eylemini zafere taşıyacağız

   

Beş yıl önce Rojava’dan Almanya’ya göç eden 36 yaşındaki Leyla Ehmed’de üç gün süren uzun yürüyüşün katılımcılarından. Leyla Güven’in öncülük ettiği üç ayını dolduran açlık grevleri ile dayanışmak için eyleme katıldığını söyleyen Ehmed, kadınların sokaklara çıkarak onun eylemini bütün dünyaya ulaştırmaya çalıştıklarını belirtiyor. Leyla Güven’in de Sakine Cansız, Arin Mîrkan, Barîn Kobanê gibi direnişi ile tarih yazarak bütün dünyayı etkilediğini ve onların mirasına sahip çıktığını belirten Ehmed, şu çağrıyı yapıyor: „Biz kadınlar da bu mücadelenin dünyaya duyurulması Kürt kadınları, Kürt Halk Önderliği, Kürt halkı üzerindeki baskılara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Leyla Güven şahsında kadınların başlattığı bu mücadeleyi kadınlar zafere götürecektir. Önder Öcalan’ın fikirleri, kadına özgürlükçü yaklaşımları sayesinde bugün Kürt kadınları özgürlüğe doğru çok büyük bir mesafe katetmiştir. Onun için de biz Kürt kadınları olarak sesimizi yükseltmeliyiz, alanlara çıkmalıyız ve sesimizi bütün dünyaya ulaştırmalıyız.“

Özgürlüğe kadar sokaklardayız

   

“Bu eylem sadece bir kişinin özgürlüğü değil, bütün halkların özgürlüğü içindir“ diyen 36 yaşındaki Rojhilat’lı Zeyneb Bayazîdî, daha önce başlayan barış görüşmelerinin Ortadoğu’da barış istemeyen faşist diktatörler tarafından sabote edildiğini, kendilerinin de bu sürece tekrar dönülmesi için sonuna kadar sokaklarda kalacaklarını belirtiyor. Dört sene önce İran’da yaşadığı politik baskılardan dolayı Almanya’ya iltica eden Bayazîdî, irade ve azimleriye Kürdistan’i işgal eden ülkelerin diktatörlerini yeneceklerini belirterek şunları kaydediyor: “Onun için de yağmur, kar, fırtına demeden sokaklara çıkacağız, barışın yolunun açılması için mücadele edeceğiz. Bunu Önder Öcalan’ın özgürlüğü, Kürt halkının özgürlüğü, bütün hakların özgürlüğü için yapacağız. Bugün herkes bu mücadeleye katılmalı, sokaklara çıkmalıdır. Bugün rahat yaşıyor olabilirsiniz ama yarın çocuklarınızın, komşularınızın rahatı bozulacak. Çünkü bu bir toplumsal sorundur.“

Sesine ses vermeliyiz

Başûrlu Dîlcan Osman da “Burada yağmura rağmen yürüyen Kürdistan’ın dört parçasından insanlar bir arada mücadele ediyorsa bu, düşüncesi, ilkeli duruşu ile buna vesile olan sayın Öcalan sayesindedir“ diyor. 22 yaşındaki genç kadın, Öcalan’ın  özgürlüğünün bütün Kürtlerin özgürlüğü anlamına geleceğini belirtiyor. “Cesur Kürt kadını Leyla Güven”in öncülük ettiği açlık grevi direnişine “kalbinde zerre insanlık taşıyan herkesin destek olması, sesine ses vermesi gerektiğini vurguluyor.