Türkiye’nin çeteleriyle birlikte Libya’da yürüttüğü karanlık faaliyetler her geçen gün biraz daha uluslararası alana yansıyor. Putin, İdlib kentindeki çetelerin Libya’ya gönderildiğini söyledi. Tabii ki bu transferin patronu Türkiye.
AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin, Libya’da Müslüman Kardeşler kökenli ve Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti’ne destek amacıyla Suriye’den topladığı çeteleri göndermesi ve bu ülkedeki kontra faaliyetleri her geçen gün biraz daha deşifre oluyor. İdlib’deki çetelerin Libya’ya transferine dikkat çeken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çetelerin Libya’ya akın ettiğini belirterek bu ülkedeki durumun giderek kötüleştiği uyarısında bulundu.
Putin, söz konusu transferde parmağı olan Türkiye’nin adını vermese de, Türkiye’nin İdlib’de çetelerin hamisi olduğu ve burada sıkışan çeteleri Libya’da General Halife Hafter’e karşı desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli Ulusal Birlik Hükümeti saflarında savaşmak üzere gönderdiği biliniyor.
Libya konusunda uyarıda bulundu
Roma’da İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile bir araya gelen Putin, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında Libya’yla ilgili uyarıda bulundu.
Türk devletinin desteklediği başta Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) olmak üzere diğer çete gruplarının işgal altında tuttukları İdlib’deki çetelerin Libya’ya akın ettiğini söyleyen Putin, bu durumdan endişe ettiğini dile getirdi.
Rus lider, Libya’da durumun giderek kötüleştiğine dikkat çekerek Moskova’nın bu ülkede savaşan tarafların ateşkes ilan etmesini ve sorunların siyasi çözümü için görüşmelere başlamasını istediğini söyledi. Putin, Libya’daki karışıklıktan NATO’yu sorumlu tutarak şunları dile getirdi: “Libya konusunda Rusya’nın neler yapıp yapmayacağı önemli bir konu. Ama genel olarak Libya’daki olayların nasıl başladığı, bu ülkenin devlet sistemini kimin yıktığını hatırlamakta yarar var. Bildiğim kadarıyla bu NATO’nun kararıydı. Avrupa uçakları Libya’yı bombaladı. Sonucu ortada, Libya’nın devlet sistemi yok edildi.”
Libya’da biri ülkenin doğusundaki Tobruk kentinde, diğeri ise başkent Trablus’ta olmak üzere iki ayrı hükümet bulunuyor.
Libya Ulusal Ordusu adlı askeri güçlerin komutanı General Halife Hafter, Tobruk’taki hükümeti temsil ediyor. Hafter yönetimindeki askeri güçler, Trablus merkezli Türkiye ve Katar’ın desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli Ulusal Birlik Hükümeti ile savaş halinde.
Hafter güçlerinin yaklaşık üç ay önce Trablus’u ele geçirmek için karadan ve havadan saldırılar düzenleyerek gerçekleştirdiği askeri operasyon hedefine istenen hedefe ulaşmamıştı.
Bunda Türk devletinin Libya’da yürüttüğü kontra faaliyetleri, çete ve silah takviyesinin önemli olduğu belirtiliyor.
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’da 21 Haziran’da yaptığı konuşmada Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti’ni desteklediğini açık bir şekilde dile getirmiş ve Türkiye’nin yaptığı yardımlarla Ulusal Birlik Hükümeti ve Libya Ulusal Ordusu arasında bir dengenin sağlandığını söylemişti.
Bu arada Türkiye ve Katar’ın, DAİŞ ve El Nusra gibi çetelerin de bağrından çıktığı Müslüman Kardeşler kökenli Ulusal Birlik Hükümeti’ne olan desteğini farkeden General Hafter sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’yi “Düşman” ilan etmişti. 29 Haziran’daki bu açıklama, Libya karasularına giren Türk gemileri ve hava sahasındaki Türk uçaklarının vurulmasını kapsıyordu. Açıklamadan kısa bir süre Türkiye’ye ait iki insansız hava aracının (İHA) vurulduğu belirtilmişti.
Bu açıklamalardan kısa bir süre sonra 1 Temmuz’da Libya’daki 6 Türk vatandaşı General Hafter güçlerince alıkonulmuş, bir gün sonra da serbest bırakılmıştı.
İsim isim deşifre edildi
Türkiye, Libya’ya sadece çete ve silah transferi yapmıyor. Sadece İHA’larla keşif faaliyetleriyle sınırlı bir faaliyet de yürütmüyor. Tümgeneral düzeyinde Türk askerleri ve istihbarat görevlileri Trablus’ta konumlanarak Ulusal Birlik Hükümeti’nin bilgisi dahilinde gizli askeri ve istihbari faaliyetler de yürütüyor.
Libya’da haber portalı Almarstad bu hafta içinde söz konusu asker ve istihbaratçıların listesini yayınlamıştı.
Yayınlanan listede yer alan isimler şunlar: Bülent Kutsal, Cihan Utku, İzzettin Yeşilyurt, Kanal Emre, Emir Muratlı, Levent Uygun, Gürsel Çaypınar, Selçuk Yavuz, Mehmet Hüsamettin Yücesoy, Emir Karaoğlu, Fatih Dündar, Deniz Pınar, İrfan Özsert, İlkay Çam, Cemal Balıkkı, İlkay Altındağ, Göksel Kahya, Can Sabıtay, Şahan Aydın, Ömer Akçılpunar, Erçin Teoman, Bekir Aydın, Süleyman Anga. Habere göre Türk ekibinin başında Türk Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tüm General Göksel Kahya bulunuyor.
Yazarımız Veysi Sarısözen dünkü yazısında Türkiye’nin Libya’da günümüzde yürüttüğü kontra faaliyetlerini 1911 yılında Enver Paşa ve ekibinin bu ülkenin Trablus, Derne, Bingazi ve Tobruk kentlerinde yürüttüğü ve sonu hüsranla biten faaliyetlere benzetti.
Türkiye, Libya’ya bu müdahaleyle bir yandan yayılmacı amacını gerçekleştirirken, bir yandan da yasadışı bir şekilde Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde bu ülkeyi bir sıçrama tahtası olarak kullanmak istiyor.
Keşif uçağı düşürüldü
Öte yandan Libya’da taraflar arasındaki savaş da sürüyor.
Libya’da keşif yapan Ulusal Birlik Hükümeti’ne ait L-39 tipi savaş uçağının düşürüldüğü belirtildi.
General Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun, Tarhuna bölgesinde keşif yapan Türk devletinin desteklediği hükümet ait L-39 tipi bir savaş uçağını düşürdüğü belirtildi.
Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Ahmed El Mismari, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kendilerine bağlı yer savunma birliklerinin L-39 uçağını düşürdüğünü ve pilotun öldüğünü duyurdu.
HABER MERKEZİ
Putin nükleer denizaltı yangınını doğruladı
Rusya, çıkan yangın nedeniyle 14 askerin öldüğü Rus denizaltısının bir nükleer denizaltı olduğunu doğruladı. Kremlin, “çok gizli” olduğu gerekçesiyle üç gündür olayla ilgili bilgi paylaşmıyordu. Putin, denizaltıdaki yangın hakkında Şoygu’dan bilgi aldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Barents Denizi’nde Pazartesi günü yanan Rus denizaltısının nükleer reaktörlü olduğunu teyit etti.
Denizaltının nükleer reaktörle çalıştığı, Putin ile Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu arasındaki görüşmenin içeriğinin Kremlin tarafından yayımlanmasıyla doğrulanmış oldu.
Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, görüşmede denizaltıdaki nükleer reaktörün durumunu soran Putin, reaktörün güvenliğinin mürettebat tarafından başarıyla sağlandığı yanıtını aldı. Şoygu’nun ayrıca reaktörün sorunsuz şekilde çalıştığını aktardığı açıklandı.
İlkin gerçekleri açıklamamışlardı
Şoygu, yangının, denizaltının batarya bölümünde çıktığını, ardından yayıldığını belirtti. Hem Kremlin hem de Savunma Bakanlığı, yangın çıkan denizaltının bir nükleer denizaltı olduğu yönündeki haberleri doğrulamaktan kaçınmıştı.
MOSKOVA
‘S-400’lerde ilk teslimat pazar günü’
Türkiye’ye ilk S-400 bataryasının teslimatı için yüklemenin Pazar günü yapılacağı bildirildi. Kremlin de anlaşmanın planlandığı gibi devam etttiğini açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, S-400’lerin Türkiye’ye teslimatı için yüklemenin Pazar günü yapılacağına dair Türk basınında çıkan haberlere yönelik açıklamada bulundu. Peskov “S-400 anlaşmasının planlandığı gibi devam ettiğini teyit edebilirim” ifadesini kullandı.
Türk basınında çıkan haberlerde, Rusya’dan alınan S-400 füze savunma sistemlerinin Türkiye’ye teslimatı için yüklemenin Pazar günü yapılacağı bildirildi. Habertürk, S-400’lerin Rus askeri havalimanından Pazar günü yüklemesi yapılması planlanan S-400’lerin önümüzdeki hafta Türkiye’ye gelmesinin beklendiğini duyurdu.
MOSKOVA