• Avrupa Birliği'nin en üst yargı kurumu olan Avrupa Adalet Divanı, PKK'nin AB üyesi devletlerin 6 ayda bir toplandığı AB Konseyi tarafından yenilen 'terör örgütleri listesine' alınmasına karşı açılan davada karar verdi.  
  • 10 Şubat 2014 tarihli listeden sonra 2017'ye kadar her 6 ayda bir yenilenen diğer listelere (toplam 5 liste) karşı açılan davalara bakan Adalet Divanı Genel Mahkemesi, AB Konseyi kararlarının iptal edilmesine hükmetti. 
  • 5 liste için PKK'ye karşı ileri sürülen argümanları yetersiz bulan Adalet Divanı, PKK'nin 2001'de AB tarafından alınan bir karar sonrasında 2002'den itibaren alındığı 'terör örgütleri listesinden' çıkartılmasına ilişkin ise bir karar vermedi. 

Avrupa Adalet Divanı PKK’nin Avrupa Birliği ‘terör örgütleri listesi’nde yer almasının haksız ve hukuksuz olduğuna karar verdi. Avukat Mahmut Şakar, “Çok önemli bir karar PKK’nin listeye alınmasını gerekli gören herhangi bir hukuki dayanak kalmadı. Liste PKK açısından çöktü” dedi. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar ise “Bu kararla Sadece AB değil Amerika ve İngiltere’nin listeleri de çökmüştür” dedi.

11 Eylül 2001 yılında ABD’de gerçekleşen saldırı sonrasında BM’in aldığı 1373 sayılı ‘terörün finansmanının önlenmesi’ kararından sonra Avrupa Konseyi 2001/931 sayılı karar ile PKK’yi ‘terör örgütleri listesi’ne almıştı. Avrupa Konseyi tüzüğü nedeniyle de PKK Avrupa Birliği’ne bağlı 28 ülkede ‘terör örgütü’ ilan edilmişti.

PKK’nin AB ‘terör örgütleri listesi’nden çıkarılması için PKK Yürütme Konseyi Üyeleri Murat Karayılan ve Duran Kalkan adına 2014 yılında Avrupa Adalet Divanı’na yapılan başvuruda karar dün açıklandı. 2014-2017 yılları arasında güncellenen 6 ayrı liste için Adalet Divanı, ileri sürülen argümanların doğru bir şekilde incelenmediğine, PKK’nin listeye alınmasına dair kararın yeterli argümana dayanmadığına hükmetti. Adalet Divanı, 10 Şubat 2014 yılından 2017 yılına kadar açıklanan ’terör örgütleri listesi’nde PKK’nin yer almasının hukuki hiçbir dayanağı olmadığını belirtti.

2014-2017 listesinden çıktı

PKK’nin listeden çıkarılması için yapılan başvuruya ilişkin Adalet Divanı 14 maddelik kararını açıkladı. Adalet Divanı Genel Mahkemesi PKK’nin listeye alınmasına gerekçe gösterilen Avrupa Konseyi tüzüğünün ilgili maddelerinin PKK’ye uygulanamayacağını belirterek, PKK’nin listede yer alması gerekçelerinin yetersiz olduğunu belirtti. Mahkeme, yasağa gerekçe gösterilen bir dizi olay ve eylem sıralandığını ancak bu tür argümanların AB tarafından yeterli bir hukuki süzgeçten geçirilmediğine işaret etti.

Mahkeme masrafları AK’ye

Adalet Divanı ayrıca mahkeme masraflarının ve PKK’nin davadaki masraflarının, Avrupa Konseyi tarafından karşılanmasını da karara bağladı. Davaya müdahil olan Avrupa Komisyonu, Birleşik Krallığın da kendi dava masraflarını karşılamasına karar verildi.

Haksız ve hukuksuz

Adalet Divanı’na yapılan başvurucu ekip içindeki yer alan avukat Mahmut Şakar, kararı gazetemize değerlendirdi. “Son derece önemli ve tarihi bir karar” diyen Avukat Şakar, “Şubat 2014’de 2017’ye kadar her altı ayda bir yenilenen tüm listelere karşı yapılan itirazda mahkeme, bu süre zarfındaki tüm listeye alınmaları haksız buldu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. Son 3 yıl boyunca PKK’nin listeye alınmasını gerekli gören herhangi bir hukuki dayanak kalmadı. Yani listenin PKK açısından çöktüğünü söyleyebilirim” diye konuştu.

Dört gerekçe de çöktü

2014-2017’ye kadar 6 ayda bir yenilenen listeler için dört temel gerekçe sunulduğunu hatırlatan Av. Şakar, “Dolayısıyla bu 4 temel gerekçe de çöktü. Mahkeme bunları yetersiz buldu” diyerek şu ayrıntıları paylaştı:  “Birincisi geçmiş eylemlerdi. Mahkeme bunun için başvurucuların argümanlarının dikkate alınmadığını belirtti. Örneğin PKK’nin son dönemde Ortadoğu’da oynadığı rol dikkate alınmadı. Örneğin bu eylemlerin hukuk yoluyla mahkemeler tarafından soruşturulmadığı, sadece basından alındığını söylüyor. Dolayısıyla Avrupa Konseyinin sunduğu bu eylem listesiyle PKK’nin ‘terör listesi’nde kalamayacağını çünkü güncel, yeni değerlendirmeler yapmadığını, özetle PKK’nin Ortadoğu’daki rolü ve misyonunun altını çiziyor.

Fransa kararı gerekçe olamaz

İkinci olarak mahkemeye sunulan 3 ayrı karar vardı. Birisi Fransız mahkemesinin Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne ilişkin kararıdır. Bunun içinde şu belirtildi: Bu davada listeye alınma gerekçesi olamaz çünkü bu dava yerelde açılan bir davaydı ve PKK taraf değildi. PKK’nin ‘terörist örgüt’ olup olmadığına dair bir dava değildi. Ve PKK orada bir savunma da yapmadı. Dolayısıyla böylesi bir yerel mahkeme kararının PKK açısından listeye alınmanın gerekçesi sayılamayacağını belirtti.

ABD ve İngiltere’ye de ret

Yine üçüncü ve dördüncü neden olarak ABD ve İngiltere’nin PKK’yi listeye alma gerekçeleri vardı. Bunların da hukuki olmadığı, bu olaylarının bazılarının eski olduğu, bazılarının hukuksal süreçten geçmediği ifade edildi.”

Herhangi bir gerekçe kalmadı

“Hukuksal anlamda aslında PKK’nin bu üç yıl içerisindeki tüm listelerden çıkarıldığı anlamına gelir” diyen Av. Şakar, “PKK’nin listede kalmasının herhangi bir gerekçesinin kalmadığını, Lüksemburg’daki mahkeme de onaylamış oldu” diye konuştu.

Listede kalacak mı?

PKK için 2014-2017 arasındaki tüm listelerin çöktüğünü kaydeden Şakar, “2018’deki listeye ilişkin henüz itiraz yapılmadığı için belki listede kalabilir. Yeni bir gerekçe olmadığı için kararın 2018 için de geçerli olması gerekiyor. Eğer Avrupa Birliği yeni gerekçelerle karşımıza çıkmazsa mevcut gerekçelerle PKK’yi listede tutma imkanının kalmadığını söyleyebilirim. Bundan sonra AB’nin yaklaşımının ne olduğunu da göreceğiz” diye belirtti.

Terör söylemi artık geçersiz

Mahmut Şakar kararın “önemli ve tarihi” olduğunun tekrar altını çizerek şunları belirtti: “Kürt halkının bundan sonraki mücadelesini özgürlük taleplerini önemli ölçüde pozitif anlamda etkileyecek bir karar olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu sadece Avrupa Birliği Konseyinin değil Türkiye’nin de 40 yıldır Kürtlere karşı uyguladığı terör söyleminin de bir geçerliliğinin kalmadığını ortaya koyuyor.”

PKK davalarını da etkileyecek

Şakar, “Karar diğer ülkelerdeki davaları nasıl etkileyecek” sorumuza ise şu yanıtı verdi: “Karar sadece davalar değil bir bütün olarak Kürtlerin yaşadığı her ülkedeki hukuksal sürece yansıyacak.

Almanya’da süren davalar kendi gücünü iç hukuktan da alıyor ama önemli oranda AB listesine dayanıyor. Belçika, geçmişte Danimarka davası, ROJ TV davası, tüm bu davalar PKK’nin AB ‘terör örgütleri listesi’nde olması gerekçesiyle açıldılar.

Yani stratejik bir neden ortadan kalkmış olacak, pozitif etkisinin olacağının tahmin ediyoruz.”

ABD’ye de güzel bir cevap

Şakar, Adalet Divanı’na yapılan başvurunun PKK yöneticileri Murat Karayılan ve Duran Kalkan’a ait olduğunu hatırlatarak, şunu da bir dipnot olarak ekledi: “ABD’nin listeye aldığı üç kişiden 2’si bu listeye karşı davayı açmıştı. PKK’nin terör örgütü listesinden çıkması ABD’nin bu iki yönetici hakkındaki iddiasına da verilmiş bir cevaptır.”

 

HABER MERKEZİ

 
 

‘Emsal olmalıdır’

 

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, “Bu kararla başta AB olmak üzere, ilgili devletlerin haksız ve hukuksuz bir şekilde Kürt hareketine dayattıkları terör listesi tüm dayanaklarıyla çökmüştür. Sadece AB değil Amerika ve İngiltere’nin listeleri de çökmüştür” dedi.

Aydar, mahkemenin verdiği kararla “‘Sizin dayanaklarınız yeterli değildir!’, ‘PKK terörist değildir!’” dediğini belirten Aydar, “Böyle düşünmesi büyük bir sonuçtur” ifadelerini kullandı.

Davaya ilişkin başından itibaren avukatlarla birlikte çalıştığını kaydeden Aydar, “Biz bu davanın takipçisi olacağız. Bu kararın Almanya’daki, Belçika’daki, Fransa’daki, başka yerlerdeki Kürt siyasetçilere açılan davalarda da emsal karar olarak uygulanması gerekiyor. Aynı zamanda İngiltere ve Amerika’nın, farklı ülkelerinin kararlarına da itiraz edeceğiz” dedi.

Listenin mağdurlarındanım

“Tamamen siyasi saiklerle, devletler arası kirli işbirliği ve pazarlıklarıyla PKK’nin listeye alındığı ve bu kararlar sonucunda Kürt halkının büyük mağduriyet yaşadığı ortadadır” diyen Aydar, listeye dayanarak Kürt kurumları ve siyasetçiler üzerinde gerçekleşen baskılar, açılan davalar, tutuklamalar ve cezaları hatırlattı.

Kendisi hakkında Belçika’da devam eden yargılamaya dikkat çeken Aydar şunları belirtti: “Belçika’da neden yargılandığıma ilişkin hiç kimse ‘Sen Belçika’da şuraya bir taş attın! Şu kişiyi rahatsız ettin!’ demiyor. Diyor ki; ‘terör örgütü yöneticisisin’, çünkü Avrupa Birliği listesine dayanıyor. Bu listesinin mağdurlarından bir taneside benim. Benim gibi binlerce, halk olarak milyonlarca insanımız mağdur oldu. Bu liste günümüze kadar halkımıza karşı çok zalimane uygulandı. Mahkemenin bu yönde karar alması önemli. Bunu önemsiyorum.”

ABD’nin kararına da işaret eden Aydar, “Bu karar, ABD’nin 3 Kürt önderinin başına para ödülü koyarak, arananlar listesine koymasına da bir cevaptır. Bu liste de çökmüştür” dedi.

Kararın Kürt özgürlük mücadelesinin diplomasi alanında da önünü açacağını kaydeden Aydar, “Kirli ittifaklar ve pazarlıklar sonucu Kürt halkına dayatılan haksız ve mesnetsiz iddialar çökmüştür. Bu alandaki mücadelemiz sürecektir” diye belirtti.