Londra'da gazetemizin 8'inci yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirilen dayanışma gecesine çok sayıda Kürdistanlı katıldı. BDP Wan Milletvekili Özdal Üçer'in de hazır bulunduğu etkinlikte, özgür basın geleneğinin Kürt Özgürlük Mücadelesi'ndeki rolü ve önemine vurgu yapıldı.

Gazetemiz Yeni Özgür Politika'nın 8'inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle İngiltere'nin başkenti Londra'da gerçekleştirilen dayanışma gecesinde okurlarımızla buluştuk. 1 Şubat Cumartesi günü Kervan Düğün Salonu'nda bin kişinin katılımıyla düzenlenen etkinlik, özgür basın şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Kürt medyası halk ile ayakta

Gazetemizi temsilen okurlarımızı selamlayan arkadaşımız Mahmut Seven açılış konuşmasında şunları söyledi: "Bedeli milim milim, gerektiğinde canla ödenerek korunan ve geliştirilen Kürt medyası, sadece ama sadece siz değerli halkımızın ortak iradesi ve ekonomik gücüyle bütün zorluklara göğüs germiştir. Özgür basın, halen bugün de sömürgeci güçlerin temel hedefi durumundadır. Sömürgeciler ve onların müttefiklerinin bütün çabalarına rağmen pes etmiyoruz, direniyoruz ve başarıyoruz." 


Ape Musalar'dan devralındı
Seven'in konuşmasının ardından Göçmen İşçiler Kültür Derneği Yönetim Kurulu'nun dayanışma mesajı okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi: "Özgür basın geleneğinin güçlü bir damarını temsil eden, Ape Musalar’dan mücadele geleneğini devralıp sürdüren Yeni Özgür Politika emekçilerine selam olsun. Kavga alanlarında omuz omuza zafere yürüyüşümüz devam ediyor."

Öcalan halklara güvendi
Daha sonra gecemize katılan BDP Wan Milletvekili Özdal Üçer bir konuşma yaptı. Ağırlıkta Türkiye ve Kürdistan'daki siyasal gelişmeler ile çözüm sürecini değerlendiren Üçer, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çözüm ve barış sürecini başlatırken, sistem partilerine değil, halklara ve Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ne güvendiğini söyledi.

Katliam mimarları

Üçer, "Zîlan ve Dêrsim Katliamları'nın mimarı CHP, Roboskî'nin ise AKP'dir. Bir halkın önderi durumundaki Öcalan'a tecrit AKP-CHP ve MHP'nin ürünüdür. Tabii ki Kürt Halk Önderi, onbinlerce Kürt kişiyi tutsak eden AKP'ye güvenerek bu süreci başlatmadı. O kendi halkına ve onun özgürlük hareketine güveniyordu." Herkesin başlangıçta, "Erdoğan samimi mi, değil mi" diye sorduğuna vurgu yapan Üçer, başta AKP olmak üzere sistem partileri ve onların temsilcilerinin samimi olmadığını vurguladı.

Seçim için çağrı

Şemzînan Direnişi ve Rojava Devrimi'nin Kürt halkının özgürlük mücadelesine büyük bir ivme kazandırdığını sözlerine ekleyen Üçer, 30 Mart’a gerçekleşecek olan seçimlere de değinerek Kürt halkının ve bütün ezilenlerin kendi değerlerine sahip çıkıp, HDP ve BDP’ye destek vermeleri çağrısında bulundu.
Konuşmasının devamında halen Kürtlerin Sünni-Alevi- Êzîdî şeklinde birbirine düşürülmek istendiğini kaydeden Üçer, "Sünnilere ve Alevilere soruyorum. Şêx Said'i idam eden zihniyet, Alevilerin büyük bir değeri olan Seyid Rıza'yı idam etmedi mi? Neden idam etti peki? Çünkü iki önderin ortak özelliği her ikisinin de Kürt olmasıydı" şeklinde konuştu.

Kültür programı

Üçer, son olarak özgür basının Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nin gelişimine önemli katkılar sunduğunu, halkın da kendi medyasına gereken desteği esirgememesi gerektiğinin altını çizdi.
Dayanışma gecemizde sanatçılar Bülent Turan, Ayfer Düzdaş ve Koma Sersi müzik dinletilerini sundu. Etkinlik sloganlar eşliğinde çekilen halaylar ile sona erdi.


CAN YILDIZ/LONDRA