
Londra SOAS Üniversitesi Ermeni Topluluğu ile Ermenistan Müziği Projesi’nin birlikte organize ettiği etkinlik yazar, oyuncu, yayıncı ve insan hakları aktivisti Nouritza Matossian’ın ev sahipliğinde Londra SOAS Üniversitesi’nde gerçekleşti.
Büyük ilgi gösterilen etkinlik, Nouritza Matossian’ın açılış konuşması ile başladı. Ermeni Soykırımı’nın mimarı Talat Paşa’nın ‘’Tek bir Ermeni’nin izi kalmayacak’’ sözlerini hatırlatan Matossian, bu topluluğun yaşayacağı korkunç trajediyi, dünyaya anlatacak aydınların ortadan kaldırılması amacıyla 24 Nisan 1915’te İstanbul’dan başlamak üzere Ermeni bürokratları, entelektüelleri, din adamları, doktorlar, gazeteciler ve diğer bilim insanları ve sanatçıların tutuklanıp, korkunç işkenceler sonucunda öldürüldüklerini anlattı.
Matossian, Ermenice’nin yanı sıra Kürtçe ve Türkçe eserleri de derleyen Gomidas Vartabed’in de bu yolculuk sırasında ruh sağlığını yitirdiğine vurgu yaptı.
Sanatla ölüm yolculuğu
Açılış konuşmasının ardından Ermeni dansçı Lusine Hakobyan, 1915 Ermeni Soykırımı sırasındaki ölüm yolculuğunu tasvir eden tiyatral dans gösterimi ile sahne aldı.
Ailesi 1915 Ermeni Soykırımı mağduru olan kostüm tasarımcısı Alexandra Kharibian’ın tasarımını yaptığı geleneksel Ermeni kostümü içerisinde dans eden Hakobyan’ın gösterimi salonda duygusal anlar yarattı.
Etkinlikte Kürt şarkıcı Suna Alan ve Grup Awaz üyeleri Rıza Koyupınar (perküsyon), Soner Gölbaş (bağlama) ve Öncü Göçebe (gitar) Kürtçe ve Ermenice şarkılarıyla sahne aldı. Ölümü tasvir eden Kürtçe bir ağıt ve yaşamı sembolize eden bir kilamın ardından Alan, 1909 Adana (Kilikya) Katliamı’nı anlatan “Adana Vogperke” ağıdını okudu.
İki ayrı Ermeni halk şarkısı daha seslendiren şarkıcı, son olarak Kirmançkî bir Dêrsim kilamı ve Aram Tîgran’dan ‘Leyla’ şarkısını dinleyiciler ile paylaştı. Aram Tîgran’ın Kürt müziğine katkısının büyük olduğunu ve sayısız eserler bıraktığını sözlerine ekleyen Alan, 2009’da vefat eden Tîgran’ın Amed’de gömülme isteğinin Türk otoriteleri tarafından reddedildiğini söyledi.
Programın ilerleyen saatlerinde Anadolu, Akdeniz etnik ezgileri seslendiren ve yakın zamanda albümü çıkacak olan Olcay Bayır, üç Ermenice halk şarkısı seslendirdi. Bayır’a, Mer Dan (Evimizin Arkası), Hala Hala Ninnoyi, Garun Ekav (Bahar Geldi) isimli şarkılarında çello ve kavalla Cassandra Balosso Bardin, gitarlada George Tsiaousidis eşlik etti.
Sanat ve dostluk önde
Natalie Manukyan ve İrlandalı-Ermeni Anna Delhaye, 1964’te atalarının kemiklerinin bulunduğu Bedlis’i ziyaret etmek üzere Kürdistan’a giden William Saroyan, Çewlîkli Baroyr Sevag’tan şiirler okudular. Etkinlik, 2007 yılında katledilen gazeteci, yazar Hrant Dink’in en çok sevdiği ‘Sarı Gelin’ şarkısının şarkıcı Suna Alan tarafından seslendirilmesi ardından sonra erdi.
Etkinlik organizatörü ve Ermenistan Müziği Projesi’nin kurucusu Hasmik Movsisian etkinliğe dair şunları söyledi: ‘’Ermeni Soykırımı’nı anmak ile birlikte, aynı zamanda yaşam, müzik, sanatla dostluğu da ön plana çıkaran böylesi duyarlı ve yetenekli sanatçıların bir araya gelmesi beni onurlandırdı. Programı izlerken, kendi kendime “Bunu gerçekleştirdim” dedim, Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümü için gelecek yıl benzer bir etkinlik düzenlemenin ne kadar doğru olacağını düşündüm. Oldukça canlı ve uzun süre hatırlanacak bir etkinlik olduğuna inanıyorum.”
Kürt şarkıcıların jesti
Etkinliğe ev sahipliği yapan insan hakları aktivisti Matossian ise “1915 Ermeni Soykırımı anma etkinliğinde Suna Alan, Olcay Bayır, Alexandra Kharibian ve Lusine Hakobyan gibi günün anlamına değer katan sanatçılarla birlikte olmak bizi mutlu etti. Benim için, Kürt şarkıcıların bir dayanışma jesti olarak Ermeni halk şarkılarını bu denli güzel söylediklerini duymak gurur verici oldu. Yine William Saroyan ve Baroyr Sevag’ın şiirlerini muhteşem bir netlik ve güç ile Natalie Manukyan ve İrlandalı-Ermeni Anna Delhaye’den dinledik. Etkinlik tam da şehit arkadaşımız ve kahramanımız Hrant Dink’in arzuladığı bir gece oldu ve Suna Alan’ın Hrant’ın en sevdiği Sarı Gelin şarkısını Ermenice ve Türkçe söylemeyi kabul etmesi beni çok etkiledi. Dilerim bu gece, nice benzeri ortak etkinliklerin ilki olur” dedi.
KÜLTÜR SERVİSİ