Ülkede artık gündelik olan milyonlarca taciz olayından, basına yansıma fırsatı bulabilen bir tanesi sadece. Şort giyindiği için belediye otobüsünde onlarca insanın tanıklığıyla, yumruklanan bir genç kadın.
Yine otobüste geçen bir psikolojik taciz olayını, onu bizzat yaşayan kadının anlatımıyla aktarıyorum; "Koridordan taraf oturan başı açık bir kadının, yolcuların daha rahat ilerleyebilmeleri için yanındaki kapalı bir kadın yolcudan ‘biraz toparlanmasını’ rica etmesine aldığı aşağılayıcı cevap: "Erkekler sana değse de bir şey olmaz!?"
"Senin başın açıksa, tacizi de göze alıyorsundur" demeye getiren bu cevapla kadın, türbanlı olmamanın, başı açık gezmenin tacizlere davetiye çıkaran bir durum olduğunu savunabiliyor.
Kadının kadına reva gördüğü bu türden psikolojik tacizlerin, erkek egemen zihniyeti ve cinsel şiddetinin, kadındaki yansımaları olduğunu biliyoruz. Bu zihniyetin sirayet ettiği (kadın-erkek fark etmez) toplumsal kesimlerle mücadele ederken, bazen kadınlar lehine bu mücadeleyi yürütenlerin kullandığı argümanların da en az bu şiddet kadar tehlikeli olabileceği göze çarpıyor!
Belediye otobüsünde şort dayağı yiyen kadın, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün bir sporcusu. Türk basını, kadının sporculuğunu çok ön plana çıkardığı için ben de not düşmüş olayım. Çünkü tartışmalar, biraz da bu eksende odaklanarak devam ediyor.
Bahçeşehir’de otobüste yaşanan bu şort şiddetini protesto etmek için bir araya gelen kadınların, yaptıkları basın açıklamasında kullanılan ifadeler, açıkçası beni şaşırttı.
Açıklamada; "Bir sporcu, bir voleybolcu maalesef böyle bir olaya maruz kaldı. Bizler sürekli antrenman ve maç trafiği yaşıyoruz. Biz sporcular gibi vatandaşlarımız da bir yerden bir yere giderken şort giyebilmelidir" denilmiş. Oldukça mahcup bu ifade tarzıyla, birilerinden çekinildiği açık.
"Sporcular olarak biz bu mereti (şort) giymek zorundayız ama vatandaşlar da giyebilsin" şeklindeki kerhen açıklamalarla, kadın hakları savunusu yapılamaz! Birilerinden lütuf bekleme üzerine kurgulanan savunular; kaş yapayım derken, göz çıkarır. Benzeri açıklamaları, "kadınlar spor yapsın mı, yapmasın mı" ya da "kadınlar sporu şortla mı yoksa çarşafla mı yapsın" türünden absürd ve tehlikeli tartışmaların izleyeceğinden şüpheniz olmasın.
Ayrıca, dayağa maruz kalan kadın, yaşadığı mağduriyetin protesto edildiği basın açıklamasına, ait olduğu kulüp izin vermediği için katılamıyor. Çünkü; "Beşiktaş Jimnastik Kulübü, oyuncularının böyle bir organizasyona katılmasını istemediğini" açıklamış?!!
Bundan da kulübün ne kadar siyasetler üstü(!) ve sporcularını kollayan bir spor politikasına sahip olduğu anlaşılıyor!!!
Haremlik-selamlık denemeleriyle ünlenen AKP’nin belediye otobüslerinde yaşanan bu tür taciz vakalarının, garipsenmekten çok alkışlanır hale geldiği bir ülkedir artık TC devleti.
Benzeri bir olayın yine belediye otobüsünde meydana gelmesi, iktidar partisine oy veren insanların, kendilerine benzemeyenlere karşı geliştirdikleri şiddet dolu tavırlarda, vardıkları pervasız noktayı gösteriyor.
Başlarını kapatabilme özgürlüklerini sonuna kadar savunduğum kadınların, kafalarının içinin de zifiri bir karanlıkla kapatılmasına seyirci kalmaları affedilemez. Ahirete olan inançları gereği inananların, "günah ve sevaplarından ötürü hiç kimsenin başkasının yerine sorgulanmayacağını" bildiklerini sanıyorum. Bu bilgiyle düşünebilen bir insan, başkalarının tercihlerine saygı duymak zorundadır, inanç da bunu emreder.
Devletin de ortağı olduğu, kadına ve vatandaşa şiddet olaylarının, mahalle baskısıyla beslenip doruğa ulaştığı bir ülke burası. Burada, insandan yana olan diğer her şey gibi demokratikleşmenin de tersten okunduğu malum.
Benim merak ettiğim ise; her fırsatta, kendi iktidarları döneminde ülkenin nasıl demokratikleştiğini vurgulamaktan keyif duyan bir başbakan, kadın kırımı ve sokak baskısının katlanarak hız aldığı bu zamanlarda ne düşünür acaba?
 Başbakanın, hükümetin, iktidar ve taraftarlarının "Yaradılanı severim, yaradandan ötürü" iddialarını hayata geçirmelerinin önündeki engel ne acaba? ‘Kendisinden farklı olana duyulan sevgisizlik ve tahammülsüzlük’ olabilir mi?