İki buçuk yaşındaki Kübra aç- lıktan öldü. Annesi "iki çocuğum var, onlar da aç. İki gündür evde tencere kaynamadı" demiş habercilere. "Allah açlıkla sınamasın kimseyi" der kıtlık günlerini yaşamış eskiler. Oysa artık bir sınav değil açlık, ölüm nedeni.
Devlet sosyal destek sağlamadığı gibi Kürt illerinde sürdürdüğü savaş, yıkım ve zorla göç nedeniyle daha da devleşen işsizlik, yabana atılır gibi değil Türkiye'de. Kaldı ki çok zamandır çalışmak da yetmiyor doymaya. Türk-İş'in аrаştırmаsınа göre, еkim ayında 4 kişilik bir aile için açlık sınırı; 1405 lira 30 kuruş, yoksulluk sınırı 4 bin 577 lira 51 kuruş oldu. Asgari ücret ise sadece 1300 TL. Reklamlara bakarsanız; bozdur bozdur harca hatta biriktir ev al. Gerçek hayatta açlıktan öl.
TUİK temmuz verilerine göre dar tanımlı işsiz sayısı geçen yıla göre 354.000 artarak 3 milyon 324 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı ise geçen yıla göre 393 bin artarak 6 milyon 342 bin oldu. Tem- muz 2016 döneminde genç (15- 24 yaş arası) işsizliği 19,8’e yükseldi. 1 milyon 70 bin genç işsiz. Verilere göre çeşitli kategorilerdeki kadın işsizliği diğer işsizlik türlerine göre oldukça yüksek.
İşsizlik ve gelir yetersizliği sa- dece rakamsal bir durum değil, can alıyor, hem de her saniye. İnternette bir araştırma sitesi var, ekrandaki verileri her saniye güncelliyor. Dünyanın nüfusu, doğum sayısı, ölüm sayısı v.b. pek çok başlık. Baktım, bugün o saniyede ölenlerin sayısı 85.220, açlıktan ölenlerin sayısı 15.211 idi. Rakamlardaki akış/artış insanın aklını zorlayacak kadar hızlı. Birini düşünemeden onlarcası ekleniyor, her biri sadece bir rakam...
Kübra, ön otopsi raporunda ölüm nedeni "beslenme yetersizliği" yazdığı için gazetelerin 3. sayfasında da olsa haber olabildi. Yoksa binlercesi gibi hiç bilmeyecektik. Haber olunca yüreğimizi sızlatan Kübra, açlıkla cebelleşirken yoktu çünkü. Hatta Samsun yerine Hakkari'de yaşasaydı, haber olup gazeteleri meşgul etmeyecekti belki de.
Kübra öldü, arkasında ölümle burun buruna yaşamak zorunda olan kardeşleri. Şırnak'ta çadırda yaşarken tanıştığım Mahir ve kardeşleri de aynı tehdit altında. Bölgede süren savaş; şehirlerin bombalanması, yıkılması, halkın zorla göçe zorlanması, iş imkanlarının ortadan kalkması nedeniyle halk işsiz ve hiç bir gelire sahip değil. Kardeş aile kampanyaları ve yetersiz desteklerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak insanın bir dayanma gücü var. Bölgede yapılan çalışmalarda dikkat çekildiği üzere; özellikle çocuklar, yaşlılar ve hasalar kış koşullarına ve açlığa da- yanamayacaklarından toplu ölümler kapıda.
İşsizlik ve düşük gelir devlet politikalarının bir sonucu. Savaş da öyle. Bu yüzden bir yandan ve mutlaka devlet politikalarını değiştirmek için mücadele ederken, insani dayanışmayı es geçmemek gerekiyor. İstiyorum ki; Kübra'nın kaderi Mahir'in kaderi olmasın. Açlık ve soğuğun onları aramız- dan almasına izin vermeyelim.