Sözkonusu davada yargılanan 31 yaşında bir Türkiyeli, Almanya’nın Baden Würtemberg Eyaletine bağlı Stuttgart kentinde doğmuş ve burada meslek eğitimini tamamlamış. 2002’de uyuşturucu işine karışmış ve büyük miktarda uyuşturucu made ticareti yapmıştı. Ancak 2005 yılında hakkında arama emri çıkartılmış ve Almanya’nın talebi üzeri Hollanda’da yakalanarak buraya iade edilmişti.
Baden Würtemberg Eyalet Başkanlığı Kasım 2005’te suçlunun işlediği suçlardan dolayı sınırdışı edilmesi için dava açar. Stuttgart Eyalet Mahkemesinde görülen dava da suçlunun uyuşturucu suçundan dolayı toplumun güvenliğini bozduğuna karar vererek, onun sınırdışı edilmesine karar verir. Ancak Suçlu Türkiyeli, Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’ndan (Art. 7 des Assoziationsratsbeschlusses EWG/Türkei 1/80 - ARB 1/80) doğan haklarının olduğunu ve bundan dolayı sınırdışı edilemeyeceğini öne sürerek verilen karara itirazda bulunur.
İşte yapılan bu itirazı Federal İdare Mahkemesi görüşerek karara bağladı. Mahkeme defalarca uyuşturucu suçundan mahkum olan bir Türkiye’linin ‘Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’nun (EWG/Türkei 1/80 - ARB 1/80) 14. paragrafına göre sınırdışı edilmesi önünde herhangi bir engelin olmadığına karar verdi. Aynı mahkeme suçlunun ancak 9 yıl sonra Almanya’ya tekrar giriş yapabileceğini de karara bağladı.
Emsal Karar: Bundesverwaltungsgericht, Dosya Nr: BVerwG 1 C 20.11, 13.12.2012
Ek Bilgi:
Alman Göç Yasası md 53: Zorunlu
Sınırdışı Etme
Bir yabancı,
1. Kasten işlenmiş bir veya birden fazla suç nedeniyle en az 3 yıllık kesinleşmiş bir hapis veya gençlik cezasına çarptırılmış olması veya 5 yıl içinde kasten işlenmiş suçlar nedeniyle toplam en az 3 yıllık birden fazla hapis veya gençlik cezasına çarptırılmış olması veya kesinleşmiş son kararda ihtiyati tutuklama kararının verilmiş olması,
2. Uyuşturucu Maddeler Kanunu’na göre kasten işlenmiş bir suç, Ceza Kanunu’nun 125a maddesinin 2. cümlesinde belirtilen şartlar altında işlenmiş bir asayişi ihlal suçu veya yasaklanmış bir kamuya açık toplantı veya yasaklanmış bir yürüyüş çerçevesinde Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre işlenmiş bir asayişi ihlal suçu nedeniyle en az 2 yıllık kesinleşmiş bir gençlik cezasına veya bir hapis cezasına çarptırılmış ve cezanın infazının tecil edilmemiş olması veya,
3. 96. veya 97. madde hükümlerine göre yabancıları yasadışı yollardan ülkeye getirme suçu nedeniyle kesinleşmiş bir hapis cezasına çarptırılmış ve cezanın infazının tecil edilmemiş olması hallerinde sınırdışı edilir.
Türkiye-AB Ortaklık Hukuku (EWG/Türkei 1/80 - ARB 1/80)
- Bir üye ülkede, 1/8O sayılı OKK hükümlerine göre çalışma ve ikamet hakkına sahip olan bir Türk vatandaşının bu hakları; 1/80 sayılı OKK’nın 14’üncü maddesinin 1’inci fıkrası hükmüne göre ancak, kamu yararı, kamu güvenliği ve kamu sağlığı gerekçeleriyle sınırlandırılabilir; dolayısıyla bu hakları haiz bir Türk vatandaşının ikamet izninin sona erdirilmesi ve hakkında “sınırdışı kararı“ verilmesi konusunda üye ülkelerin idari mercileri, kendi ülkelerinin yabancılar mevzuatı hükümlerini değil, 1/8O sayılı OKK’nın 14’üncü maddesi hükmünü uygulamak durumundadırlar. Bir Türkiye vatandaşı, “diğer yabancılar üzerinde caydırıcı etki sağlamak” amacıyla bulunduğu üye ülkeden sınırdışı edilemez. Bu hakları haiz Türkiye vatandaşları, bulundukları üye ülkenin idari ve yargı mercileri nezdinde bu hükme dayanarak hak talebinde bulunabilirler.
- Bir Türk işçisi, 1/80 sayılı OKK’nın 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan şartları yerine getirmek suretiyle kazandığı her türlü işe girme hakkından doğan ikamet hakkını, sadece 1/80 sayılı OKK’nın 14’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında belirtilen hallerde (kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı nedenlerine bağlı kısıtlamalar) veya bulunduğu üye ülkeyi haklı nedenler olmaksızın önemsiz sayılamayacak bir süre terk etmiş olması halinde kaybeder.
YEK-KOM Beratungsstelle/
Adres: Graf Adolf Str.
70a,40210 Düsseldorf
hukukyardim@gmx.net
Tel: 0211-1711454
Mahkeme kararı sınırdışı edilme
Federal İdare Mahkemesi 13 Aralık 2012’de gördüğü davada bir Türkiyeli’nin sınırdışı edilmesine karar verdi. Mahkeme gerekçe olarak; Alman Uyuşturucu Maddeler Kanunu’na göre suç işleyen suçlunun toplumun güvenliğini tehdit ettiğine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca suçlunun Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’ndan doğan haklarına rağmen Almanya’dan sınırdışı edilmesini engelleyen şartlarının olmadığını ve bunların bu dava için geçerli olmayacağının altını çizdi. Gerekçe olarakta mahkeme suçlunun aynı suçu tekrar işlemesini gösterdi.