
Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, kamuoyunda “yargı paketi” olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u dün onaylayarak yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi. AKP Hükümeti’nin baskıcı, otoriter uygulamaları meşrulaştırılacak kanunun en tartışmalı maddesi; “somut delil”, “kuvvetli şüphe” yerine getirilen “makul şüphe.” 12 Eylül uygulamalarını bile geride bırakan yargı paketindeki bazı düzenlemeler şöyle:
Makul şüphe: Ceza Muhakemeleri Kanunu’ndaki ‘Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir’ cümlesinde ‘somut ve delillere dayalı kuvvetli’ ibaresi yerine ‘makul’ ifadesi getirildi.
Daha fazla dinleme yetkisi: Suç işlendiğine dair “kuvvetli şüphe” durumunda ağır ceza mahkemesi veya savcının kararıyla şüpheli dinlenebilecek.
- “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ile “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan” teknik takip yapılabilecek.
Avukatların erişim hakkına kısıtlama: Avukatların delil görme yetkisi “soruşturmanın amacının tehlikeye düşebilir” denilerek kısıtlanabilecek.
El koyma kararı: Hükümetin kendisine dönük 17 Aralık operasyonuna dayanarak yasalaştırdığı maddeye göre, taşınmazlara, hak ve alacaklara el koymanın kapsamı genişletildi. “Anayasayı ihlal”, “Yasama organına karşı suç”, “Hükümete karşı suç”, “Hükümete karşı silahlı isyan”, “Silahlı örgüt”, “Silah sağlama” ve “Suç için anlaşma” soruşturmalarında da el koyma kararı verilebilecek.
Yargıya ilişkin kararlar: Pakette, hakim ve savcılara zam yapılması, sicil affı gibi kararlar da yer alıyor.
ANKARA