Malazgirt açılmıştı, Mürşitpınar kapalı!

Tayip Temel
- DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, "Kürtlere dair büyük laflar etmeye de uzağa gitmeye de hiç gerek yok. 1071’de Kürtlerin açtığı kapılar ortada fakat bugün Kürtlerin kendisine bir Mürşitpınar Sınır Kapısı açılmıyor. Kürtler bunu nasıl okusun?" diye sordu.
BİA'dan Ayşegül Başar'ın sorularını yanıtlayan Temel, QSD ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmanın olumlu olduğunu, Suriye tarihinde belki de ilk defa Kürtlerin hukuk içine alınacağını belirterek, "Anlaşmanın kalıcı olabilmesi için Kürtlerin eşit yurttaşlık, yerel demokrasi, kültürel haklar ve güvenlik güvenceleri somut biçimde güvence altına alınmalıdır; aksi halde anlaşma kâğıt üzerinde kalır. Bu da herkesin isteyeceği son şeydir" dedi.
Uçum'un vaaz yetkisi yok
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un DEM Parti'nin Suriye'deki tutumunu eleştirerek "Öcalan’ın iradesine başkaldırı olarak görülebilir ve kendi seçmeninin iradesini tanımamak şeklinde değerlendirilebilir" yorumunu okuduğunu belirten Temel, şunları söyledi: "Bir doğru üç yanlış şey ifade ediyorsanız, o dediğiniz doğrunun da önemi kalmıyor. Yazılan analiz, içeriğinden önce 'Kürtlerin neye ihtiyacı olduğunu biz biliriz, Kürtler bilmez' tonundadır. Önce şunu netleştirelim; Kürtler, kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edemeyecek bir halk değildir. 200 yıllık inkâr, 50 yıllık çatışma, sayısız müzakere, ateşkes ve çözüm girişimi yaşamış bir halktan söz ediyoruz. Bu halkın feraseti de hafızası da tecrübesi de vardır. Kimsenin Kürtlere 'doğru gelecek' vaazı verme yetkisi yoktur, olmamalıdır da.
Yanıt bekleyen sorular
Bir diğer mesele, teorisi yapılan şeylerle pratikler aynı değil. Teori bitti diyor, pratik ceza yağdırıyor. Birkaç örnek vererek ve hatta sorarak ifade edeyim. Örgüt kendini feshetti, faaliyeti de yoktur. Peki neden insanlar hala örgüt propagandası gerekçesiyle yargılanıyor, cezalandırılıyor? Madem yeni bir dönemden bahsediyoruz, toplumsal barış için çabalıyoruz, neden siyaset yapmanın önündeki engeller artarak devam ediyor? Toplumsal bütünleşme nasıl sağlanacak? Kürtlere dair büyük laflar etmeye de uzağa gitmeye de hiç gerek yok. 1071’de Kürtlerin açtığı kapılar ortada fakat bugün Kürtlerin kendisine bir Murşitpınar sınır kapısı açılmıyor? Kürtler bunu nasıl okusun? Yürütme erki toplumun sorduğu bu soruları lütfen düşünsün.
Duygu kırılması vardır
'Kürtler duygusal kopuş yaşamıyorsa sorun yoktur, yaşıyorsa da bu irrasyoneldir' deniyor. Oysa gerçek şudur: Kürtlerde bir duygu kırılması vardır. Bu sosyolojiyi görmemek, onun var olmadığı anlamına gelmez. Bir başka başdanışman da dün 'Kürt sorunu yoktur' diyordu ekranlarda. İnsan böyle cümleler kurmaktan hicap duyar. 'Tek devlet, tek millet' vurgusunun bu kadar sert ve dışlayıcı bir dille yeniden üretilmesi de ayrıca düşündürücüdür. Yurttaşlık eşitliği, sadece metinlerde değil, gündelik hayatta hissedildiğinde anlamlıdır. Barış, bir tarafın diğerine neyin doğru olduğunu anlattığı bir süreç değildir. Barış, herkesin eşit konuştuğu, eşit dinlendiği bir zemindir. Üstten konuşarak, itham ederek, eski kodlara dönerek değil; cesaretle yüzleşerek, samimiyetle adım atarak ilerlenir. Aksi halde metinler ne kadar uzun olursa olsun, gerçek hayatta karşılığı olmaz."















