Maliye Bakanlığı üst düzey yöneticileri birer birer görevlerinden alınıyorlar. Söz konusu isimlerin, bir liste kapsamında çağrılarak görev değişikliklerinin bildirildiği öğrenildi. Vatan'dan Gülümhan Gülten'in haberine göre, dün öğle saatleri itibarıyla Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Özel Kalem Müdürü ile daha önce Özel Kalem Müdürü iken, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü'ne atanan isimlere kadar çok sayıda üst düzey bürokrat, genel müdür, başkan yardımcıları ve daire başkanları görevden alındı.

Bu kapsamda Muhasebat Genel Müdürü Mehmet Sarıtaş'ın da görevinden alındığı, Baş hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürü (BAHUM) Selahattin İnci'nin de emekliliğinin istendiği belirtiliyor. Gelir İdaresi, Gelir Politikaları, Muhasebat Genel müdürlüğü, Hukuk müşavirliği vb. bir çok ana birimde onlarca daire başkanı da görevden alındı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Özel Kalem Müdürü Abdülhamit Yıldız görev değişikliğini doğrularken, müşavirliğe alındığını belirtti. Öte yandan Bakanlık Basın Müşavirliği de görevden almaların nedenine ilişkin soruya, "İdari karar. Bu böyle bir dönemde yaşandığı için yanlış anlaşılmamalı. Bakanlığın idari kararıdır" açıklaması yaptı.


Bütün polisler gitti
Öte yandan 17 Aralık operasyonunu yapan polislerden biri bile kalmadı.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dün yapılan son değişiklikle 27 müdür ve müdür yardımcısının İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki kadroları, İstanbul'daki polis okullarına alındı. Atanan kadroların büyük bölümünün ortak özelliği "17 Aralık Operasyonu" sırasında kritik görev ve koltukları paylaşan isimler olmaları. Atamalarla, aralarında operasyonu yapan Organize Şube Müdürü Nazmi Ardıç ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakup Saygılı'nın da bulunduğu 27 müdür ve müdür yardımcısının İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile ilişkisi kesilmiş oldu.
 

ANKARA/İSTANBUL




Yolsuzluk limana vardı


İzmir merkezli 5 ilde dün sabah yolsuzluk operasyonu yapıldı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda; İzmir Kaçakçılık ve Mali Suç şubesi ekipleri, Ulaştırma Bakanlığına bağlı TCDD Liman İşletme Müdürlüğü ve bağlı bulunduğu daire başkanlıklarına yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonu düzenledi. Operasyon, İzmir merkezli olarak eş zamanlı Ankara, Van, Hatay ve İstanbul olmak üzere toplam 5 ilde yapıldı, yaklaşık 27 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan kişiler arasında; Ulaştırma bakanlığına Bağlı TCDD Genel Müdürlüğü’nde Görevli 1 daire Başkan Yardımcısı, İzmir Liman İşletmeleri Müdürü ve İzmir Liman İşletmelerinde görevli müdür yardımcıları, değişik kademeden liman memurları ve ihale alan şirket sahiplerinin bulunduğu ifade ediliyor. Suçlamalar: "Rüşvet almak ve vermek, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, görevi kötüye kullanmak, zimmet, nitelikli dolandırıcılık."
Eski Ulaştırma Bakanı ve AKP İzmir Büyükşehir Belediyesi adayı Binali Yıldırım, bacanağının da gözaltına alındığını belirterek, "zamanlamayı manidar" buldu.
17 Aralık'ta başlatılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında İstanbul Emniyeti'nde başlatılan görevden almalar 19 Aralık'ta İzmir'e sıçramış, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü ve Terörle Mücadele Şube Müdürü görevlerinden alınmıştı.

Hepsini aldılar

Öğleden sonra ise bu kez AKP Hükümeti operasyonculara daldı. Operasyonu yapan birimlerin başındaki Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Şevik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın ve Narkotik Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürü Behzat Tuzcu, öğleden sonra görevlerinden alındı.

İZMİR




Fitch Ratings: Kalıcı güçlükler

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'deki yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile hükümet ve yargı arasındaki tansiyona ilişkin olarak açıklama yaptı. Fitch Ratings'in resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, "Türkiye'deki siyasi kriz kalıcı güçlüklere işaret ediyor" ifadesi yer aldı.
Fitch Ratings tarafından yapılan "Türkiye'deki siyasi kriz kalıcı güçlüklere işaret ediyor" başlıklı açıklama özetle şu şekilde: "Piyasanın Türkiye'deki siyasi krize verdiği tepki, iç şokların bağımsız kredi yatırımcılarının, Türkiye'nin kredi itibarına yönelik algısına zarar vermektedir… Bu yılki yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde politik ve sosyal gerilimin daha fazla artması mümkün… Hükümet ile yargı arasındaki tansiyon kurumların bütünlüğü üzerinde baskı yaratıyor, bu gibi faktörler BBB- notu ile uyumsuz değil ancak kredi itibarını zayıflatma gücüne sahip… Kriz yatırımcıların Türk varlıkları üzerindeki risk primini artırdı ve yüksek cari açığa odaklanarak TL'nin rekor düşük seviyelere gerilemesine neden oldu. Kriz şu anda çok değişkenlik nitelikte, makroekonomik görünüm üzerinde henüz somut olumsuz bir etkisi olmadı."

ANKARA