Komutanlık tarafından yapılan açıklama şöyle: “TC ordusu tarafından Ertuş bölgesindeki Kinyanış köyüne gerçekleştirilen saldırıda çok değerli yurtseverimiz Mam Reşit (Reşit Arar) şehitler kervanına katılmıştır. Soykırım zihniyetinin yıllar önce göçertmek zorunda bıraktığı halkımız en son Şehit Rüstem Kampı’na yerleşerek yaşamını özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenerek sürdürmüştür. Bu zorlu ve çetin yaşamı ailesiyle direniş kültürüyle sağlayan Mam Reşit en küçük bir imkanda dahi toprağa bağlılığını göstermiş ve doğup büyüdüğü topraklara her fırsatta gitmiştir. O bu toprakları, Zagrosları adım adım bilen, sevgisiyle şefkate dönüştüren bir duruşun sahibi olmuştur. Bundandır ki onun yüreğinde gerilla her zaman ayrı bir anlam derinliğine sahip olmuştur. Zagroslarda dönem dönem bulunmuş, emektar duruşunu kimi zaman bir Gerilla Komutanı tarzıyla sergilemiş, yoldaşlarına sahip çıkmış, onlara Zagrosların Gerillası olmanın inceliklerini kavratarak göstermiştir. 

Önder Apo’ya ve özgürlük mücadelesi şehitlerine bağlılığı büyük emeklerle gösteren Mam Reşit’i saygıyla anarken, değerli ailesinin ve halkımızın özlemi olan özgürlüğü sağlayana kadar faşizme karşı en güçlü mücadeleyi sergileyeceğimiz sözünü veriyoruz. Değerli Arar ailesi ve halkımız Mam Reşit’in izinde bağlılığı en yüksek düzeyde sergileyerek anısına sahip çıkacaktır.”


Kürtler muhatap değil

İçişleri Bakanlığı, Minbic’te şehit düşen BÖG savaşçısı Eylem Ataş’ın (Cemre Heval) cenazesinin Türkiye’ye getirilmesi için yapılan başvuruyu “Karşıda resmi muhatabımız yok, kapımız kapalı” yanıtıyla reddetti. 

DAİŞ’e karşı Birleşik Özgürlük Güçleri saflarında Minbic’te savaşırken 81 gün öne şehit düşen Eylem Ataş’ın cenazesini Türkiye’ye getirmek için İçişleri Bakanlığı’na başvuru yapan ailesine skandal bir yanıt verildi. Ataş’ın cenazesini doğduğu topraklara getirip son yolculuğuna uğurlamak isteyen baba Mehmet Ataş, 9 Temmuz’da başvuruda bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde aileye verilen yanıtta, “Suriye’de yaşanan iç savaş nedeni ile resmi ilişkilerde tanınan ve muhatap kabul edilecek resmi bir otorite olmadığı gibi Şanlıurfa ilimize ait kara sınır kapıları da kapalı bulunmaktadır” denilerek, ailenin bu talebi reddedildi. 

Ailenin en insani talebinin reddedildiği kararda Rojava’ya açılan sınır kapılarının kapalı tutulduğu da itiraf edilmiş oldu. Dünya’nın “meşru muhatap” olarak kabul ettiği Rojava’daki yönetimi, “meşru muhatap olarak görmeyen” Türkiye, DAİŞ başta olmak üzere çete gruplarıyla ilişki içinde. Devlet daha önce çetelerin elinde bulunan birçok bölgede sınır ticaretini artırırken, aynı sınır kapılarından resmi ve gayri resmi geçişlere izin veriyordu. Hatta bu bölgelerden birçok çete mensubunun Türkiye’ye geçerek tedavi edilmesi, cenazelerinin ailelerine verilmesi gibi işlemlere de izin verildi. 


 DİHA / ANKARA