Manifesto Komînal’de

Toplum/Yaşam Haberleri —

Komînal

Komînal

  • “İnsan olmakta ısrar, sosyalizmde ısrardır” sloganıyla yayın hayatına başlayan aylık Komînal gazetesi, ilk sayısının ağırlıklı bölümünü Önder Abdullah Öcalan’ın kaleme aldığı “Demokratik Komünal Toplum Manifestosu”na ayırdı.

Komînal gazetesinin ilk sayısı “Komünü geliştirmek ‘Güneş Ülkesi’ kadar değerlidir” manşetiyle çıktı.

“İnsan olmakta ısrar, sosyalizmde ısrardır” sloganıyla yayın hayatına başlayan aylık Komînal gazetesi, ilk sayısının ağırlıklı bölümünü Önder Abdullah Öcalan’ın kaleme aldığı “Demokratik Komünal Toplum Manifestosu”na ayırdı.

Manifesto, bir komisyon tarafından Önder Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ve Manifestosu esas alınarak basıma hazır hale getirildi.

İlk 3 sayıda manifesto yayınlanacak

Üç sayıda tamamı yayınlanacak olan manifestonun bu aylık bölümünde şu başlıklar yer alıyor:

- Doğa ve anlam

- Toplumsal doğa ve sorunsallık

- Tarihsel toplumda komün ve devlet ikilemi

20 sayfalık gazetenin 16 sayfasını bu başlıklar altındaki manifestonun derin içeriği oluşturuyor.

Önder Apo’nun Demokratik Komünal Toplum Manifestosu’nun bu sayıdaki bölümleri, doğadan evrene büyük bir anlam arayışıyla insanın varoluşu ve sonraki serüvenine ışık tutuyor.

Din ve inançlar tarihini sosyalist bir mercekle inceleyen manifesto, toplumsallaşmanın başladığı ilk günden günümüze yanlış yazılan tarihin analiz ve eleştirisini yapıyor.

İnsanlığı felâketlere sürükleyen kapitalist modernite sistemine alternatif yeni bir demokratik komünal toplum yaşamının nasıl mümkün olduğunun şifrelerini veriyor.

Sosyalist insan ve komüne dair geniş ve derinlikli bir bakış açısı sunulurken komünün genelde insanlık özelde de Kürtler açısından önemine vurgu yapılıyor. 

“Komünü geliştirmek ‘Güneş Ülkesi’ kadar değerlidir” şiarı ışığında komün için “Kürt olgusunu tamamlayacak olan örgütlülüktür” belirlemesi yapılarak komüne dair şunlar belirtiliyor:

Demokratik Toplum Komünü, komünler komünüdür

- “Komünün zihniyeti demokratik ulustur. Demokratik ulusun beden hücresi komündür. Bunda farklı milliyet, cins, tabaka yer alır. Toplumsal farklılıklar komünal birlik yasalarında tanınır. Komün ne ailecilik ne de devletçiliktir. Demokratik Toplum Komünü, komünler komünüdür.

- Komün öz-yönetime dayalı federatif ilişkiler ağını gerektirir. Komün demokrasisiz olmaz. Demokratikliği kendini yönetmesinden gelir. Komün demokrasisi sosyalizmdir, demokratik ulus da sosyalist ulustur. Halkın ulusal toplum olması gerçekte demokratik ulus haline gelmesidir.

- Önemli olan komünü geliştirmektir ve günümüzde komünü geliştirirken de tarihsel gerçekliği temelinde ele almak gerekir. Açık ki bu tarz bir çalışma ‘Güneş Ülkesi’ kadar değerli olur. Anacıl klan zamanlarındaki öncülük bugün güncellenmelidir.

- Komünler öz güce dayanır, bunun için de projeler geliştirmek gerekmektedir. Komün kurmak adına dışarıdan uzman ekip getirmeye yer yoktur. Yedi yaşından itibaren kız çocukları başta olmak üzere çocukların ve toplumun eğitimine ihtiyaç vardır.”

Kadın yaratımlarının gaspı

Manifestoda, toplumun kadının emek ve değerleri üzerinde yapılandığı ancak bu yaratımların gasp edildiği hatırlatılarak, kastik katilin tarihsel boyutları analiz ediliyor: 

- “Kadın yaratımlarının gasp edilmesiyle oluşan kültürel sömürü kadının insan kimliğine, toplum kurucu rolüne ve varlığına yönelir…

- Avcı erkeklerin av süreçlerinde birlikte geçirdikleri zaman ve iş birliği sonucunda bir tür ilişki kulübü gelişmiştir. Cins kırımında ve cinsiyet sömürüsünde rol oynayan da işte bu avcı erkek kültürüdür. Bu yapı bedensel kas gücü, öldürme bilgi ve teknolojisi ile birlikte örgütlü hareket etme bakımından zamanla güçlenmiştir. Erkeğin kadına yönelik saldırısıyla cins kırım gerçekleştirilmiştir…

- Bu ideolojik ve maddi gücün bileşimiyle tarihte ilk kez yeni bir yapı oluşur ve bu yapı giderek toplumdan ayrışır. İşte buna kastik katil veya kastik yapı diyoruz. Kast kavramı ile anlatmayı amaçladığımız ‘dokunulmaz olan, kutsal varlıktır’.

- Kastik katilin mirası günümüzde bir atom bombası dehşetiyle bütün bir insanlığı yok edebilir. Bunlar normal midir? Budha’nın dediği gibi, sırtında hançer dururken neyi tartışabilir, neyi konuşabilirsin? Bu kastik katil anlaşılmadan, bırakalım sosyalizmi kurmayı sosyoloji de yapılamaz, ahlaktan ve hatta dinden de söz edilemez. Orta yerde kastik katil var ve bu katil halledilmeden bilim de yapılamaz.“

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu, derin ve ufuk açan analizleriyle yeni bir dünya arayanlara, kadın özgürlüğüne dayalı yeni bir yaşamın peşinden koşanlara, özgür ve eşit yaşam aşıklarına, demokratik sosyalizmi kendinden başlatarak yaşamak isteyenlere, tüm gerçek sosyalist ve komünalistlere kılavuzluk ediyor.

Siyasal değerlendirme çıkarken

Komînal gazetesinde ayrıca “Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nu pratikleştirelim, Uluslararası Komplo’yu nihai yenilgiye uğratalım” başlığıyla siyasal değerlendirme ve “Çıkarken” yazısı yer alıyor.

Arka kapağında ise Amed Zindan Direnişi şehidi Mazlum Doğan’ın gençlik fotoğrafı ile Cegerxwîn’in “Dayê tu megrî” şiirinden birkaç dörtlüğe yer verdi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.