• KCK Yürütme Konseyi Üyesi Xebat Andok, beklenen 'çerçeve yasa'ya dair kendileriyle herhangi bir paylaşım olmadığını belirterek, "Tek taraflı bir adımın atılmamasını umuyoruz. Atılırsa bizim açımızdan yok hükmünde sayılır" dedi. 

 

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Xebat Andok, ANF’nin sorularını yanıtladı. Hazırlanmış herhangi bir yasa ya da çerçeve metnin kendilerine ulaşmadığını; ellerinde herhangi bir veri bulunmadığını belirten Andok, medyada tartışıldığı gibi "pişmanlık yasası" benzeri bir düzenlemenin ise hiçbir anlamı olmayacağını söyledi. Bu tür niyet, girişim ve yasaların işlevsizliğine işaret eden Andok, "Kürt sorununun çözümünden ve süreç kapsamında adım atmaktan söz ediliyorsa müzakere yoluyla yapılması gerekir. Taraflar birbirini dinlemeli, karşılıklı bir anlayış geliştirmelidir. Bugüne kadar bizimle paylaşılmış böyle bir taslak bulunmamaktadır. Tek taraflı bir adımın atılmamasını umuyoruz. Atılırsa bizim açımızdan yok hükmünde sayılır. Türk devleti, tek taraflı bir düzenlemeyle istediği sonucu alabileceğini düşünüyorsa büyük bir yanılgı içindedir" dedi. 

Tek taraflı yaklaşımların, süreci kolaylıkla sabote edebileceğini, hatta tamamen ortadan kaldırabileceğini söyleyen Andok, şunları ifade etti: "Önümüze koyduğumuz strateji doğrultusunda ve Türk devletinin de olumlu gördüğünü söylediği demokratik siyaset temelinde faaliyet yürütebilmemiz için Hareketimiz ve Kürt-Kürdistan davası üzerindeki kriminalize durumunun kaldırılması gerekir. Bugün gündemde olan yasanın esas anlamı da budur. Nasıl bir yasa olmalıdır? Örneğin bu yasa, insanların yasa dışı konuma düşürülmesine son vermelidir. İnsanlar kendi varlıklarını, kendi kimliklerini talep ettiler; mücadele ettiler ve siz bu şekilde herkesi illegal, kriminal bir konuma soktunuz. Şimdi bunun önünün açılması gerekir. Bunun sonucunda öyle bir yasa ortaya çıkmalıdır ki temel bir yasa, kök yasa niteliğinde olsun. Biz buna Kürt sorununun çözümünün önünü açacak bir düzenleme diyoruz.

Yasa, bir yol olmalıdır

Önderliğimizin de ifade ettiği gibi, kök yasa denilen şey; zaman içinde daha kapsamlı düzenlemelerin önünü açacak, Kürt ve Kürdistan meselesiyle ilgili hukuki sorunların ortadan kalkmasını sağlayacak bir yol olmalıdır. Kürtler de herkes gibi demokratik siyaset çerçevesinde yaşayabilmelidir. Kendilerini ifade edebilmeli, örgütlenebilmeli ve kimlikleriyle var olabilmelidir. Kürt halkı kendisini ifade edebilmelidir.

Kendini ifade etmek

Xebat Andok, Kürt halkı açısından kendini ifade etmenin ne demek olduğunu ise şöyle anlattı: "Ben Kürt'üm; benim kimliğim neden Türk olmak zorunda olsun? Ben Kürt'üm; neden bir Türk gibi tanımlanmalıyım? Benim dilim Kürtçedir. Kürtçe üzerinde sayısız engel vardır. Kürtlüğü, Kürt olmayı ve Kürt dilini ortadan kaldırmak için her şeyi yapıyorlar. Artık bu tür şeylerden vazgeçilmelidir. Kürtlerin örgütlenmesi, kendilerini ifade etmesi, Kürtlük ve Kürt kimliği konusundaki bütün bu engeller ortadan kaldırılmalıdır. Bu nedenle bahsedilen yasa, bu alanların önünü açacak, bunları mümkün kılacak bir yasa olmalıdır.

Türk devleti hazır değil

Türk devleti bizim demokratik siyaset stratejimize göre hareket etmemize hazır değildir. Objektif olarak bakıldığında Türk devleti bizim stratejimizi değiştirmemizi istemiyor. Evet, biz stratejimizi değiştirdik. Silah kullanmanın dışında demokratik siyaset yöntemiyle mücadele etmek istiyoruz. Kendimizi değiştirmek, dönüştürmek istiyoruz. Türk devleti de sözlü olarak bunu çok doğru, iyi ve modern bir yaklaşım olarak gördüğünü söylüyor ama siyasal alana geçilebilmesi için hiçbir adım atmıyor." HABER MERKEZİ