
8 çocuklu Abay ailesinin ikinci çocuğu olarak Hezex’te doğup büyüyen Orhan, ilkokul 7. sınıfta okulu bırakarak ailenin geçimini sağlamak için gündelik işlerde çalışmaya başlar. Manisa’da bir yakınının yanında çalışırken Hezex’teki devlet saldırıları başlamadan kısa bir süre önce döner. Saldırıların başlamasıyla ailenin tüm ısrarlarına rağmen Orhan, Manisa’ya dönmeyi reddeder.
Baba Mehmet Şükrü Abay, yıllarca türlü gerekçelerle devlet işkencesine maruz kalırken, en büyük oğlu da 5 yıl önce PKK saflarına katılır. Böylece aile üzerindeki baskı da artar. Orhan’ı anlatan baba Abay, tüm ısrarlarına rağmen Orhan’ı Hezex’ten ayrılmaya ikna edemediklerini belirtti.
Baba Abay, saldırılar başlamadan önce “Seni öldürürler. Çık Hezex’ten” diyen annesine Orhan’ın “Yan mirina min yan jî serhildana min/Ya ölümüm ya da başkaldırım” diyerek, direnmeyi seçtiğini ve son ana kadar da bundan vazgeçmediğini söyledi. Saldırıların ardından kente döndüklerini ancak devlet güçlerinin baskılarına tekrar maruz kaldıklarını kaydeden baba Abay, ancak ne olursa olsun tüm baskılara rağmen Hezex’i terk etmeyeceklerini vurguladı. Baba Abay, oğlunun mücadelesine sahip çıkacağını dile getirirken anne Sitîye Abay da “Oğlum dediğini yaptı ve kanının son damlasına kadar direndi. Biz de bedel ödemeye hazırız” diye konuştu.