DİHA’dan Hayri Demir’in sorularının yanıtlayan Önder, çözüm süreci devam etseydi kesinlikle bugünlere gelinmeyeceğini belirterek, çünkü savaşın darbe mekaniğini işlettiğini söyledi. Üç kırılma noktası daha yaşandığını kaydeden Önder, şöyle izah etti:

* Ağrı Diyadin saldırısı. Düşünün oradaki yerleşik tugay bunu yapmayı reddetmişti ve jandarma özel hareket gelip yapmıştı. Bugün bakıyoruz o özel hareketin karar komuta düzeyindeki herkesin darbeci olduğu çıkıyor. 

*  İkincisi süreç başlamadan önce yine bir Srilanka formülü güncelleniyordu. 

*  Kamuoyuna yansımadı ama yine Roboski’de yaşadığımız önemli bir kırılma vardı. Katırların keskin nişancılar tarafından tek tek öldürülmesiydi. Düşünün ki katırların o bölgedeki insanların hayatında gördüğü işlev neredeyse yaşamsal tek sermayedir. Bunlara böylece vahşice yöneldiği zaman oradaki kitlenin karakola yürüyeceğini buna isyan edeceğini biliyorlardı. Biz o dönem ki muhataplarımızın da büyük bir paniğe kapıldıklarını gördük. Yani kendileri dışında gelişen bir şey olduğunu gördük. Anlayamadılar, bunu kim yaptı şeklinde olayı çözemediler, bizden yardım istediler. Onun önünü zar zor alabildik. 

İşte bakıyoruz Hakkâri Tugay Komutanı gözaltında darbeci, Mardin Tugay Komutanı darbeci, işte Bolu, Kayseri illerine baktığımızda Kürt illerinden yürütülen savaşın mimarları ya da birinci derece sorumluları kim varsa hepsi darbeyi hazırlayanların arasında. 

Bundan sonra yapılacak olan, demokratik siyaset ve demokrasi hukuk kriterine dört elle sarılmak. Görünen o ki, bunu yapabilecek olan bizlerden başka yapacak hiçbir siyasal yapı yok.


 ANKARA