ABD'nin Orlando kentinde Pazar günü eşcinsellerin gittiği bir gece kulübüne saldırarak 49 kişiyi öldüren ve ardından polisle girdiği çatışmada ölen Afgan asıllı Amerikan vatandaşı Omar Mateen hakkındaki açıklamalar, saldırganın kimliği ve amacına dair bir dizi şüphenin ortaya çıkmasına neden oldu:


DAİŞ'e biat etti mi?

Omar Mateen'in elindeki otomatik tüfek ve tabancayla Pulse gece kulübüne saldırmadan önce 911 acil servis hattını arayarak DAİŞ'e biat ettiği açıklanmıştı. Omar Mateen'in gece kulübünün içerisindeyken polisle yaptığı konuşmalarda da DAİŞ'i destekler nitelikte sözler söylediği ABD basınına yansıdı. DAİŞ de 29 yaşındaki Mateen’i 'halifeliğin askeri' olarak adlandırmıştı. Ancak Federal Araştırma Bürosu'ndan (FBI) yapılan son açıklamalarda Mateen'in 911'i aradığında sadece DAİŞ'e değil, Suriye'de birbiriyle çatışan pek çok farklı gruba destek ifade ettiği belirtildi. FBI Direktörü James Comey'e göre saldırgan Mateen, Suriye'de DAİŞ güçlerine karşı ordu ile birlikte çatışan Şii Hizbullah hareketini de desteklediğini söyledi. Omar Mateen'in saydığı diğer isimler arasında 2013'te Boston maratonuna bombalı saldırı düzenleyen ve El Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi'ni destekleyen Tsarnaev kardeşler de vardı.


Nasıl radikalleşti?

FBI Direktörü Comey, Omar Mateen'in internetteki propaganda videolarından etkilenerek radikalleştiğini düşündüklerini aktardı. Ayrıca FBI 2013 ve 2014 yıllarında Mateen'i toplam 3 kez sorguya çektiğini de açıklamıştı. Açıklamalara göre ilk iki sorgu, Mateen'in çalıştığı güvenlik şirketindeki iş arkadaşlarıyla yaptığı konuşmalarda DAİŞ'i destekler nitelikteki sözleri nedeniyleydi. İkinci sorgu ise Suriye'de intihar saldırısı gerçekleştiren ilk ABD vatandaşı Moner Mohammad Abu-Salha ile bağlantısı nedeniyle yapıldı. Her iki soruşturmada da yeterli delile ulaşamayan FBI, Omar Mateen hakkında işlem yapmamış ve terörle mücadele izleme listesine de almamıştı. 


Homofobik miydi eşcinsel mi?

Omar Mateen saldırıyı düzenledikten kısa bir süre sonra basına konuşan babası Mir Seddique Mateen, olayın dinle hiçbir ilgisinin olmadığını, Omar'ın iki erkeği öpüşürken gördüğünde dahi zaman zaman çok sinirlendiğini söylemişti. Saldırı sonrasında gelen tanık açıklamaları ise Mateen'in dindar birisi olmayabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Zira Pulse'a giden bazı  tanıklar, Omar Mateen'i saldırı gecesinden önce de defalarca kulüpte gördüklerini anlattı. Tanıklardan Ty Smith, "Bazen bara gider bir köşede içkisini alıp tek başına otururdu. Bazen o kadar sarhoş olurdu ki bağıra bağıra konuşup etraftakilerle itişip kakışırdı" dedi. Başka tanıklar da Omar Mateen’in eşcinsellerin tercih ettiği bir randevu uygulamalarını kullandığını belirtti. Basına konuşan kulübün daimi müşterilerinden Kevin West de arkadaşlık uygulaması Jack’d üzerinden Mateen'le son bir yıl içinde farklı zamanlarda mesajlaştıklarını anlattı. West, Mateen'e ilk kez saldırıdan bir saat önce Pulse’un dışında gördüğünü kaydetti. West, “Doğrudan yanımdan geçti. Ben ‘Hey’ dedim, o da dönüp ‘Hey’ deyip kafasını salladı” dedi. Cord Cedeno isimli bir başka kişi de Mateen'in fotoğrafını, eşcinseller tarafından kullanılan arkadaşlık uygulaması Grindr’den tanıdığını belirtti. Cedeno, “Mesajları tüyler ürperticiydi. Hemen engellemiştim” diye konuştu. Cedeno ayrıca, çok sayıda arkadaşının da Mateen'in Adam4Adam ve Jack’d gibi arkadaşlık uygulamalarından tanıdığını söyledi. 


Katledilenleri dünya anıyor

Öte yandan katliamda hayatını yitirenler için Orlando ile diğer kentlerde anmalar sürüyor. ABD Başkanı Barack Obama'nın da Perşembe günü Orlando'ya gitmesi bekleniyor. 

Katledilenler ise sadece ABD'de değil, dünyanın birçok büyük şehrinde anıldı. New York'ta Empire State binasının ışıkları söndürüldü ve düzenlenen törenlere binlerce kişi katıldı. Paris'te Eyfel Kulesi LGBT bayrağı renklerinde ışıklandırıldı. Berlin'de ABD Büyükelçiliği binasının önüne çiçekler bırakıldı. Londra'da da LGBT toplumunun kalbi olarak bilinen Soho'da anma törenleri düzenlendi ve hayatını kaybeden 49 kişi anısına 49 balon uçuruldu.  Londra'da düzenlenen yürüyüşe muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn de katıldı. 


Bireysel silahlanma tartışması alevlendi

Saldırı sonrası ABD'de bireysel silahlanmanın engellenmesi tartışması yeniden alevlendi. Zira Omar Mateen katliamda ABD'deki 3 milyon AR-15 suikast tüfeğinden birini kullanıyordu. ABD'de satışı serbest olan yarı otomatik tüfek, üretici firması tarafından toplu cinayetler için "altın standart" olarak nitelendiriliyor. Tartışmaya dahil olan Obama ise mevcut kanunların, ağır silahların insanların ellerine kolaylıkla geçmesine olanak tanıdığına vurgu yaparak , yasaların değiştirilmesi gerektiğini savundu. Ancak silah satışına sınırlandırma getirilmesi çabaları silah lobisinin engeline takılıyor.


 HABER MERKEZİ