ROZA KORKMAZ
Geçtiğimiz sene Art Basel Miami Beach’de gösterilen İtalyan sanatçı Maurizo Cattelan’ın Comedian isimli eseri şüphesiz yılın en çok tartışılan eserlerinden biriydi. 3 farklı versiyonla duvara yapıştırılmış muz, kafalarda birçok soru işareti oluştururken aynı zamanda büyük tepki de toplamıştı. Gelin böylesine sansasyonel eseri bir de beraber değerlendirelim.
Çalınan eseri: America
Maurizo Cattelan’ın kendisini ele almadan Comedian isimli eserini yorumlamanın doğru olmayacağı kanısındayım. Zira Cattelan’ın sanatçı kimliği sansasyonel eserinden sonra birçok kişi tarafından sorgulandı. Cattelan’ı daha önce yaptığı eserlere baktığımızda kendisinin hipergerçeklik olarak adlandırılan birçok heykelinin olduğunu göreceğiz. Fakat eski eserlerini değerlendirmeden önce belirtmeliyim ki bir sanat eserini değerlendirmenin birçok yolu olsa da sanatçı ve eseri bize belirli bir değerlendirme odası sunar. Örneğin Frida Kahlo’yu değerlendirken otobiyografisini, Kandinsky’de ise yarattığı akımı ele alırız. Bu sanatçıların aksine Cattelan’ı değerlendirirken eserlerinin atındaki gizli imzayı değerlendirmemiz gerekir. Biz de bu yazımızda onun hipergerçeklik olarak adlandırılan heykellerine veya biyografisine değil sanatçının neredeyse her eserinde bulabileceğimiz karakteristik yapısına yani mizahi ve eleştirel yanına bir bakış atalım.
Milano borsasının önüne yerleştirilmiş L.O.V.E ( liberta, odo, vendetta, eterna) isimli eser belkide sanatçının en ilgi çekici ve en provakatif eserlerinden biri. Zira açılımı ‘özgürlük, nefret, intikam ve sonsuzluk’ olan heykelde, bir orta parmak görüyoruz. Bu orta parmağın özellikle Milano borsanın önünde durmasını isteyen sanatçının esere L.O.V.E yani İngilizce aşk ismini vermesi son derece mizahi ve eleştirel bir yaklaşım. Sanatçının aynı karakteristik özelliğe sahip olan bir başka eseri ise çalınan eseri America. 18 ayar altından çalışan bir klozet yapmak ve bu klozete America ismini vermenin son derece ironik ve eleştirel bir yaklaşım olduğu kesin. Ancak eseri daha ilginç yapan ise 18 ayar altından yapılan eserin sergilendiği Solomon R. Guggenheim müzesinde gerçekten tuvalet olarak kullanılması. Sanatçının müze ziyaretçilerine America’nın içine etme fırsatı vermesi ve ziyaretçileri de sanatın bir parçası haline getirmesi son derece ilginç. Fakat belirtmeliyim ki eser birkaç aylığına İngiltereye yollandığında çalınmış.
Sanat eseri nedir?
Sanatçının mizahi ve eleştirel çalışmaları ışığında şimdi Comedian eseri üzerine konuşabiliriz. Böylesine eleştirel yaklaşan ve aynı zamanda son derece gerçekçi eserlere de imza atmış olan bir sanatçı neden 3 muzu koli bandıyla duvara yapıştırıp sunuşa çıkarır? Öncelikle yoğunlaşmamız gereken şey şu, sanat bir şeyler ürettikçe ilerler ve üretilen şeylerin algılanması da bazen yıllar alır. Mesela bugün eserlerini hayranlıkla izlediğimiz Van Gogh, döneminde ciddeye alınmayan bir ressamdı. Yapılan yenilikler her zaman toplum tarafından kabul görülmez veya eleştiriye tabi tutulur. Ancak bu sanatçının eserini değersiz kılmaz. Muhtemelen hiçbir zaman cevaplayamayacağımız sanat nedir sorusu bu eserde de peşimizi bırakmıyor. Sanat nedir sorusuna odaklanmaktansa sanat eseri nedir sorusuna yoğunlaşmanın daha iyi olacağı kanısındayım. Günümüzde bir eserin sanat endüstrisi tarafından sanat eseri olarak değerlendirmesi için çok büyük bir anlam taşımasına ya da özel bir eser olmasına gerek yok. Eğer ortada kaybolmayan ve bütün bir eser varsa, bu eser bir sanatçının imzasını taşıyor ve yaşlı beyaz erkekler tarafından oluşturulmuş kanona uyuyorsa bu eser günümüzde sanat eseri olarak değerlendiriliyor. Son derece eleştirel ve mizah dolu Cattelan bu endüstriye eleştiri olarak eseri sergilediğini söyleyebiliriz. Sanatçı, yaptığının son derece gülünç olduğunun farkında. Aslında sanatçının yapmak istediği bulunduğu sanat endüstrisini aşağılamak.
‘Duvara yapıştırılmış bir muz sanat mıdır?’ sorusuna gelecek olursak. Bu kontekst içinde kültürel anlamı da olan muzu sadece bir imge olarak değerlendirmeliyiz. Yani asılan muz sanat olmasa bile asılmasının arkasındaki fikir ve faaliyeti sanat olarak görebiliriz. Sanatın göze hoş görünme kaygısından ve estetik olgudan daha öte olduğunu, kimi eserin kendisinin değil fikrinin ve yol açtıklarının önemli olduğunu vurgulamakta fayda var. Muzun kendisi bir sanat olmasa bile sanatçının başka bir meyve yerine batıda kültürel bir anlam biçilmiş muzu o şekilde duvara asması birçok insanı sanat hakkında konuşmaya da teşvik etti. İnsanları sanat hakkında konuşmaya sevk etmek ve aynı zamanda satış üzerine kurulu absürt sanat dinamitlerini eleştirmek büyük bir sanat değil midir?