
SELMA AKKAYA / PARİS
Fransa’da Kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe hazırlıklarını tamamlamış, 8 Mart günü önce grev diyecek kadınlar, sonrasında meydanlarda buluşacak. Parisli kadınlar bu yıl saat 15.40’da önce Republique Meydanı’nda bir araya gelip stantlar açarak taleplerini haykıracak, ardından Opera Meydanı’na yürüyecekler.
Her yıl Paris 8 Mart eyleminin örgütleyicisi ve en önde yürüyeni Maya Surduts bu yıl kadınlarla meydanları ve sokakları arşınlayamayacak. Çünkü kadınlar kendilerinin büyük seslerinden biri olan Maya’yı geçtiğimiz yıl 13 Nisan’da kaybetmişti. 1963 yılından itibaren mücadelesi gereği her kadın eyleminin en önde yürüyeni olan Maya, aslen Estonyalı, Yahudi ve Komünist bir ailenin çocuğu olarak 17 Mart 1937’de doğdu. Komünist Parti’nin yasaklı olduğu Estonya’da faaliyetlerinden dolayı tutuklanan babası serbest kaldıktan sonra dönemin Fransız Halk Cephesi’nin yardımıyla Fransa’ya kaçmasıyla aynı dönemde doğan ve çocukluk yıllarından itibaren mücadelenin içerisinde olmuş Estonyalı Maya’ydı artık.
FLN’nin yanında yer aldı
1942 yıllarında göç eden ailesi bu kez Alman faşizmine karşı mücadelenin neferi olurken, Maya, Güney Afrika’daki dedesinin yanına gönderilir. Yıllar sonra eğitimi için tekrar Fransa’ya dönen Maya, Rus dili üzerine eğitim almaya başlar. Fransa’da öğrenci olduğu dönemde, Fransızların Cezayir’e müdahalesi sürecinde O tarafını çoktan seçmiştir; FLN’in yanındadır artık. Savaş karşıtı gösterilerin en önde yürüyeni olan Maya, bu dönemde mevcut iktidarın hedefinde, gözaltı ve baskılara maruz kalır.
Yüzünü Küba’ya çevirdi
Bu nedenle 1963’de Fransa’yı terk edip Amerika’ya gider. Maya burada çalışma hakkı ve özgürlük için yürüyen Martin Luther King’in yanında yer alır. Bir süre sonra Maya, bu kez yüzünü Küba’ya çevirmiştir. “Orada devrim inşaa edilirken, ben dışında kalamazdım” diyerek, 1971 yılına kadar Küba’da kalır. Devrim inşaası sırasında hem kadın hakları hem de devrim sürecinde yapılan yanlışlar olduğuna inanarak, Fidel Castro karşısında eleştirilerinden geri durmaz. Bu süreçte yaşadıklarından kaynaklı artık Maya’nın yolu yeniden Fransa’dır.
Komünist ve kadın hareketlerin neferi
Maya Surduts Fransa’ya döndükten sonra bir grup arkadaşıyla birlikte Devrimci Komünistler Ligi (LCR) hareketinin kurucuları arasında kendine yer bulur. Tüm mücadelesi boyunca kadın haklarını en önde tutan Maya, devrimci mücadelenin içerisinde kadın sorunu konusunda ciddi bir örgütlülük yaratılmasına inanmış ve kadın sorununun devrim sonrasına havale edilemeyeceğini vurgulamış bir isim olarak, LCR’in oluşumundan birkaç ay sonra MLAC-Kürtaj Hakkına Özgürlük Hareketi’nin öncüsü olur.
Tüm kadınların yoldaşı
Birçok kadın hakkının elde edilmesi, kadın yürüyüşleri, çalışma ortamında kadınlara uygulanan baskılara karşı yapılan her eylemin ve etkinliğin örgütçüsü olmuş Maya, 1990 yılında CADAC Kadın Derneği devamında Fransa Ulusal Kadın Hakları Kolektifi’nin kurucusu olur.
Fransa’da tecavüz, şiddet ve baskıya uğramış her kadın Maya’nın gündemindeydi. Onlar için yürütülen hukuksal mücadelenin de takipçisi olan Maya aylar öncesinden 8 Mart eylemlerinin telaşına girerdi.
Hep eylemlerin önündeydi
Ocak başında tüm kadın örgütlerine Maya’nın 8 Mart hazırlıkları için notu düşerdi; toplantı saati, tarihi ve yeri! Sert mizacı, hırçın yapısı nedeniyle onu yeni tanıyanlar, bu geçmişini bilmeden kimi zaman onu eleştiri topuna tutardı. Eleştirileri dinler, mücadele deneyimi içerisinden yanıtlayacak kadar da naif Maya, son yüzyılın mücadele tarihini ömründe toplamış, toplantıları yönetirdi. 8 Mart eylemlerinin mücadeledeki önemine vurgu yapmaktan vazgeçmeyen Maya, geçtiğimiz yıl eylem günü hastahanede olduğu için mesajla eyleme katılmıştı. Onun eylemde olmayışı büyük bir boşluk gibi duruyordu. Çünkü o hep eylemlerin en önünde, polisle sonuna kadar mücadele eden kadındı!
Bu yıl 8 Mart alanı her yıl Maya’nın haykırdığı, “grev, direniş ve dayanışma” sloganıyla çınlayacak ama onsuz.