
Açlık grevindeki 4 HDP'li 2 BDP'li vekil, "Türkiye'de ayrı Kürdistan'da ayrı hukuku kabul etmeyeceğiz" dedi.
Vekillerin açlık grevi bugün 3. gününde. HDP Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel ile açlık grevine sonradan dahil olan BDP milletvekilleri Özdal Üçer ve Demir Çelik DİHA'ya konuştu. HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, BDP ve HDP olarak, 'KCK' adı altında yürütülen operasyonların esasında “siyasi soykırım operasyonları" olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini kaydetti. Anayasa Mahkemesi’nin CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay hakkında verdiği kararı hatırlatan Tuncel, “Bu kararın milletvekillerimiz açısından emsal olacağını düşündük. Diyarbakır mahkemeleri ise arkadaşlarımızın tahliye talebini reddetti. Biz de HDP olarak bunun ayrımcı bir yaklaşım olduğunu ve Kürdistan’da ayrı Türkiye’de ayrı bir yaklaşımı kabul etmeyeceğimizi söyledik” dedi.
Neden Meclis'i seçtiler?
Kamuoyunu duyarlı kılmak ve Türkiye halklarına da Kürtlere yönelik ırkçı yaklaşımı göstermek amacıyla Meclis’te açlık grevine başladıklarını belirten Tuncel, şöyle konuştu: “Parlamentonun bu konuda sorumluluk aldığını düşünüyoruz. Ondan dolayı burada yapma kararı aldık. Hükümet birçok paket çıkardı ancak sorunun çözümü noktasında hiçbir adım atmadı. Bu yaşanan da bunun sonucudur. Buradan yasa yapıcıların hukuksuzluğu giderecek yaklaşım içinde olmalarını bekliyoruz. Umarız doğru bir yaklaşım sergilenir. Arkadaşlarımızı serbest bırakmalarını bekliyoruz. Amaç sadece bu değil Kürt sorununun çözümü bağlamında baktığımız zaman rehin tutulan tüm arkadaşlar serbest kalmalıdır. Bütün KCK tutukluları serbest kalmalıdır.”
Sokaktaki mücadelenin karşılığı
HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü ise, başlattıkları grevin önemine vurgu yaparak, grevin Kürt halkının verdiği büyük mücadele karşısında denizde bir damla olduğunu kaydetti. Kürkçü, “Grevin esir vekillerin serbest bırakılması yönünde Meclis’te ortaya konulmuş bir irade olarak etkisi olacak. Kürt halkının sokakta sürdürdüğü kavganın buradaki karşılığıdır" dedi.
Yerleri cezaevi değil Meclis
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, şöyle konuştu: “AKP’nin milletvekillerine hukuki kriterlerle yaklaşmayacağı gerçeği bizim bu soruna müdahil olmamızı zorunlu kılmıştır. Bu yönü ile HDP’nin başlattığı açlık grevi anlamlı ve değerlidir. Yapılabilecek en iyi yol olarak görülmüştür. Milletvekillerimizin olması gereken yerler Meclis’tir. Onların yaptığı şey demokratik siyasetin kendisidir. Bu arkadaşlarımızın benzeri ‘suçları’ biz her gün işliyoruz. Biz Meclis’te siyaset yaparken, milletvekillerimizin cezaevinde buz gibi duvardan ibaret hücrelerde kalmaları doğru değildir. Onların yanı bizim yanımızdır. Meclis’in çalışmalarına katılmaları anayasal bir haktır ve bu hakları çalınmıştır."
Hukukta çifte standart olmaz
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise 'KCK operasyonları'na dikkat çekerek, "On binlerce kişi haksız, mesnetsiz suçlamalarla tutuklandılar. Bunlara suç olarak istinat edilen şey ise özgürlük ve demokrasi talepleridir. Onların talepleri bizim taleplerimizdir. Hukuksuzluklara ve çifte standarda karşı açlık grevindeyiz” dedi. Vekillerin bir an önce tahliye edilmesini isteyen Üçer, “Milyonların başta Kürt Halkı Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere tüm KCK tutsaklarının özgürlükleri için ayağa kalkması gerekiyor” çağrısında bulundu.
ALPER ATALAY/DİHA/ANKARA
Tutuklu vekiller Meclis'teydi
Açlık grevine devam eden vekiller, tutuklu vekillerin fotoğraflarıyla gittikleri Meclis Genel Kurulu'nda tutuklu vekillerin cezaevinden gönderdikleri mesajları okudu.
Tutuklu 6 vekilin tahliye edilmemesini protesto eden vekillerin Meclis'te başlattığı açlık grevi sürüyor. HDP Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel ile HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel’in önceki gün başlattığı açlık grevine BDP'li vekiller Demir Çelik ve Özdal Üçer de katılmıştı. Önceki geceyi Meclis Kulisi'nde geçiren vekiller eylemlerine dün de Meclis Genel Kurulu'nda devam etti. "Bu 'iş' yerinde grev var" yazılı dövizler açan vekillere gün boyu destek ziyaretleri oldu. Vekillerin açlık grevi bütçe görüşmelerinin sona ereceği 20 Aralık'a (yarın) kadar devam edecek.
Aktaş için Üçer kürsüdeydi
Açlık grevi boyunca Genel Kurul çalışmalarına katılacaklarını belirten vekiller dünkü Bütçe Kanun Tasarısı görüşmelerinde hem kendi adlarına hem de tutuklu vekiller adına konuşmalar yaptılar. Tahliyesi reddedilen Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde rehin tutulan Van Milletvekili Kemal Aktaş'ın bütçeye ilişkin değerlendirmesini Van Milletvekili Özdal Üçer okudu. Üçer, konuşmasını yaparken, Aktaş'ın fotoğrafını da taşıdı.
Yaklaşık 28 yıldır cezaevinde bulunduğu, yaşamını demokrasi ve özgürlük mücadelesine adadığını ve milletvekilliğinin 3. yılını da cezaevinde bitirmek üzere olduğunu kaydeden Aktaş, bütçeye ilişkin eleştirilerini aktardı. Demokrasisi zayıf olan ülkelerin şeffaflıktan kaçınacağını hükümetin de bundan dolayı bu evrensel ilkeyi işletmediğini vurgulayan Aktaş, hükümetin 11 yıllık bütçe uygulamalarının ise kendine yakın şirketleri koruma, rant alanları oluşturma üzerine kurulu olduğunu kaydetti.
Üçer kürsüden ayrılırken, "Diyarbakır'da ve bütün zindanlarda özgürlük direnişi olan bütün KCK tutukluları başta olmak üzere, sayın milletvekillerimiz başta olmak üzere, bütün siyasi tutsakların onurlu mücadelesini, onurlu direnişini saygıyla selamlıyorum" dedi ve tutuklu 6 milletvekilinin en kısa zamanda Meclis'te siyaset yapabilme şansına kavuşmasını istedi.
Sarıyıldız'ın mesajını Dora okudu
Vekilliği gasp edilen Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın mesajını ise BDP Mardin Milletvekili Erdol Dora okudu. Dora, konuşma öncesinde Sarıyıldız'ın fotoğrafını kürsüye astı ve tutuklulukları devam eden vekiller Hatip Dicle, Gülser Yıldırım, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Kemal Aktaş ve İbrahim Ayhan'ı ve açlık grevindeki vekilleri selamladığını belirtti. Mesajında hükümetin barış sürecine yaklaşımını eleştiren Sarıyıldız, cezaevlerindeki hasta tutsakların da durumuna işaret ederek, Diyarbakır F Tipi Cezaevi'nde bulunan hasta tutsaklar Gıyasettin Sevmiş, Ramazan Özalp, Halil Güneş, Mehmet Emin Özkan'ın ölüme terk edilen tutsaklardan sadece birkaçı vurgu yaptı. Balzac'ın, "Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe" sözüne atıfta bulunan Sarıyıldız son olarak şunları belirtti: "Ancak Kürtler, demokratlar, muhalifler ve sosyalistler söz konusu olduğunda muktedirdirler. Acımasızca vicdanı yerle yeksan ettikleri için mevcut hukuk ve adalet sistemi de yanılan bir teraziye dönüşmüştür. Bir halka ve çocuklarına böyle rüsva bir yaşamı reva görmek yazıktır, günahtır. Barışa bağışlamak istediğimiz öfkemizi bastırmakta inanın çok zorlanıyoruz. Ölmekte olan arkadaşlarımızı bilhassa böyle bir süreçte şantaj konusu yapmayın."
Tüzel: Meclis harekete geçmeli
Şahsı adına söz alan açlık grevindeki HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de konuşmasını tutuklu vekillere ayırdı. Yaklaşık 6 yıldır tutuklu olan 6 BDP'li vekilin tahliye talebinin reddedildiğini belirten Tüzel, "Vekil arkadaşlarımızın bırakılmasına dönük ve Meclis'in harekete geçmesine dönük bir açlık grevi başlattık. Bugün de sürdürüyoruz. Dayanışma gösteren, sahip çıkan bütün milletvekillerine ve -Türkiye halkı ayakta- bütün herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Meclis'i göreve çağıran Tüzel, "Meclisin, hızla harekete geçmesi gerekiyor. Artık, bu seyirciliğe son verilmesi lazım. Açıkça, çiftte standart ve ikiyüzlülüğe son verecek adımların atılması gerekiyor. Öncelikle de, Terörle Mücadele Kanunu'nun ve özel yetkili mahkemelerin ortadan kaldırılması, adil olmayan ve insan haklarıyla bağdaşmayan uygulamalara son verilmesi, halkın temsilcilerinin göreve gelmelerinin sağlanması lazım. Meclis yasal düzenlemelerin yapılması ve vekillerin özgürlüğüne kavuşması için gerekli demokratik adımları hızlı bir şekilde yapmalı. Bütçe görüşmeleri bitmeden vekil arkadaşlarımızı burada bekliyoruz" dedi.
CHP'nin temennisi
CHP Grubu adına söz alan Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, konuşmasına başlamadan önce vekillerin açlık grevine dikkat çekti. Işık, "İki gündür Meclisimizde açlık grevi yapan BDP ve HDP'li milletvekillerimizin bu yaptığı grevin bir an önce görülmesini ve tutuklu milletvekillerimizin ve aynı zamanda haksız yere yıllarca tutuklu yatan tüm vatandaşlarımızın da bir an önce serbest bırakılmasını temenni ediyorum"