Meclis bizim için bir okul

Kadın Haberleri —

1 Nisan 2022 Cuma - 23:30

Bremen Sevê Kadın Meclisi 8 Mart etkinliğinden bir kare

Bremen Sevê Kadın Meclisi 8 Mart etkinliğinden bir kare

  • Bremen Sevê Kadın Meclisi’nden Emine Demir, her anlamda mücadelenin zorluğuna ve güzelliğine dikkat çekerek, meclisin kadınlar için bir okul olduğunu kaydetti. Demir,  Sevê Kadın Meclisi’nin 14 Nisan’da kongreye gideceğini ayrıca belirtti.

ERDAL BAZ/BREMEN

Almanya’nın birçok kentinde uzun zamandır faaliyet yürüten kadın meclisleri bulunuyor. Bu meclislerden biri de 2016 yılında Bremen’de kurulan Sevê Kadın Meclisi. Adını özyönetim direnişleri sırasında Silopi’de katledilen Kürt kadın direnişçilerinden Sevê Demir’den alan Meclis, Bremen’de birçok projeyi hayata geçirdi. Sevê Kadın Meclis’inin kuruluşunan itibaren çalışmalarında yer alan Emine Demir ile meclisleşme süreçlerini ve çalışmalarını konuştuk. 

Aktif çalışmalar içinde yer alıyor 

Emine Demir, 1989 yılında Bingöl’den Almanya’ya gelmiş. Almanya’ya geldiğinden beri aktif mücadelenin içinde yer alıyor. Kendi deyimiyle ülkeden çıktığından beri ülkeyle bağını aktif mücadelenin içinde yer alarak kuruyor ve bu şekilde ayakta duruyor. Yaşadığı süre boyunca da bu mücadelenin bir parçası olacağını özenle belirtiyor.

Meclis, uzun tartışmalar sonucunda kuruldu

2016 yılında Sevê Kadın Meclisini kurduklarını belirten Demir, “Kadın mücadelesinin geldiği nokta artık bunu bize böyle bir meclis kurma zorunluluğu dayatıyordu. Kadınlar olarak kendi meclislerimiz olmalıydı. Avrupa’da çoğu yer 2000’lerin başından beri kendi meclislerini kurmuştu. Bremen’de ise bu yoktu. Kadınlar genel meclislerin içinde yer alıyordu. Kendilerine özgü bir meclisleri yoktu. Uzun tartışmalar sonucu çok geç kaldığımız meclisi 2016 yılında kurduk” diyor. 

Sevê’nin adını meclise verdiler 

Kurdukları meclise Sevê adını vermenin bu süreçte kadının duracağı yeri belirlemek açısından önemli olduğunu söyleyen Demir “Şehit Sevê Kürdistan’da kadın çalışmaları yürüten ve özyönetim savaşları sırasında katledilen bir kadın arkadaşımız. Biz bu meclisi kurduğumuzda Kürdistan’da özyönetim direnişleri devam ediyordu. Kadınlar katlediliyor, bedenleri teşhir ediliyordu. Yoğun bir kadın kırımı vardı. Şehit Sevê’de o kadınlardan biriydi. 4 Ocak’ta 3 kadın arkadaşımızla beraber Silopi’de katledildi. Biz meclisimizi 21 Şubat’ta onun adıyla ilan ettik. Ve onların mücadelesini devam ettireceğimizin sözünü verdik” diye belirtiyor.

Şehitlerin mirasını devraldık 

Demir, “Meclisleşerek  şehitlerin mirasını devraldık. Bu mirasın içinde binlerce kadının kanı gözyaşı ve emeği var. Taşıması çok zor bir mirastır. Layık olunması gerek. Attığımız her adımda o kadınları ve onların mücadelesini anımsıyoruz. Çünkü o kadınlar bizim yol göstericimiz. Biz var olduğumuz sürece o çizginin devamı ve yürüyüşçüsü olacağız. Sevêler, Sakineler, Saralar bizim mücadelemizde yaşıyorlar” diyor.

.
Emine Demir

Her anlamda mücadele 

Avrupa’da kadın meclisleri kurmanın zorluklarına değinen Demir, “Kadın meclisleri kurulurken sadece dışarıya karşı mücadele vermek zorunda değil. Aynı zamanda kendi içinizdeki iktidara, kadın düşmanlığına ve ön yargılara karşı da mücadele etmek zorundayız. Bu basit bir mücadele değil. Birlikte mücadele ettiğiniz yoldaşınız bile size karşı durabiliyor. ‘Bu meclise ne gerek var beraber mücadele ediyoruz’ diyebiliyor. Kadını politik hattan uzaklaştırmak isteyen büyük, küçük her düşünceyle karşılaştık. Onlara karşı mücadele verdik. O yüzden bu meclisin kurulmuş olması, kadınların kendi gündemleriyle bir araya geliyor oluşu bile çok önemli bir adım” diye ifade ediyor. 

Onlarca kadın mecliste yer aldı 

45 kişiden oluşan bir sayıyla meclisi kurduklarını anımsatan Demir, “45 kadın ve 3 sözcüyle beraber meclisi kurduk. Ama yanımızda, yöremizde onlarca kadın yoldaşımız vardı. Onlarcası da meclisin ilanıyla gelmeye başladı. Kadın meclisinin varlığını duyan kadınlar heyecanla çalışmalara katıldı. Kadınlar bir araya geliyor, kendi gündemlerini oluşturuyor, kendi karalarını alıyor, kendi özgün koşullarını yaratıyordu. Bu çok önemliydi. Avrupa’da kadının kendi kimliğiyle örgütlenmesinin önemini o zaman çok daha iyi anladık” diyor. 

Ne yapacağımızı birbirimizden öğrendik

Meclisin kendileri için bir okul olduğunu dile getiren Demir, şunları söylüyor: “Çoğumuz neyi nasıl yapacağını bilmiyorduk ama birbirimizden öğreniyorduk. Doğruyu ve güzeli böyle bulacağımıza dair inancımız tamdı. Bir araya geldikçe değiştik, dönüştük, güçlendik. Ev emekçisinden çalışanına, sürgüne gelmiş olandan öğrencisine birçok kadınla tanıştık, mücadele ettik. Kadın mücadelesinin de güzelliği burada. Her şeyi kendi elleriyle sıfırdan hatta eksilerden yaratan bir mücadele. Biz çok şanslıyız ki bize öncülük eden kadın mücadelesi ve Önderliğimiz var.”

Bisiklet sürmeyi öğrendik

Hali hazırda gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirmeyi amaçladıkları birçok projeleri olduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Her ay kadınlarla film etkinliklerinde ve toplantılarda bir araya geliyoruz. Mevcut durumumuzu tartışıyoruz. ‘Kadınlarla bisiklet sürüyoruz’ projemizi gerçekleştirdik. Değişik bir deneyimdi. Bisiklete özgürce binmek çoğu kadının çocukluk hayaliydi. Mahallede hep erkek çocuklarına verilen bir imkandı bisiklete binmek. Kızlara ise bebek verilmişti. Neden olmasın dedik. Güzel de oldu. Projeye katılan çoğu kadın artık sokağa, pazara kendi bisikletiyle gidiyor. Kadınlarla yaşamın her alanında olacağız. Projelerimizi de bu yönlü yapıyoruz. Bizi sadece eve ya da kendi gölgelerine sığdırmak isteyen her şeye karşı çıkıyoruz. Yaşamın içinde ne gerekiyorsa onu yapacağız.”