
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, KCK'nin gerillanın Güney'e yürüyüşünü durdurma kararı ve demokratik çözüm süreci ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Öcalan ile devlet heyeti arasında başlayan görüşmelerin toplumsal barış için yeni ve güçlü bir umut yarattığını anımsatan Baluken, Öcalan'ın Newroz mesajının ve PKK'nin geri çekilme kararının demokratik tartışma zemini yarattığının altını çizdi. Baluken, bununla beraber, karakolların yapımının hızlanması ve korucu alımlarının artması ve demokratik eylemlere polis müdahalesi ile AKP pratiğinin ortaya konmaya başlandığını kaydetti.
Hükümet anlamaktan uzak
"Süreç Kürt tarafının özverili adımları ile ilerlerken, AKP Hükümeti kendisinden beklenen ikinci aşamanın demokratik yasal ve anayasal değişiklikler yapılması hususunda tek bir somut adım atmamıştır" diyen Baluken, hükümet kanadından yapılan açıklamaların ise sürecin ciddiyetini anlamaktan uzak olduğunu vurguladı. Baluken, şöyle devam etti: "Temel insan hakları ve demokrasi açısından konuşulması bile abesle iştigal olan anadilde eğitim hakkının tanınmayacağına ve Türkiye'de demokrasinin gelişmesi için ilk olarak düzenlenmesi gereken seçim barajına yönelik Başbakan'ın açıklamaları barış sürecinin AKP Hükümeti'nin zihninde yer alan ciddiyetsizlikte nasıl karşılık bulduğunu göstermektedir. Yine 90 yıllık devlet geleneği olan devletin toplumdan korunması mantığının 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz ve tecavüzde bulunan 8 uzman çavuşu serbest bırakarak devam ettirilmek istenmesi; tarihin her döneminde, her toplumda kutsal olan mezarlıkların tahrip edilmesine yönelik bir adli takibat başlatılmaması da AKP'nin ideolojik kodlarının barış sürecine yansımaları olarak görülmektedir."
Rojava politikası
AKP Hükümeti'nin Kürt sorununa yaklaşımını ortaya koyan noktaların başında Rojava politikasının geldiğine dikkat çeken Baluken, Rojava'da çeteleri destekleyen AKP'nin, içerdeki çözüm sürecini tehdit ettiğini belirtti. Baluken, "Rojava ve Suriye politikalarında çatışmayı körükleyen bir pozisyondan çıkılması, Suriye'deki halkların iradesine saygı duyulması temelinde bir dış politika belirlenmesi, yangın yerine dönmüş Ortadoğu'da Türklere, Kürtlere ve tüm Ortadoğu halklarına kazandıracak yaklaşım olacaktır" dedi.
Seçimlere göre ayarlama
Baluken, İmralı'ya bağımsız sağlık heyetinin gönderilmemesi, avukatları, Akil İnsanlar Heyeti, akademisyen-yazar-gazeteciler ile görüştürülmemesinin AKP'nin toplumsal barışa talepkarlığının kanıtı olduğunu söyledi. Ayrıca barış sürecinde motor güç olması için önerilen 8 komisyonun kurulmamasının da AKP'nin barış sürecine yönelik bir plan ve programının olmadığı konusunda var olan kuşkuları derinleştirdiğini ifade eden Baluken, "Tüm bunların yanı sıra Başbakanın ve hükümet temsilcilerinin kamuoyuna yansıyan partimize yönelik 'iyi polis-kötü polis' ifadeleri ve bir mizansenden ibaret olan oy oranları da, AKP hükümetine yönelik temel ciddiyetsizlik ve seçimlere istedikleri koşullarda girmeye çalışma eleştirilerini haklı çıkaracak niteliktedir" diye kaydetti.
AKP'ye fırsat sunuluyor
KCK'nin geri çekilmeye ilişkin yaptığı açıklamanın AKP Hükümeti'ni ciddiyete ve gerekli demokratik adımları atmaya davet olduğuna işaret eden Baluken, "Bu durum, tıkanıklığın giderilmesi için var olan fırsatın devam ettiği anlamına gelmektedir. Yani açıklama; AKP Hükümeti'nin atması gereken demokratikleşme adımlarını hatırlatma ifadesidir:
- Seçim barajına ilişkin düzenleme yapılması,
- TMK'nin kaldırılması,
- TCK'de bulunan anti-demokratik düzenlemelerin kaldırılması,
- anadilde eğitimin önünün açılması,
- hastalar başta olmak üzere tüm KCK'li tutsakların serbest bırakılması,
- inanç ve düşünce özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması,
- anayasadaki tekçi zihniyetin taşıyıcısı olan maddelerin demokrasi ve özgürlük lehinde değiştirilmesi adımları atılmalıdır.
Tüm vebal AKP'nin
Sürece yönelik yaşanacak olumsuz gelişmelerin tüm vebalinin AKP Hükümeti'nde olduğunu belirten Baluken, TBMM'nin kapalı tutulmasını siyasi intiharın eşiği olarak değerlendirdi. Baluken, sürecin ilerlemesi adına TBMM'nin derhal açılması ve gerekli demokratikleşme adımlarının biran önce yasalaşması gerektiğini vurguladı.
Barış sürecinin ruhu
Ahmet Atakan adlı gencin Hatay'da polisin attığı gaz bombası kapsülünün isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdiğini anımsatan BDP Grup Başkanvekili Baluken, şunları ifade etti: "Gezi direnişinden bugüne kadar polis müdahalesi ile yaşamını yitiren yedi gencimizin failleri hakkında herhangi bir cezai işlemi yapılmaması, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler konusunda AKP'nin sicilini ortaya koymaktadır. İfade etmeliyiz ki, barış sürecinin yolu; her etnik ve inançsal kimliği kendi bakış açısına göre yorumlamaktan ve demokratik muhalefeti polis devleti uygulamaları ile karşılamaktan değil, her etnik ve inançsal kimliği kendi özgünlüğü ile kabul etmekten geçer. Yine barış sürecinin ruhuna uygun olarak başta Tuzluçayır ve İstanbul'daki talepler olmak üzere demokratik halk tepkilerine yönelik polis devleti uygulamalarından vazgeçilmesi ve halkın taleplerine kulak verilmeli. Barışın iyiliğe yönelik bir eğilim ve inşa süreci olduğu gerçekliğinden hareketle AKP Hükümeti'ni samimi, ciddi ve demokratik bir yaklaşıma davet ediyor, tüm kamuoyunu da toplumsal barışın inşası için demokratik halk taleplerine destek vermeye ve birlikte mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz."