Demirtaş, twitter hesabında yaptığı açıklamada ölümlerden duyduğu üzüntüyü paylaşarak, "İnsanlara ölümü reva gören savaş politikalarına teslim olmayacağız" dedi. HDP de Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdı.

Bulunduğu Almanya'nın başkenti Berlin'de yoğun bir programı olanDemirtaş, Cizre ve Sur'a yönelik polis saldırısı ile Dağlıca'da yaşanan çatışma ve çok sayıda can kaybı haberleri üzerine yurtdışındaki bütün programlarını iptal ederek, Türkiye'ye dönme kararı aldı. Demirtaş, Türkiye'ye döner dönmez durum değerlendirmesi yapmak üzere partisinin yetkili organlarıyla değerlendirme toplantıları gerçekleştirecek.

Demirtaş, Dağlıca'da yaşanan çatışmaya ilişkin twitter hesabında açıklama yaparak, olaydan duyduğu üzüntüyü de paylaştı. Demirtaş, şunları paylaştı: "Öldürmenin gerekçesi olamaz, insanlarımızı ölüme sürüklemenin de. Her gün hepimizi kahreden ölüm haberleri kaderimizde olamaz. Dün Dağlıca'da yitirdiğimiz kardeşlerimize, Cizre'de yitirdiğimiz küçük çocuklarımıza Allah'tan rahmet halkımıza başsağlığı diliyorum. Halkın yoksul çocuklarına sadece ölümü reva gören, annelerin barış düşüne kan sıçratan savaş politikalarına teslim olmayacağız. Kin ve nefret kusmak yerine bu felaket tezgahından çıkışın yollarını hep birlikte bulmak zorundayız. Koşullar ne kadar zor olursa olsun Barış'ta ve kardeşlikte ısrar etmek dışında her yol bizleri insanlığımızdan uzaklaştırır, acılarımızı derinleştirir. Allah hepimize sabır ve akılla davranma dirayeti nasip etsin. Hepimizin başı sağolsun."

HDP de yazılı açıklama yaptı. "Bu acıyı durdurmalıyız" başlığıyla yapılan açıklamada Türkiye'nin hızla felakete sürüklendiği uyarısı yapılarak, "Yangın alev alev büyüyor. Her geçen saat, her geçen gün toplumda kapanması zor yaraların açılmasına, büyük bir kutuplaşma ve ayrışma yaşanmasına hepimizi yaklaştırıyor" denildi.

"Her gün, her saat, hangi üniformayı taşırsa taşısın gençlerimiz, siviller ve çocuklarımız bu toprakların değerleri, canları, bu ülkenin geleceği ölüyor" denilen açıklamada, yaşamını yitirenlerin ailelerine ve Türkiye halklarına başsağlığı dilendi.


400 vekil isteyen yaklaşım

Daha büyük felaketlere sürüklenmeden bu acının durdurulması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, "Hala '400 vekil alınsaydı böyle olmazdı' sözlerini sarf edebilen bir yaklaşımla; Cizre'yi ablukaya alan, vekillerimize ateş açan bir anlayışla bu ülkenin yönetilmesi ve şu anda gittikçe derinleşen sorunların çözülmesi mümkün değildir" ifadesi kullanıldı.


Çatışmasızlık hali sağlanmalı

Açıklamada, "Eller tetikten derhal çekilmeli, silahlar susturulmalıdır" çağrısı yapılarak, karşılıklı çatışmasızlık hali sağlanması, operasyonlar durdurulması, diyalog ve müzakere ile sorunların çözümü doğrultusunda adımlar atılmaya başlanması gerektiği kaydedildi.


Kaybedilecek zaman yok

Meclis'in olağanüstü toplantıya çağrıldığı açıklamada, şöyle denildi: "Demokratik siyaset yoluyla sorunlara çare aranmalıdır. Kin ve nefret kusmak yerine, bu felaket sarmalından çıkışın yollarını hep birlikte bulmak zorundayız. Halkın yoksul çocuklarına sadece ölümü reva gören, annelerin barış düşüne kan sıçratan savaş politikalarına teslim olamayız. Kaybedilecek zamanımız kalmamıştır. Bu yaşananlar bir oyun değildir, geri dönülemez bir noktaya gelmeden durdurulmalıdır. Koşullar ne kadar zor olursa olsun barışta, eşitlikte ve kardeşlikte ısrar etmek dışında her yol acılarımızı derinleştirecektir. Hepimizin başı sağ olsun." 


Lanetli hesap mahkum edilmeli

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkiye'de giderek derinleşen savaş ortamına ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. 7 Haziran sonrası devreye sokulan savaş sürecinin Türkiye halklarına tarifsiz acılar yaşattığını ve savaşın gerçek nedeninin seçim sonuçları olduğunu vurgulayan Baluken, 'Bu kadar korkunç bir tablonun yaşandığı günde bile Cumhurbaşkanı 400 vekil itiraflarını pervasız bir şekilde ortaya koyma tutumunu gösteriyorsa durum vahim demektir" dedi. 

"400 vekili almadan bu çılgınlığı yapanlar, oluk oluk kan akıtanlar 400 vekili alınca ne yapar?" diye soran Baluken, Erdoğan'ın "400 vekil" ve "Başkanlık" hesaplarının Türkiye halkları tarafından mahkum edilmesi gerektiğini belirtti. Baluken, "Dün 400 vekil için 35 günlük bir bebek yaşamını yitirdi. Cizre sokaklarında geçler, kadınlar, Sur sokaklarında, Dağlıca'da polis ve askerler yaşamını yitirdi. Bunun kabul edilebilir bir yönü yok. Bu çıkmazın bir an önce sonlandırılması gerekiyor. 400 vekillik lanetli hesabı Türkiye toplumunun sonlandırması gerekiyor. Senin iktidarın için bu kadar insanın ölmesi gerekiyorsa 'batsın senin vekilin de saltanatın da' denmesi gerekiyor" diye konuştu. 


Başbakan'ın tribün fotoğrafı

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Türkiye'de yaşanan gelişmeler karşısında Konya'da maç izlemeye gitmesine de tepki gösteren Baluken, "Başbakan iktidarları için yetim bıraktığı çocuklarla tribün şovu yapıp büyük bir pervasızlık örneği sergiledi. Çocukları yetim bırakıp onları maça götürmek bir marifet değil. Onları yetim bırakmadan kendi aileleri ile güvenli bir gelecek vermek marifettir. Senin dün tribünde verdiğin fotoğraf tarihimize utanç tablosu olarak geçecektir. Sen o fotoğrafı verdiğin zaman Cizre'de cenazeler evlerde bekletiliyordu, Dağlıca'da onlarca askerin cenazesi yerlerde yatıyordu" ifadelerini kullandı.


TSK neden saati açıklamadı?

Baluken, Dağlıca'daki çatışmanın yaşandığı saatin TSK açıklamasında yer almamasına da dikkat çekerek, "Bunun tek bir nedeni var. Başbakanın ortaya koyduğu tribün şovunu Türkiye halklarından gizlemeye çalışmak" dedi. Baluken, Başbakan Davutoğlu'na "Maça giderken Dağlıca'daki olaydan haberin yok muydu?" diye sordu.