
Toplam 56 milyon 965 bin 99 kayıtlı seçmenin bulunduğu Kürdistan ve Türkiye'de 5 ay arayla ikinci kez halk, sandığa gitti. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı günden bu yana kadınlar açısından her zaman olduğu gibi bu dönemde eşitsiz ve adil olmayan bir seçim yarışı gerçekleşti. 7 Haziran seçimlerinde kadınlar 98 vekil ile önemli bir zafer elde etmesine rağmen 1 Kasım seçimlerinde partilerin kadın aday sayılarıyla bu oranın düşeceğinin sinyallerini verdi.
Kadınlar, 25. yasama döneminde temsilde kritik eşiği elde edemese de 98 kadın vekil ile yüzde 16.8'lik temsil oranına sahip oldu, ancak 1 Kasım seçimlerinde kesin olmayan sonuçlara göre, 550 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te kadın vekil oranı yüzde 14,5'e düştü. 1 Kasım seçimleri için listesinden 225 kadın aday gösteren HDP 23, 69 kadın aday gösteren AKP 37, 125 kadın aday gösteren CHP 20 ve 76 kadın aday gösteren MHP ise 3 kadın vekil Meclis'e gönderdi.
İç Anadolu'da neredeyse yok
7 Haziran seçimlerinin hezimetinin faturasını kadınlara çıkaran AKP, kadın adayların sayısını düşürdüğü gibi seçilebilir yerdeki kadın temsiliyetini ise kendi listelerinden yüzde yüzü aşan bir oranda düşürdü. Bölge dağılımına bakıldığında, özellikle İç Anadolu bölgesinde kadın temsiliyetinin oldukça düşük olduğu gözlendi. İktidar partisinin birinci parti çıktığı bölgede, erkeklerin liste başı gösterilmesinden dolayı kadın temsiliyeti neredeyse yok denilecek kadar düşük.
HDP'nin mor kanadı yine Meclis'te
Diğer partilere göre eşit temsiliyeti önemseyen HDP'nin birinci parti çıktığı Kürdistan'da neredeyse yarı yarıya kadın temsiliyeti Meclis'e taşındı. 7 Haziran seçimlerinde hiç kuşkusuz Meclis'e giren en dikkat çekici isimlerden olan HDP İstanbul Milletvekilli Filiz Kerestecioğlu, 26. dönemde de eril Meclis'in mor kanadı olacak. Türkiye'de yıllardır feminist mücadele veren Kerestecioğlu, HDP'nin de mor kanadı olarak yine Meclis'te yer alacak.
Kadınlar köprü olmaya devam edecek
Türkiye'nin tüm ötekileştirilenleri ve ezilenlerini bir çatı altında birleştiren HDP, bir ilki yaşatarak 95 yıllık tarihi geçmişe sahip Meclis'e hem Êzîdî hem kadın kimliği ile gönderdiği Feleknas Uca ise bu dönemde de parlamentoda yer alarak ezilen halklar ve inançlar arasında bir köprü olmayı sürdürecek.
HDP'nin en dikkat çekici isimlerinden bir diğeri de İstanbul'dan Meclis'e gönderdiği Hüda Kaya. 12 Eylül öncesi bir sağ hareket içinde iken dini çalışmalara yoğunlaşan Kaya, başörtüsü yasaklarına muhalefeti nedeniyle baskılara maruz kaldı. 28 Şubat döneminde kızlarıyla birlikte cezaevine konularak idamla yargılanan Kaya, bu dönemde de HDP'nin Meclis'e taşıdığı farklı bir temsiliyet olarak yerini alacak.
HABER MERKEZİ
Hem mecliste hem sokakta mücadeleye devam
Yeni dönemde kadın vekil yüzdesindeki düşüşü kadın örgütleri temsilcileri değerlendirdi.
Seçim sonuçlarına korku ve savaş stratejisinin yansıdığını dile getiren Halkevci Kadınlar üyesi Hande Yanar, kadın mücadelesinin kadın vekil oranına endekslenmemesi gerektiğini belirtti. Yanar, "Kadın vekil sayısının çok olması, kadın mücadelesinin artması anlamı çıkmaz. AKP ve Tayyip Erdoğan hala kadın düşmanı. Bizim için önemli olan mücadeleyi sürekli kılmak. Mücadelemizi sadece kadın vekil oranına endekslememiz gerek. Kadınların az olması elbette olumsuz, ama sokaklar da bizim" dedi.
Söz söylemeye devam edeceğiz
Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) İstanbul Sözcüsü Pınar Türk ise meclise giren kadın vekil sayısının parti oranlamasında HDP'nin her şeye rağmen iyi bir noktada durduğunu ifade etti. Bunun eşit temsiliyet açısından yeterli olmadığını söyleyen Türk, "7 Haziran'da HDP'nin kadın adaylarının sayısının fazla olması diğer siyasetleri kamçılamıştı. Bu seçimlerde de öyle oldu. Diğer partilerin kadın adayları ön plana çıktı. Ama düşünce ve algı değişmedi" diye konuştu. Kadın özgürlük mücadelesi ve Türkiye siyaseti açısından zor bir sürece girdiklerini belirten Türk, hem mecliste hem sokakta söz söylemeye devam edeceklerini söyledi.
Mücadelemiz gerilemeyecek
Yeryüzü Kadınları Aktivisti Benazir Coşkun da kadın vekil sayısının düşmesini kadın özgürlük mücadelesi açısından bir eksiklik olarak gördüğünü ifade etti. Kadın mücadelesini sadece parlamentodaki temsil oranına bakarak değerlendirmediklerinin altını çizen Coşkun, "Kürdistan'da direnişte olan, Hopa'da HES'lere karşı mücadele veren, Soma'da emeği için kavga veren kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlardan aldığımız güçle mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Barış İçin Kadın Girişimi Aktivisti (BİKG) Filiz Karakuş ise savaş dönemlerinin kadın taleplerinin geriye atıldığı dönemler olduğunu belirterek "Biz savaşa, döneme bakmaksızın kadın mücadelesini asla ama asla ertelemeyeceğiz" şeklinde konuştu.
JINHA/İSTANBUL
Partiler üstü işbirliği geliştirilmeli
Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Ankara Şubesi Başkanı Hatice Kapusuz, kadın temsiliyetinin düşük olduğu yeni yasama organının yüzde 86'sının erkeklerden oluşmasının ciddi eksiklik yaratacağını kaydetti.
26. dönem meclisinde kadın temsiliyetinin geçen iki dönem kadın temsiliyetinin gerisinde olduğu tespitini yapan Kapusuz, bu sonucun çatışma sürecinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
İllerin temsilini kökten etkileyecek
Türkiye'nin sorunlar yumağı içerisindeyken yasama organının yüzde 86'sının erkeklerden oluşmasının ciddi bir asimetri ve eksiklik yaratacağını kaydeden Hatice Kapusuz, şöyle devam etti: "46 ilde kadın vekil var ve bu durum sözkonusu illerin temsilini kökten etkileyecek. Yine tek parti dominasyonunu da AKP'deki kadın vekillerin diğer partilerle iletişim ve işbirliği ihtiyacını azaltacaktır. Bu da bizim en son ihtiyaç duyduğumuz şey. Burada gelecek dönemin en önemli meselelerinden biri, kadınların partiler üstü bir işbirliği geliştirmeleri olacaktır."
JINHA/ANKARA