
25 Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü çerçevesinde İsviçre’nin Basel ve Almanya'nın Stuttgart, Dresden ve Mannheim, Fransa'nın Rennes ve Lorient kentlerinde etkinlikler düzenlendi.
Almanya'nın Mannheim kentinde kadınlar düzenlenen bir toplantıda bir araya geldi. Toplantıya Gazeteci Ronahî Pazarcık ile Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu Eşbaşkanı Zeynep Diren katıldı.
'Şiddete karşı örgütlenmeliyiz'
Gazeteci Ronahî Pazarcık, kadına yönelik şiddet biçimlerini değerlendirdikten sonra şiddetin önlenmesine ilişkin şunları belirtti: "Yaşamın temeli kadınlardır. Yeni bir yaşamı doğuran, eğitip yön veren, geleceğin teminatı haline getiren kadındır. Buna rağmen erkek tarafından hep küçük görülmüştür. Buna dur demek için de örgütlenmeliyiz. Meclislerde, komünlerde yer alarak kadına yönelik şiddete dur diyebiliriz."
Pazarcık'ın ardından söz alan Zeynep Diren emperyallerin şiddetine maruz kalan kadınların direnişini örnek aldıklarını belirterek, "Kadınlar evlerin içerisine kapanmamalı, örgütlenerek öz savunmalarını yapmalı. Bugün Rojava'da genç kadınlar ve anneler DAİŞ çetelerine karşı ellerine silah alarak kendilerini savunuyor. Biz kadınlar da kendimizi örgütleyip öz savunmamızı sağlarsak şiddete karşı durabiliriz."
Toplantı sonunda UTAMARA Kadın Buluşma Merkezi'nin başlattığı 'Başlık parasına hayır' kampanyası için imza toplandı.
‘Erkekliğimizle yüzleşelim’ paneli
Stuttgart'ta da GİK-DER toplantı salonunda “erkekliğimizle yüzleşme ve kadınlara yönelik erkek şiddeti” konulu panel yapıldı. Konuşmacı olarak katılan Necati Abay, erkek dünyasının günlük yaşanan kadın kırımına karşı tepki koymak ve kendi erkeklikleriyle yüzleşmesi, cins ihtiharını gerçekleştirme gibi görevlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Abay, erkeklerin "Kadına yönelik şiddet erkeklikse, biz bu erkekliği ret ediyoruz!” sloganıyla alanlara çıkmaya çağırdı.
Abay, toplumda yaygın olarak dillendirilen cinsiyetçi ifadelere karşı da erkeklerin tavır almasını istedi. Kadın özgürlük mücadelesi yürüten kadınların erkekliği deşifre ettiğini ifade eden Abay, "Sosyalist kadınların ayak izlerinden yürümek, erkekliğimizle yüzleşmemizi kolaylaştıracaktır" dedi.
Tartışmalardan sonra erkekler olarak Schloßplatz'da “Kadına yönelik şiddet erkeklikse, biz bu erkekliği ret ediyoruz!” eylemi gerçekleştirme kararı alındı.
25 Kasım etkinliklerinin diğer bir adresi de Dresden oldu. Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen seminere TJK-E aktivisti Dîlan Amed katıldı. Amed, 25 Kasım’ın tarihçesi, toplumsal cinsiyetçilik ve öz savunma ekseninde konuştu.
Giessen'de kadın yürüyüşü
Almanya'daki eylemlerin bir durağı da Giessen kentiydi. Berçem Kadın Meclisi tarafından düzenlenen yürüyüşe, Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) Giessen Kadın Komisyonu, Wetzlar ve Dillenburg Kadın Komisyonları, Die Linke Kadın Komisyonları destek verdi. Miting alanında okunan TJK-E bildirisinde, “Rosa Lüxemburg’dan, Sara’lara devam eden mücadelenin yürütücüsü” olunacağı ifade edildi. Marktplatz’dan başlayıp, Kirchenplatz’da sona eren yürüyüşte sık sık ‘Jin jiyan azadî’ sloganları atıldı.
Rennes ve Lorient'te seminer
Rennes'de Amara Kürt Toplum Merkezi'nde Zin Kadın Derneği bir seminer organize etti. Semineri gerçekleştiren kadın aktivisti Axîn Gulo, Kürt kadınların erkek egemen zihniyete karşı direnişinin öyküsünü anlattı. "Daha önceleri feodal zihniyetin kurbanı olan Kürt kadınının sofrada bile yeri olmazken PKK ile birlikte dünya tarihinde örneği olmayan bir devrime imza attı" diyen Gulo, dünyanın bugün Rojava, Şengal ve Bakur'daki kadının mücadelesini hayranlıkla izlediğini belirtti.
Lorient'teki semineri ise Zin Kadın İnisiyatifi organize etti. Yapılan konuşmada Türk özel timlerinin YJA STAR gerillasının cansız bedenine uyguladıkları işkencenin, Kürt kadınların ne denli faşist bir zihniyetle mücadele ettiklerini gösterdiği belirtildi.
Toplantılar ardından her iki kentte meclis ve inisiyatif çalışmalarının güçlendirilmesi için komisyonlar kuruldu.
Öcalan'a tecride dikkat çekildi
Basel'de İsviçre Kadın Hareketi öncülüğünde düzenlenen yürüyüş için Dreirosepark’ta bir araya gelen kadınlar, “Bizler kadın düşmanlığına karşı mücadele ediyoruz”, “Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a barış”, “Ekin Wan onurumuzdur”, “Öz savunma özgürlüğümüzün garantisidir” pankartları taşıdı.
Marktplatz'da sona eren yürüyüş sonrasında konuşmalar yapıldı. Kadına yönelik şiddetin dünya çapında arttığına dikkat çekilen konuşmalarda, buna karşı her yerde kadın örgütlemesinin genişletilmesi ve güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde tecridin de bir an önce sonlandırılmasını istedi.
SAİT ÖZTÜRK/MANNHEIM - SABRİ IDÎR/LORİENT-RENNES - Y.ÖZGÜR POLİTİKA/HABER MERKEZİ
Avrupa Kürt Kadın Hareketi: Öz savunmayı geliştirelim
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), 25 Kadın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü'ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Mirabel kızkardeşlerin duruşunun kendilerine öncü olduğunu belirten TJK-E, direnen kadınları selamladı.
2015 yılı boyunca ataerkil sistem temsilcilerinin kadına, doğaya, topluma karşı saldırı ve kırım politikalarını sürdürdüğünü kaydeden TJK-E, DAİŞ, AKP, Boko Haram ve Taliban'ın uygulamalarına dikkat çekti.
Koalisyon güçlerine kınama
TJKE, koalisyon güçlerinin görüntüde DAİŞ'e bomba yağdırırken, esasta DAİŞ'e karşı büyük bir mücadele yürüten Kürt halkını ve devrimcilerini bombalayan Türk devletini beslediğini belirterek, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi: "Bu, erkek egemenlikli sistem güçlerinin birbirleriyle kurdukları kirli ortaklığın ve ittifakın göstergesidir. Bu güçlerin kurduğu bu ittifak ve kirli ortaklık kadınların katledilmesine, köleleştirilmesine, tecavüz kültürünün dayatılmasına neden olmaktadır. Ortadoğu'da yaşanan kadın ve halk kırımının sorumlusu bu kirli ittifak sahipleridir."
Kirli ittifaka karşı öz savunma
Ortadoğu ve Afrika'dan Batı ülkelerine yaşanan göç dalgasını da büyük bir insanlık trajedisi olarak değerlendiren TJK-E, şunları belirtti: "Bu trajedi, bu kirli çıkar ittifakının yarattığı sonuçtur. Savaşı yaratarak, silah satışı vb. üzerinden kar sağlamak için savaşları besleyen, insanları yerlerinden eden, göç eden halklar ve kadınlar üzerinden pazarlıklar yapan zihniyet sahiplerini kınıyor ve onların bu uygulamalarına karşı kendimizi, varlığımızı, yaşadığımız alanları korumak için öz savunmayı geliştirelim diyoruz."
Talep yetmez, inşa gerekli
Ataerkil sistemin şiddet ve kırım uygulamalarını sadece kınamanın, talep etmenin yeterli olmadığını belirten TJK-E, Kürt kadınlar olarak kadın özgürlüğüne dayalı öz yönetimleri inşa ettiklerine, öz savunma ile de güvenceye kavuşturduklarına dikkat çekti.
Demokrasi ve özgürlük isteyen kadına ve halklara 3. Dünya Savaşı dayatıldığını da kaydeden TJK-E, “Bu savaşa karşı varlığımızı korumak için dağlardayız, sokaklardayız, yollardayız, direnişteyiz. Ev ev kadını bilinçlendirmekte, örgütlemekteyiz. Kadının öz savunmasını inşa ederek bizlere dayatılan kölelik zincirlerini parçalıyoruz, parçalayacağız" dedi.
Kürt kadınların öz savunma gücünü daha da büyütme ve hesap sorma kararlılığında olduğunu belirten TJK-E, "Öz savunma kadının yaşam hakkıdır. Bu hakkı, demokratik ekolojik kadın özgürlüğüne dayalı özerkliğimizi kurarak kullanalım" dedi. TJKE, 25 Kasım'da kadınları 'Özgürlüğümüzün garantisi öz savunmadır' sloganıyla alanlara çağırdı.
HABER MERKEZİ