• Terzi çıraklığından 5 No'luya, oradan sürgüne uzanan ve yarım asrı aşan şahsiyetli bir direnişin adıdır. Bir dönemin hikâyesi, Amed'in hafızası, hayatıyla kayda geçirilmiş tanıklıktır.

FEHİM IŞIK

Bazı hayatlar vardır; bir insanın kişisel hikâyesinin sınırlarını aşar. Böyle hayatları, doğumuyla başlayan bir kronolojiden oluşan biyografiye sığdırmak mümkün değildir. Mehdi Zana'nın yaşamında da bir dönemin ruhu, toplumsal kırılmaları ve tarihin izleri saklıdır. Onun hayat hikâyesi, Kürt halkının özellikle 1960’lardan günümüze uzanan mücadelelerle, baskılarla, siyasal dönüşümlerle ve özgürlük arayışıyla şekillenen tarihinin tanıklıklarından biridir.

Amed’in Farqîn ilçesinde 1940'ta dünyaya gelen Mehdi Zana’nın hikâyesini farklılaştıran temel etken; çok erken yaşlarda başladığı siyaset yaşamıdır. Siyasete girmesi, çocukken başladığı terzilik nedeniyledir. Çalıştığı terzi dükkânı, dönemin Kürt aydınları ve siyasal çevreleri açısından sıradan bir işyeri değildir. Kürt siyasetinin söz konusu dönemde tanınmış şahsiyetlerinden biri Terzi Niyazi’dir; Nam-ı diğer Niyazi Usta’dır. Dönemin iki etkin çizgisi vardır. Bunlardan biri KDP’nin yürüttüğü silahlı mücadeleden etkilenerek daha çok kırsalda ve bölgenin tanınmış aileleri arasında taban bulan kesimdir. Bir diğeri ise sol dünya görüşünden etkilenerek örgütlenmeye çalışanlardır. Niyazi Usta, sosyalist dünya görüşüne sahip, Türkiye İşçi Partisi içinde örgütlenen, Kürt halkının sol üzerinden özgürleşeceğine inanan biriydi.

Ustası Niyazi'den

Mehdi Zana, terziliğe Niyazi Usta’nın yanında başlar. Önce çırağı, ardından kalfası ve en son ortağı olur. Mehdi Zana’nın siyasete aşina olması, giderek solculuk ve sosyalizm ile tanışması, Niyazi Usta’nın yanında başlar. İlk yıllarında öğrendiği her şeyin altında Niyazi Usta’nın imzası, dükkâna gelen gidenlerin tartışmalarından çıkardığı sonuçlar vardır. Bu durum, Mehdi Zana’yı TİP içinde örgütlenmeye, aktif görevler almaya kadar götürür. Elbette TİP ile eşzamanlı Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) içinde de çalışır.

Öncelikle hep Kürt’tür

Bilmekte yarar var: Mehdi Zana, siyaset yaşamına soldan başlasa bile öncelikle hep Kürt’tür. Kürt halkının özgürlüğü için sosyalisttir. Söz konusu yıllar ise Kürt halkı adına söz söylemenin zor olduğu yıllardır. Bu sözü söyleyenler, ciddi risk altındadır. Bu nedenle 1969 DDKO tutuklamalarında Kürt halkı adına söz söyleyen birçok Kürt şahsiyeti gibi Mehdi Zana da hapsedilir. 1971 darbesinin ardından yine hapse gönderilir. Bu gelişmeler onu, artık Kürtlerin bağımsız örgütlenmesi gerektiğini sonucuna götürür.

Kürtlerin örgütlenmesi

Kürtlerin bağımsız örgütlenmeler oluşturması gerektiğini, 1970’lerin başından itibaren savunur. Ecevit iktidarının 1974'te çıkardığı af yasasından yararlanarak Türkiye’ye dönen Kürt aydın ve şahsiyetleri ile birlikte TİP’ten ayrılarak bağımsız örgütlenmeyi tartışmaya başlar. Bu tartışma sürecinin akabinde Kemal Burkay ile birlikte 1975'te kurulan Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi'nin (TKSP) 7 kurucusundan biri olur.

 

Dönüm noktası

Zana’nın siyasal yaşamındaki en önemli dönüm noktası, 1977 yılıdır. O yıl Amed Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olur. Söz konusu dönemde Amed siyasetinde etkin olan başka gruplar da bağımsız aday çıkarır. Mehdi Zana'nın dışında farklı Kürt gruplarının iki bağımsız adayı, ayrıca CHP gibi arkasına Ecevit rüzgârını almış güçlü bir rakip daha vardır. Mehdi Zana, bunlar arasından sıyrılarak Amed'in Kürt kimliğini açıktan savunma cesaret ve gücünü gösteren ilk belediye başkanı olur.

Burkay ile ayrılık

Belediye başkanlığı ile birlikte içinden geldiği grupla, o dönem adını gizleyen illegal TKSP'nin yasal alandaki yansıması olan Kemal Burkay liderliğindeki 'Özgürlük Yolu' grubundakiler ile çatışmaları başlar. Nihayetinde ayrışma yaşanır ve Mehdi Zana, TKSP ile yollarını ayırır. Belediyede örgütlü sendika TKSP-Özgürlük Yolu'nun denetimindedir. Bu siyasal çatışma, sendika üzerinden Mehdi Zana'yı zorda bırakmak için yürütülen mücadeleye de tanıklık eder. Sendika belediyede greve gider. Aylarca grev çadırlarında nöbet tutulur, belediye hizmetleri durdurulur. Mehdi Zana, yine de pes etmez.

Bağımsız şahsiyet

12 Eylül darbesine gelinceye kadar hem devlete hem de Özgürlük Yolu'na karşı mücadelesini bağımsız bir şahsiyet olarak sürdürür. Mehdi Zana'nın belediyeciliğini anlamak açısından hatırlatmakta yarar var ki; Kürtçenin kamusal alanda kullanılmasını savunan ve bunu fiilen uygulayan ilk belediye başkanıdır. Onun döneminde belediyede Kürtçenin kullanılırlığı artmış; Amed'in yalnızca Ankara’dan yönetilen bir kent olmadığı, kendi toplumsal ve kültürel ihtiyaçları bulunan bir şehir olduğu açık bir biçimde ifade edilmiştir.

5 Nolu Zindan'da

12 Eylül askeri darbesi, Türkiye’de siyasal hayatı olduğu gibi Kürdistan ve Amed'in de hayatını kökten değiştirir. Mehdi Zana da tutsak edilir. Ağır işkencelerin ardından 5 Nolu Zindan'a konulur. Yaklaşık 11 yıl 5 Nolu'da ve ardından sürgün edildiği başka hapishanelerde tutulan Mehdi Zana, bu hapishanedeki direnişiyle de adını duyurdu. Direnişiyle tutsaklar için en büyük moral kaynaklarından biri olmayı başardı.

Bu kez de sürgün

Terziyken siyasete giren, ardından Kürdistan'ın en büyük kentinin bağımsız belediye başkanı olan, sonraki adımda hapsedilerek zindana konulan Mehdi Zana, hapishaneden çıktığında tüm yaşadıklarını anı kitabı olarak yazdı. "Bekle Diyarbakır" kitabıyla, çocukluğunun ilk yıllarından Amed Zindanı'ndan tahliyesine kadar yarım asır süren hayat hikâyesini anlatır. Kitabında, ideolojik kalıpların dışına çıkarak duygusal yönü ağır basan bir serencam sunar. Elbette, mücadeleyi de kaldığı yerden sürdürmeye devam eder. Yazdıkları nedeniyle bir kez daha yargılanmaya başlayınca bu kez sürgün yaşamı başlar. Yönünü Amed'den İsveç'e çevirmek zorunda kalır. Uzun yıllar İsveç'te sürgünde yaşar. 2013 yılındaki çözüm süreci sonrasında yeniden ülkeye gidip gelmeye başlar ancak yaşamını daha çok İsveç'te sürdürür.

Elbette bu yazılanlar, Mehdi Zana’nın yaşam hikâyesinin özetidir. Onun hayatı, bir insanın hayatından çok daha büyük anlamlar taşıyor. O, bir dönemin hikâyesi, bir kentin hafızasıdır. Aynı zamanda hayatı ile kayda geçirilmiş uzun bir tanıklıktır.