- Dağları, kentleri ve yaşamı güzelleştiren onlardı. Onlardı, çünkü yurt bilincinin gelişmesi bu direnişin eseriydi. Halk olarak kaybettiklerimizi daha fazla hissederek yaşamak ama mücadele gerekçesi yapmak doğru olandır.
- Giden, hep yaşadı yeni kalkışlarda. Zafer çizgisi, birbirine devredilecekti. Şehit gerçekliği, Kürt Özgürlük Hareketi'nde belki bundandır hep yol gösteren oldu. ”Şehidi unutmak ihanettir" diyecekti Önder Apo.
RUŞEN TUTKU
Yol ve yolcudur birbirine yakışan ve akışıdır bu diyalektiği tamamlayan. Ne kadar tempoluysa adımlar, menzile ulaşmak yakışır yürek atışlarına. Teri soğumaz yol bilenlerin. Düşer, kalkar ama didinmeyi kendinden sayar. Her kavşakta başarıya yakınlaşmayı bir kazanım olarak değerlendirir. Zafer taşıyan eller, dokunmak ister toprağın tenine. Toprak ve ülke bilinci yolculuğun kendisidir. Her gidiş, bir kalışı da bırakır göğün derinliğine. Gözleri yıldız, bakışları sevda taşır gecelerin demine. Ay parlar, büyütür gölgeleri. Dansa durur gibi şafaklara dokunur kanatlarındaki rüzgar. Susan nefesler göğe karışır ve sonra kayıp gider yıldızıyla. Elleri Cûdî kokar, yankılı sesleri Garê’de koro halinde direniş şarkılarında ruh bulur.
Yeminliydi gidişlerinde. Rüzgarlara rengini vermenin, ırmak boylarına seslerini bırakmanın zamanıydı ömürlerinde dalgaların hızına karışmak. Dağların yeliydi onları göğüsleyen. Belki çoğu sonradan öğrenecekti her dağın hikayesinin olduğunu. Orada vurulan, vurulup destan yaratanların ayak izlerinin kurumadığını, son sözlerin yankısının kayaların yüzüne sindiğini anlayacaklardı. "Genç başladık genç bitireceğiz" demenin yolu, maratonu hep öyle büyüyecekti belleklerde. Özgürlük düşü, hep değişip dönüşerek ama kendini yeniden var ederek toprak bilecek, en zorlu yollar aşılacaktı.
Yarım asırlık bir hikaye, destan ve binlerce fedainin uğruna savaştığı toprakla buluşmanın derin hüznü ve bir o kadar gurur dolaşıyor göz renklerinde. Kim, hangi dil annelerin mağrur bakışlarında dolaşan suskun isyanı tarif edebilir?
Kendi topraklarının en hakiki evlatlarıydılar ve binlerce yıllık kavmin soyundan direnerek gelip soluk soluğa seslerini bu günlere taşıyanlardı. Patlayan sağanaklardan, buzul yanı ile tarihselliğini unutturmayan Zagros’tu işgalcilere meydan okuyan. Giden, hep yaşadı yeni kalkışlarda. "Çünkü insan öldüğü yaşta" diyecekti şair. Bu resimden çıkıp gitmek öyle kolay olmayacak ve zafer çizgisi, birbirine devredilecekti. Şehit gerçekliği, Özgürlük Hareketi'nde belki bundandır hep yol gösteren oldu. ”Şehidi unutmak ihanettir" diyecekti Önder Apo.
Finale varmanın ilk adımı daha uzun soluklu olmak adına atıldı. Yaşamı anlamlı kılmanın aşaması, mücadeleyi büyüterek devam etmek şehit gerçekliğine cevap olmayı getirecektir. Bugünlerin yaratıcıları, topraklarının koynunda, tüm iklimlerin damarlarında hep canlı duracaktır. Onlarca şehidi aynı satırların dizilişinde duymak sarsıcı elbet, ancak "umut zaferden daha değerlidir" demenin hakikati durmadan devam edecektir.
Uzun, engebeli ve yükü ağır bir devrim yolculuğunun kolay olmayacağını bilerek dağlara tırmanma başlamıştı. Başka yol bırakılmamış, seçenek dağlar ve vuruşma mekanlarıydı. Kürt halk gerçekliğinin uyanışı, kendine dönmesi ve adeta kefenini taşıyarak özgürlük davasına karışması, her olasılığı kabullenmenin ta kendisiydi. Bir rengi, tasviri ve bir özgürlük yolcusunun yemini vardı. Aşkla davasına bağlanmak, savaştıkça güzelleşmek ve sevgi yumağına dönmek bu yolculukta gizliydi.
Dağları, kentleri ve yaşamı güzelleştiren onlardı. Onlardı, çünkü yurt bilincinin gelişmesi bu direnişin eseriydi. Sorulan soruların cevabını arayıp bulmak bazen gecikse de yol duraksız ve yine gidişliydi. Biriken yaslar, nasır tutmuş ağıtlar, halen gözlerde dolaşıyor. Toplu şehit ilanları birbirine yaslanıp acıyı ortaklaştırma, yüreklerdeki birikmişliği hafifletme nedeni. Anlam çokluğu, somutlaşan sonuç şimdi bu yol kesitinde zirveleşecek belki. Halk olarak yaşadıklarımızı, kaybettiklerimizi daha fazla hissederek yaşamak ama mücadele gerekçesi yapmak doğru olandır.
Her şehidin özlemi, umudu vardı ve ne yapmaları gerektiğini savaşın içinde yaşayacaklardı. Yarına, yani devrim sonrasına bırakmak olmayacaktı. Şimdi her biri özgürlüğün kendisi, susmayan, yol gösterenler ve yeminlerin nedeni. İlan edilen şehitler şunu gösterdi; onlar toplumsallığını yaratmıştır, her Kürt'ün kalbinde sonsuz bir yer edinmiştir.