• Yeni dönemde anayasal güvence, siyasal temsil, haklar ve yeni Suriye’nin kurumsal yapılanması, daha fazla önem kazanacak.
  • Qamişlo da tarihsel birikimini, yeni Suriye’nin kuruluşuna taşıyan bir siyasal ve kültürel merkez olma iddiasıyla karşı karşıya.

ZINAR YILDIZ

Bir süredir Rojava’nın Qamişlo kenti, kuruluşunun 100. yılını kutlamaya hazırlanıyordu. 20 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen büyük tören ise yalnızca geride kalan bir yüzyılı anma etkinliği olmaktan çıktı. Verilen siyasal ve toplumsal mesajlar, Qamişlo’nun önündeki yüzyıla ilişkin yeni bir dönemin işaretlerini taşıyordu.

Qamişlo, Nisêbîn'in hemen yanı başında, tarihsel olarak farklı halkların bir arada yaşadığı kadim bir coğrafyada oluşan bir kenttir. Kentin oluşumu, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarında yaşanan katliamlar ve zorunlu göçler sonrasında bölgeye gelen Kürt, Süryani ve Ermeni toplulukların yerleşimleriyle hız kazandı. Fransız Mandası döneminde, 1926'da resmi olarak kent statüsüne kavuştuğu kabul ediliyor.

Kentin toplumsal yapısı zaman içerisinde Kürt, Süryani, Ermeni ve Arap topluluklarının yanı sıra geçmişte önemli bir Yahudi nüfusunun da katkısıyla şekillendi. Qamişlo’nun ticari hayatında Yahudi toplumunun önemli bir yeri olduğu ve kentin ilk çarşılarından biri olarak bilinen Suka Ezra’nın bu dönemin izlerini taşıdığı biliniyor. BAAS rejiminin uyguladığı demografik politikalar ise kentin bu çok kimlikli yapısında önemli değişimlere yol açtı.

Kürt siyasi hareketlerinin 1980’lerden itibaren Rojava’daki örgütlenmesinde önemli merkezlerden biri haline gelen Qamişlo, 2004 Serhildanı sonrasında Kürt siyasal mücadelesinin başlıca merkezlerinden biri oldu. 2012’de başlayan Rojava Devrimi sürecinde de kent, siyasal ve toplumsal yaşamın önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü.

Qamişlo’nun bu tarihsel birikimi, kenti yalnızca Rojava açısından değil, Suriye’nin geleceği açısından da önemli bir siyasal ve toplumsal merkez haline getirdi.

Yeni bir devir başladı

QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî'nin 20 Ağustos’taki kutlamalarda yaptığı konuşma, Qamişlo’nun 100 yıllık tarihinden çok, bundan sonraki döneme ilişkin mesajlarıyla dikkat çekti. Ebdî’nin en önemli açıklamalarından biri, QSD ile Özerk Yönetim’e bağlı askeri, güvenlik ve idari kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığı ve yeni bir aşamaya geçildiğiydi. Böylece, 29 Ocak Mutabakatı sonrasında yürütülen entegrasyon sürecinin yeni bir aşamaya evrildiğini ilan etmiş oldu.

Burada dikkat çekici olan nokta, entegrasyonun mevcut yapıların tümüyle ortadan kalkması anlamına gelmediğinin vurgulanmasıdır. Ebdî’nin açıklamalarına göre askeri, güvenlik ve idari yapıların devlet kurumlarına dahil edilmesiyle birlikte yeni bir dönem başlıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca kurumların birleştirilmesi değil, bu yapıların yeni Suriye’nin siyasal ve kurumsal düzeni içerisinde nasıl bir konum kazanacağıdır.

Bu açıdan bakıldığında 29 Ocak’ta başlayan süreç, 20 Ağustos itibarıyla yeni bir aşamaya taşınmış görünüyor. QSD ve Özerk Yönetim açısından temel mesele, artık entegrasyonun nasıl gerçekleştirileceğinden çok, bu yeni kurumsal yapı içerisinde siyasal ve toplumsal hakların nasıl güvence altına alınacağıdır.

Ebdî'nin konuşmasında öne çıkan ikinci önemli başlık da siyasal mücadeleydi. Askeri ve idari entegrasyon sürecinin tamamlandığını belirten Ebdî, Kürtlerin ve bölgedeki diğer toplumsal kesimlerin haklarının yeni Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması için siyasi mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Bu vurgu, yeni dönemin temel mücadele alanının da değiştiğini gösteriyor. Geçmiş dönemde askeri ve idari yapıların oluşturulması ön plandayken, yeni dönemde anayasal güvence, siyasal temsil, haklar ve yeni Suriye’nin kurumsal yapılanması daha fazla önem kazanacak.

Dolayısıyla Ebdî’nin konuşmasından çıkan en önemli mesajlardan biri, Rojava’daki siyasal deneyimin artık yalnızca bölgesel bir yönetim modeli olarak değil, Suriye’nin yeniden yapılanması sürecinin içerisinde değerlendirilmek istendiğidir.

Tarihsel çok kimlikli yapısı

Ebdî’nin konuşmasının Qamişlo açısından en önemli mesajlarından biri ise kentin gelecekte üstlenebileceği role ilişkin vurgusuydu. Ebdî, Qamişlo’nun bölgenin tarihini ve bütün bileşenlerini temsil ettiğini, kentin farklı halkların kültürlerinin sürekliliğini, çeşitliliğini ve ortak yaşamını yansıttığını ifade etti. Ayrıca Qamişlo’nun gelecekte kültür, siyaset ve çeşitliliğin merkezi olabileceğine dikkat çekerek, bölgedeki tüm toplulukları barışçıl ve ortak bir gelecek inşa etmek için birlikte çalışmaya çağırdı.

Bu vurgu, konuşmanın yalnızca Kürt meselesine ilişkin olmadığını gösteriyor. Qamişlo’nun tarihsel çok kimlikli yapısı, yeni Suriye açısından bir model ve siyasal deneyim alanı olarak öne çıkarılıyor.

Son 15 yıllık süreçte Qamişlo’da Kürtler, Süryaniler, Ermeniler ve Araplar arasında gelişen toplumsal ve siyasal ilişkiler, Suriye’nin geleceği açısından önemli bir deneyim ortaya çıkardı. Farklı toplulukların birlikte yaşama iradesi, yalnızca yerel bir toplumsal ihtiyaç değil, yeni Suriye’nin demokratikleşmesi açısından da değerlendirilebilecek bir birikimdir.

Bu nedenle Ebdî’nin Qamişlo’yu kültür, siyaset ve çeşitlilik merkezi olarak tanımlaması, kentin gelecekte yalnızca Rojava’nın değil, Suriye’nin siyasal geleceğinin tartışıldığı merkezlerden biri olabileceğine işaret ediyor.

Savaştan siyasetin merkezine

Qamişlo’nun son birkaç on yıllık tarihi, aslında kentin sürekli değişen bir siyasal rol üstlendiğini gösteriyor. 2004 Serhildanı ile birlikte Qamişlo, Kürtlerin rejim karşıtı toplumsal mücadelesinin sembol merkezlerinden biri haline geldi. 2012 sonrasında ise Rojava’daki yeni siyasal ve idari yapıların gelişmesinde önemli bir rol üstlendi. Suriye krizinin en ağır dönemlerinde kent, hem kendi toplumsal yapısını korumaya hem de çevresindeki alanlarla birlikte yeni bir siyasal düzen oluşturmaya çalıştı.

Bugün ise koşullar değişmiş durumda. BAAS rejiminin sona ermesinin ardından Suriye yeni bir siyasal yapılanma sürecine girdi. Bu süreçte Qamişlo’nun önündeki temel mesele, geçmişte olduğu gibi yalnızca kendisini korumak değil, yeni Suriye’nin nasıl şekilleneceği konusunda söz sahibi olmak. Ebdî’nin 20 Ağustos konuşması bu değişimin önemli işaretlerinden birini oluşturuyor. Bu da Qamişlo’nun siyasal rolünün askeri savunmadan anayasal ve siyasal mücadeleye doğru kayabileceğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle Qamişlo, geçmişte Rojava’daki mücadelenin merkezlerinden biriyken, bundan sonra yeni Suriye’nin siyasal geleceğinin şekillenmesinde etkili olabilecek merkezlerden biri olma potansiyeli taşıyor.

Qamişlo’nun üstlenebileceği rol

Kürdistan’ın farklı parçalarında tarih boyunca bazı kentler yalnızca kendi bölgelerinin değil, içinde bulundukları devletlerin de siyasal yaşamında etkili merkezlere dönüştü. Qamişlo da önümüzdeki dönemde böyle bir rol üstlenebilir. Bunun gerçekleşmesi, yalnızca Kürt siyasal hareketinin gücüne değil, Qamişlo’nun tarihsel çok kimlikli yapısının nasıl korunacağına da bağlı. Kentin yeni yüzyılını belirleyecek en önemli unsur, Kürtlerin yanı sıra Süryani, Ermeni ve Arap topluluklarının ortak yaşam iradesini siyasal bir zemine taşıyabilmesi olacaktır. Bu açıdan Qamişlo’nun önündeki gelecek, Rojava’da ortaya çıkan toplumsal deneyimin yeni Suriye’ye nasıl taşınacağının da sınavıdır.

20 Ağustos kutlamalarının verdiği mesaj, tam da bu noktada önem kazanıyor. Qamişlo, ilk yüzyılında farklı halkların bir arada yaşadığı, savaşların, demografik müdahalelerin ve siyasal mücadelelerin şekillendirdiği bir kent oldu. İkinci yüzyılında ise bu tarihsel birikimi yeni Suriye’nin kuruluşuna taşıyan bir siyasal ve kültürel merkez olma iddiasıyla karşı karşıya. Bu nedenle 20 Ağustos 2026 yalnızca Qamişlo’nun kuruluşunun 100. yılının kutlandığı bir gün olarak değil, kentin yeni yüzyıla ilişkin siyasal yöneliminin de ilan edildiği bir tarih olarak okunabilir. Qamişlo, yeni yüzyılında yalnızca Rojava’nın değil, yeni Suriye’nin de siyasal, kültürel ve toplumsal geleceğinde daha görünür bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.