
AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla devreye konulan soykırım saldırılarına karşı verilen tarihi direnişte şehit düşenlerden biri de YPS üyesi Mehmet İnal (Diyar Cudi). İnal, 14 Mart günü ilan edilen sıkıyönetim uygulamalarının ikinci haftasında devlet güçleri ile yaşanan çatışma sonucu doğduğu topraklarda direnişin bir halkası olarak ölümsüzleşti.
Şırnak’ın Gundikê Melî (Balveren) beldesinde 1992 yılında ailenin 9’uncu çocuğu olarak dünyaya gelen İnal, ailenin 10 çocuğu arasında fedakar ve direngen duruşuyla dikkat çeker. Doğup, büyüdüğü Şırnak’ta eğitimini tamamlayan İnal, Kürt özgürlük mücadelesini yaşamın her alanında sahiplenir.
Kobanê’ye sonra Cudi’ye
DAİŞ çetesinin Kobanê’ye yönelik işgal girişimleri sırasında göçe zorlanan Kobanê halkı ile dayanışmak amacıyla kentte başlatılan destek kampanyalarını örgütleyenlerden olan İnal, ölümle burun buruna kaldığı kömür ocaklarında çalışarak kazandığı parayla Kürt özgürlük mücadelesi şehitlerinin ailelerine katkı sağlar. Duruşuyla arkadaşları arasında saygı duyulan ve takdir edilen İnal, doğup büyüdüğü toprakları terk etmeyerek, yüzünü Cudi’ye çevirir ve devlet güçlerinin soykırım politikalarına cevap verir.
‘Kendi askerliğimi yaparım’
“Onun yaptıklarını görünce söylenmeyi bıraktım” diyerek Mehmet’i ve mücadeleye olan bağlılığını anlatan baba Mahmut İnal, şöyle devam etti: “Askerlik zamanı geldi askere git dedim. ‘Devletin askerliğini yapacağıma kendi askerliğimi yaparım’ diyerek bana kızdı. Mehmet özgürlüğe ve mücadeleye olan inancını yaşamındaki pratiği ile bize gösterdi. Bana ‘Milletin bir oğlu var ama halkı için mücadele etmeye gidiyor. Senin de 10 tane çocuğun var. Rahat bırak ben de çalışmaları yürüteyim.’ diyordu.”
‘Çima ez xwelî serê xwe bikim?’
Mevcut düzenin sunduğu hiçbir şeyi kabul etmeyen İnal, ailesinin kendisine biçtiği toplumsal rollere karşı çıkar. Baba İnal, bireysel yaşamlarını sürdürmek için yaptıklarına karşı çıkan Mehmet ile aralarında geçen bir diyalogu ise şöyle aktardı: “Parti çalışmalarına katıldığını duydum. Bir gün yanıma çağırdım konuştum önce okulunu bitir sonra da evlendirelim seni, sonra çalışmaları yürütürsün dedim. Bana ‘Çima ez xwelî serê xwe bikim?’ diyerek tepki gösterdi. Ben de, ‘Okul okumayan partiye yardımcı olamaz’ dediğimde bana kızarak yanımdan ayrıldı.”
Kazancı şehit ailelerine
Çalışma yaşamında ise sömürü sistemine olan karşı duruşu nedeniyle sürekli iş değiştiren Mehmet’in kısa bir süre kömür ocakları ve kalıp işinde çalıştığını söyleyen baba İnal, oğlunun duruşu ve yaptıkları ile kendilerine çok şey öğrettiğini dile getirdi. Oğlu ile gurur duyduğunu ifade eden baba İnal, şunları söyledi: “Annesi bazen kızardı ‘Hem çalışmıyorsun hem de sigara parası istiyorsun’ diye. Halbuki Mehmet çalışıyordu ama ne kendine ne de bize ayırırdı parasını. Kazandığı parayı şehit ailelerinin çocuklarına verirdi. Onlar için bir şeyler alırdı. Bunu öğrendikten sonra artık oğluma çalışıyorsun ama para nerde demiyordum, çünkü paranın nereye gittiğini biliyordum.”
Baba İnal, kendisinden çok şey öğrendiği oğlunun mücadelesine sonuna kadar sahip çıkacağını belirterek, Kürt halkına “Birlik olmalıyız eğer birlik olmazsak çok zorlanacağız. Birlik olursak her şeyin üstesinden geliriz” dedi.