
Adana'da 6 Mart 2012'de BDP ve Kürt kurumlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan ve 'KCK yapılanmasında yer almak' suçlamasıyla tutuklanan BDP Adana eski il yöneticisi ve DTK üyesi Hakki Kuru, Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde yaşadığı kalp krizi sonucu 11 Temmuz'da yaşamını yitirmişti. Kuru'nun hayatını kaybetmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı, Adana'da yerel yayın yapan Radyo Dünya'ya gönderdiği mektup ölümünden sonra adresine ulaştı. Kuru mektubunda, "F Tipi koşulları insanı çürüttüğü gibi canlıyı uzun yaşatmıyor" diyor. Kendilerine arkadaşlık yapan kuşlarının dahi avuçlarında can verdiğini ve dayanılmaz koşullar nedeniyle kendisinin de açık açık ölüme sürüklendiğini belirtiyor.
Kuşlar bile dayanamadı
Mektubunda Çukurova'nın sarı sıcak yazında tarlalardaki emekçilerin güneşin altında yaşadıklarının bir benzerini F tiplerinde yaşadıklarını söyleyen Kuru, havanın sıcak ve bunaltıcı olduğunu ve hava sirkülasyonunun oluşmadığı havuz biçimindeki bir yerde "cehennem" olarak tabir edilen bir mekanda kaldıklarını belirtiyor. Kuru, cezaevinin zor koşullarına kuşların dahi dayanamadığını şu sözlerle anlatıyor mektubunda: "Elimizdeki evcil kuş da uyum sağlayamadı. 3-5 kez ciyak ciyak ses çıkarıp elimizin içinde donup sertleşti. 3 arkadaş birbirimizin yüzüne baktık, ağzımızda kelimeler kilitlendi. F Tipi koşulları insanı çürüttüğü gibi canlıyı uzun yaşatmıyor. Burada yaşamı sürdürmek büyük bir maneviyat ve moral sahibi olmaktan geçer."
Cezaevi hasta etti
Türkiye'de yıllardır süren çatışmalı ve acılı durum karşısında kendilerinin demokratik tepki ve iradelerini kullandıklarından dolayı uzun tutuklama ve çürütmeyle baş başa bırakıldıklarını belirten Kuru, cezaevlerinin tutsaklar için tabutluk olduğunu anlatıyor: "Buraya geldiğimde fiziki bir sağlık sorunum yoktu. 4 ay gibi bir zaman geçti, fiziki sorunlarım çoğaldı. Bu durum sadece beni değil birçok arkadaşımı da girdabına almış bulunmaktadır. Tabutluklarda sağlık sorunları insanları olumsuz anlamda etkilemekte. Birçok insanın cezaevlerinde yaşamını yitirdiğini öğreniyoruz. Mahkemelerce hakkımızda cezai karar olmamasına rağmen uzun süre tutulmamız, buralarda yaşamımızı kaybetmemizin vicdani, ahlaki hiç bir tutarlılığı yoktur."
'Onurlu bir yaşamda birlikte olmaya'
Zindanlarda göz göre göre insanların bir ölümün içerisine atılmasının hangi vicdanın kabul ettiğini soran Kuru, şu mesajı veriyor: "Demokrasi ve özgürlüğün topluma sunulması için F tiplerinin bu acımasızlığına rağmen inancımızı büyütüp direnme sonucunda halkımızla kucaklaşacağımız günler pek uzak değildir. Demokratik bir ülkede özgür, eşit ve onurlu bir yaşamda birlikte olma dileğiyle."
HAMDULLAH KESEN / DİHA/ADANA