Schleswig-Holstein Eyaleti’nde yapılan parlamento seçimlerinde oy kaybına rağmen CDU, sandıktan birinci parti olarak çıktı. Son 50 yılın en kötü sonucunu alan CDU, oyların yüzde 30,8’uni aldı. CDU, 2009 yılında yapılan seçimde oyların yüzde 31,5’ini almıştı. CDU ile hükümetin ortağı olan FDP’de ise düşüş sürüyor. Bir önceki seçime oranla yüzde 6,7 oranında oy kaybeden FDP, oyların ancak yüzde 8,2’sini alabildi.
SPD oy oranını 4,5 puan artırarak 30,4 ve Yeşiller 13,2 oy aldı.
Seçimlerin asıl galibi ise Korsanlar Partisi oldu. Berlin ve Saarland eyaletlerinden sonra üçüncü kez bir eyalet parlamentosuna giren Korsanlar Partisi, oyların yüzde 8,9’unu aldı.
Sol Parti ise en büyük düşüş yaşayan parti oldu. Bir önceki seçimde yüzde 6 oranında oy alan Sol Parti, önceki gün sandık başına giden seçmenler tarafından tercih edilmedi. Sol Parti, yüzde 2,2 oranında oy alarak baraj altında kaldı.
Danimarka kökenli azınlığı temsil eden SSW de yüzde 0,2 artışla 4,6’lık aldı.
Açıklanan sonuçlara göre eyalette hükümet için birçok alternatif ortaya çıktı. İlk alternatif SPD ile CDU’nun oluşturacağı büyük koalisyon. Eğer bu olmazsa koalisyon hükümeti üç partili olmak zorunda kalacak. SPD’nin Genel Başkanı Sigmar Gabriel, “Schleswig-Holstein Eyaleti’nde kaybeden iki taraftan biri CDU, diğeri de FDP’dir” diyerek kaybeden tarafla hükümet ortaklığı yapmayacağı mesajı verdi. SPD’nin Yeşiller ve SSW ile birlikte üçlü bir koalisyon tercih edeceği dillendiriliyor.
KİEL
Papo: Benim için deneyim oldu
Almanya’nın Schleswig Holstein Eyaleti’nde pazar günü yapılan eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti’nin yüzde 5 barajının altında kalması nedeniyle Kürdistanlı Seyran Papo milletvekili seçilemedi.
Seyran Papo, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından çalışmalarında kendisini yalnız bırakmayan seçmenlere teşekkür etti. Seçim çalışmaları sırasında çok sayıda kurumu ziyaret ettiğini belirten Seyran Papo, şunları söyledi: “Eyalet seçimlerinde sonuçları ne olursa olsun halkın iradesine saygı duyuyorum. Sol Parti ise seçim stratejisini bu sonuçları gözönüne alarak yeniden gözden geçirmelidir. Seçim çalışmalarım boyunca Alevi, Êzîdî, Sünni, Hıristiyan ve daha çok sayıda inanç ve mezhebe bağlı insanlarla görüştüm. Bu benim için önemli bir deneyim oldu.” n M. ZAHİT EKİNCİ/KİEL