
Asimilasyon politikalarına karşı Kürt kültür ve sanatını yaşatma amacı ile 2009 yılında İstanbul’da Kürtlerin en çok yaşadığı ilçelerden biri olan Bağcılar’da kurulan MED-Kültür ve Sanat Derneği, İçişleri Bakanlığı tarafından 370 derneğin faaliyetinin durdurulmasının ardından 22 Kasım’da çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılarak kapısına mühür vuruldu.
Kapısına mühür vurulan MED Kültür Derneği’ne giden kursiyerlerin eğitimleri yarım kaldı. Kursiyerlerinin eğitimlerini sürdürmesi için bir arayış içine giren MED Kültür ve Sanat Derneği, yolu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Güngören İlçe binasında kursiyerlerine ders vermekte buldu. Dernek, yaklaşık iki haftadır orada kursiyerlerine ders vermeyi sürdürüyor.
2012’den beri Med Kültür ve Sanat Derneği’nde bağlama ile derslere başlayan ve şu an Koma Sterkên Azadiye’de yer alan Muhsin Sipan, dernekte nota eğitimini aldığını ve bağlama çalmayı belli bir seviyeye getirdiğini kaydetti. Sipan, kapatmalar ardından kültür çalışmalarının başka alanlara, evlere, sokaklara taşındığını söyledi.
Kadın dengbêjler: Mirası sürdüreceğiz
Van’da Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) kapatılınca ona bağlı Dengbêj Evi de kapatılmış oldu. Dengbêjler, burada önemli çalışmalar yürütüyordu.
Dengbêj Evi’nde kilamlar söyleyenlerden biri de, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mezra Köyü’nden Van’a göç eden, küçük yaştan beri dengbêjlik yapan Meryem Tuncer’di. Tuncer, tepkisini şu cümlelerle dile getirdi: “Yerimizi kapatmaları dengbejlik yapmayacağımız anlamına gelmiyor. Gerekirse düğünlerde, köy meydanlarında kilamlarımızı söyleyeceğiz. Dengbêjlik geleneği Ayşe Şan, Şakiro, Meryem Xan’dan geliyor. Biz bu mirası sonuna kadar sürdüceğiz.”
‘Yerimiz olmasa da söyleriz’
Bitlis’in Bozan köyünden olan dengbêj Mukaddes de özellikle kadın dengbêj olarak kabul edilmenin zorluğuna dikkat çekti ve devam etti: “Kürtleri soykırımdan geçirdikleri zaman Kürt kadınları bu acılar üstüne kilamlar söylemeye başladı. Kadınlar, çevre, aile, eş ve devlet tarafından sürekli baskı altındaydı. Bu baskıları söyleyemedikleri için kilamlarla dile getirdiler. Kadın olarak baskılara, ölümlere maruz kaldık; zor şartlardan geçerek kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Şimdi kadınların yine konuşmaması, haykırmaması için birçok politika uygulanıyor. Yerlerimiz olmasa da bizler yine yaşanan acılar üstüne kilamlarımızı söyleyeceğiz. Devlet ona muhtaç olan bir halk istiyor. Kürt halkını ve kültürünü yok edemeyecek. Mirasımıza, geleneğimize sahip çıkacağız.”
STANBUL / VAN