Avusturya'nın İnnsbruck kentinde mektuplar bırakarak yaşamına son veren  Cemal Kavak'ı çalışma arkadaşları ve dostlarıyla paylaştık. Arkadaşları, Cemal Kavak'ın son ana kadar sergilediği emek, yaşam tarzı ve mücadeleye bağlılığıyla mesajlar verdiğini belirtiyor.
İnan Petek: Çok derin yoldaşlık, arkadaşlık duygusunu onda hissetim. Onun bıraktığı mesajları anlamaya ve toparlanmaya çalışıyorum. Gerçekten tercihine, bıraktığı mesajlara büyük bir saygı da duysam, yokluğuna katlanmak zor. Çok kısa bir sürede büyük bir etki bıraktı. Benimle de sınırlı değil, konuştuğu, buluştuğu, çalıştığı bütün arkadaşlarda aynı etki var. Cemal hevalin kişiliğinden, tarzından, insana yaklaşımından etkilenmenin ne denli geniş olduğunu yaşamını yitirdikten sonra İnnsbruck'dan başlayarak, Diyarbakır'a uzanan kitlesel ilgiden de görmek mümkün. Yaşamını yitirişinin ağırlığını hissediyor olmamıza rağmen, onu tanımış, onunla kalmış olmaktan büyük onur da duyuyoruz.

‘Adeta ülke gibiydi’


Şenay Işık: Çok onurlu ve dik bir duruşu vardı. Disiplinliydi. İlk defa düzenli, sistemli bir çalışmayı onda gördüm. 'Bu alanda iki tane tutarlı adam çıkarsam bana yeter' diyordu. İlişkilerinde maddi değerleri değil, manevi değerleri, insanı esas aldığını söylerdi. Çok mütevaziydi. 8 yıldır Avrupada'yım bir çalışanda bu denli dostluk, mertlik, güven hissetmedim. Avrupa kimliğimizi, benliğimizi kaybettirirken, bu değerler onda en saf ve temiz halde duruyordu. Adeta ülke gibiydi, Kürdistan'dı. Yaşamını yitirmeden kısa bir süre önce ülke özlemini konuşurken, benimle iddaya girip 'ben senden önce ülkeye gideceğim, göreceksin' demesini yeni yeni anlamaya başladım.
Nuray Nuran: İlk geldiğinde bize gelmişti. İşte gelip gidenlerden biri gibi baktım önce. İnsana davranışları, güven veren tarzı, kararlılığı dikkatimi çekti. Genelde ortamdan uzak biri olmama rağmen,  onun gelişiyle kendimi en sıcak ve sıkı ilişkiler içinde buldum. Zira güven, çalışma azmi ve kararlılık aşılayan bir duruşu vardı. Her konuda bize yardımcı olmaya çalışıyordu. Bana anne olarak, çocuklarla ilgili, kadınlarla ilgili vb. her anlamda perspektif veriyordu. Kendisinde asla bir moralsizlik görmedim. 15 Ağustos etkinliği hazırlıklarında da coşkuluydu. Onu anlamaya çalışıyorum. Nedeni ne olursa olsun kabullenmek zor. 


‘Avrupa yaşamını ilk günde reddetmişti’

Ali Koç (Xalo): Yıllardır yazılır, çizilir, ustalardan alıntılar yapılır. Teorinin pratiğe yol göstermesi, devrimci kişilik, devrimci ahlak, aydın olmak, militan, mütevazi kişilik, emeği savunmak, saygı duymak, tutarlı bir devrimci olmak… Bu saydıklarım bazı kişiliklerde sadece sözde kalır. Bazıları ise bu özellikleri bir mesleğin vazgeçilmez gereklilikleri gibi ustaca bir maharetle  içselleştirir. Bu vasıfları taşıyan, hayatını mücadeleye adayan, haksızlığa meydan okuyan, çelik yürekli güzel insan Cemal Kavak'ı kaybettik. Büyük bir kayıp. Başı dik, zulmün üzerine korkmadan yürüyen, bir o kadar da mütevazi, dostları, yoldaşlarıyla en iyi şekilde yürümeyi bilen, Avrupa yaşamını geldiği gün ret eden, çürümüşlüğe isyan eden, vazodaki bitki olmayı asla kabül etmeyip, yüzünü sürekli ülkesine dönen Cemal yoldaşın duruşunu, mesajını asla unutmayacağız. Şimdi ona sesleniyorum; affına sığınarak sana sadece mektubunda "bu kadar yapabildim, bu kadar dayanabildim" dediğin için kızıyorum. Sen çok şey yaptın, mücadeleye çok değerler kattın, kişilik ve duruşunla büyük bir miras bıraktın. Senin mücadelen önünde saygıyla eğiliyorum.

‘Mesajı iyi okumalıyız’

Murtaza Doğan: Cemal benim için bir ayna gibiydi. Dolu dolu bir halk adamıydı. Cemal bir iş verdi mi hayır diyemezdiniz. Yaşamını yitirdiğini duyunca, önce sarsıntı geçirdim ama mektuplarını okuyunca bunun da bir  bir duruş biçimi olduğunu düşündüm. Bizler, Avrupa'da yaşayan Kürtler, herkes mesajları iyi okumalı ve sonuçlar çıkarmalı. Ben Cemal Kavak'ın eylemini Diyarbakır zindanlarının karanlıklarına ışık olan Mazlum Doğan'ın eylemine benzetiyorum. O da Avrupa'nın karanlık, köhnemiş sistemine ve yaşamımıza, duruşumuza bir ışık olmak istedi. Bu karanlığa duruşuyla karşı çıktı.

‘Sık sık ülkeden bahsederdi’


Ali İcal: İstanbul, Kürdistan gibi zorlu alanlarda mücadele deneyimi kazanmış, dik duruşunu asla bozmamış Cemal Kavak, Avrupa'yı ve yaşam tarzını kaldıramadı.  Sık sık ülkeden, oraya özleminden, oradaki gelişmelerden bahsederdi. Bir yazar söylemişti: "Vatan özlemi susuzluktan da kötü birşeydir" Bana göre bedenini yatırarak, geriye sorgulamamız gereken sonuçlar çıkarmamızı istedi.


ALİ ÖZŞERİK-İNNSBRUCK