Tecridin kaldırılması talebiyle 140 gün açlık grevini sürdüren  Sedat Akın, Öcalan’dan gelen mesajın direnişin bir sonucu olduğunu vurguladı.

Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 19 Şubat’ta tahliye olduktan sonra eylemini evinde sürdüren Sedat Akın, 140 günün sonunda açlık grevini sonlandırdı. Akın, eylemini sonlandırmasının ardından Amed’de özel bir hastaneye getirilerek tedavi altına alındı. Görme kaybı, baş ağrıları, kilo kaybı ve çeşitli sağlık sorunlar yaşayan Akın, tedavi olmadan önce MA’ya konuştu.

Daha fazla mücadele

140 gün boyunca kendisini ayakta tutan iradenin, barış ve demokrasiye olan inancı olduğunu vurgulayan Akın, “Öcalan’ın fikirleri bizi ayakta tuttu. Fikirleri ve öngörüleri bizler için önemlidir. Kendimizi ona borçlu hissediyoruz. Kendimize ve arkadaşlarımıza söz verdik. Başarıyı ve zaferi hak ettik. Bu süreçten sonra daha güzel günler başlayacağını söyledik. Şehadetler verdik. Onların bize miras bıraktığı mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu yaşamı güzelleştirmek için daha fazla mücadele edeceğiz. Bizler de bu mücadelede olacağız” dedi.

Arkadaşlarıma söz verdim

 Cezaevinden çıktığı güne kadar dayanışmayı çok net hissettiğini kaydeden Akın, şöyle devam etti: “Bir ara cezaevi yöneticileri bize müdahale edileceğini, ayrı hücrelere konulacağımızı söylüyordu. Ama biz kararlıydık ve mücadeleye ara vermeden sürdürdük. Dayanışmamız daha da artmıştı. Akşamları aramızda oyunlar oynuyorduk. Kitap okuyorduk. Şarkılar, türküler, marşlar ile zafere olan inançla eylemimizi sürdürdük. Tahliye haberimi aldığımdaysa ilk önce arkadaşlarıma söz verdim. Bu eylemi dışarıda kararlıkla sürdüreceğimi belirttim. Onlara verdiğim sözü tutmanın bugün gururunu yaşıyorum.”

Son gücümle doktoru durdurdum

 Akın, bir kez olsun mücadelesini bırakmayı düşünmediğini söyledi. 24 Nisan’da hastaneye kaldırıldığını anımsatan Akın, “Sancılarımın artması sonucu kısa bir süre bilinç kaybı yaşadım. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Doktorlardan biri bana müdahale etmek ve damar yollarını açmak için hazırlık yapıyordu. Ben de tüm gücümü topladım ve doktorun elini tutarak kesinlikle tıbbi bir müdahaleyi kabul etmeyeceğimi, eylemimi sürdüreceğimi söyledim. Bunun üzerine eve geri götürüldüm. Sancılar ile eylemimi sürdürdüm. Bunu yapmam gerekiyordu; çünkü o şekilde onursuzca bir yaşamı kabul edemezdim” şeklinde konuştu.

Fiziki koşulları da değişmeli

 Açlık grevlerinin bitmesiyle birlikte farklı bir mücadelenin başladığına dikkat çeken Akın, şunları ifade etti: “Açlık grevleri bugün bitmiş olabilir. Ama farklı bir mücadele daha yeni başlıyor. Uzun bir süreden sonra Öcalan’dan haber almak istedik. Şimdi onun fikirleri doğrultusunda bir mücadele gereklidir. Verdiği mesaj ile yeniden barışın ve demokrasinin adresini gösteriyor. Elbette bunları yapabilmesi için fiziki koşulların da değişmesi ve onun fikirlerini özgürce dile getirecek koşulların sağlanması gerekiyor.”

Halk, İmralı’yı işaret etti

 Barış ve demokrasiye olan inancını kaybetmediğini dile getiren Akın, “Yeter ki mücadele edelim ve direnelim” dedi. Halkın Öcalan’ın izinden gitmeye devam ettiğini belirten Akın, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Daha önce bir röportajında ‘halk benim arkamdadır’ demişti. Bugün söylediğinin daha fazlasıyla halk onun yanında ve arkasındadır. Halk demokrasi istiyor. Halk barış istiyor. O yüzden ona olan bağlılığı gün geçtikçe artıyor. Bugün halk mesajını iktidara vermiştir. Barış ve demokrasi isteyen halk, İmralı’yı bir kez daha işaret etmiştir. Bunu, direniş sayesinde devlet de bir kez daha anlamıştır. Gönül isterdi ki ölümler olmadan zafer kazanılsın. 8 yoldaşımızın mücadelesini sahiplenip onların izinden mücadeleyi sürdürmeliyiz. Demokrasi ve barışa olan inancımızın kaybolmaması için direnelim ve mücadelenin içinde olalım.”

 

BATMAN