
Dara Hênê’ye bağlı Xîzginos mezrasında yaşayan Gürkan Ailesi, teknolojiden uzak sürdürdükleri hayatlarını yine tamamen doğal yöntemlerle ürettikleri süt, yoğurt, tereyağı ve çökelekten sağlıyor. Bunun için büyük emek harcayan Hanım Gürkan (48), kaybolmakla yüz yüze olan „meşk kültürüne“ dikkat çekerek, „Doğal bir ürün olan meşkten yapılan ayran ve tereyağının hem tadı çok daha lezzetli hem de verimi bol. Bir de en önemlisi çok sağlıklı. Tüm zorluklara rağmen meşk kültürünü devam ettireceğim“ diyor.
Çewlîg’in (Bingöl) Dara Hênê (Genç) ilçesine bağlı Xîzginos (Sevimli) mezrasında kalan Gürkan Ailesi, bütün zorluklara rağmen dağ yaşamından vazgeçmiyor. 1994’te köyleri devlet güçleri tarafından yakılan aile, 2004’te köye dönüşe izin verilmesi üzerine köylerine geri dönüp, iki odalı topraktan ev yaparak yaşamlarını bin bir güçlükle idame ettiriyor. 11 kişilik ailenin tek geçim kaynağı ise hayvancılık. 50 keçi besleyen aile, güne saat 05.00’da uyanıp hayvanları otlatmaya götürmekle başlıyor. Günün devamında ise bir gün öncesinden mayaladıkları yoğurttan ayran, tereyağı ve çökelek yaparak devam ediyor.
En zor işi kadınlar omuzluyor
Yaşamın birçok alanında olduğu gibi dağlarda da işlerin en zor kısmını yine kadınlar omuzluyor. Erkekler genelde çobanlık yaparken, süt sağma, meşk (yayık) ayranı yapma, bulaşık yıkama, yemek yapma, evin içini ve çevresini temizleme gibi işleri kadınlar yapıyor. Teknolojinin uğrayamadığı bu dağlarda keçi postundan yapılan meşkin sesi ise dağlardaki doğal kaynak sularının sesine karışıyor.
Bütün zorluklarına rağmen köy yaşamından memnun olduğunu dile getiren Hanım Gürkan (48) dağların havası, suyu ve doğasının güzelliğinin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Gürkan, sabahın ilk ışıklarında otlatmak için dağa götürdükleri hayvanların sütünü günde iki kez sağdıklarını söyledi. Sütten tereyağı ve çökelek yapmanın tarifini anlatan Gürkan, „Keçilerden sağdığımız sütü ilk önce ısıtıp, ardından mayalayarak yoğurt yapıyoruz. Mayaladığımız yoğurdu soğuması için havuza bırakıyoruz. Ardından yoğurdu, ayran ve tereyağı yapmak için meşke koyup, yaklaşık 2-3 saat civarı sallıyoruz. Meşkte bulunan yoğurt ayran kıvamına geldikten sonra, tencereye boşaltıyoruz. Tereyağını ise ayrı bir kaba dolduruyoruz“ dedi.
Niçin meşk?
Daha önce elektrik yayık aldığını ancak memnun kalmadığını söyleyen Gürkan, „Elektrik yayığın tereyağı yemeklere konulduğu zaman sıvısı az oluyor. Ayran ve çökeleğinin tadı ise genelde bozuk oluyordu. Ancak doğal meşkten yapılan ayran ve tereyağının hem tadı çok daha lezzetli hem de verimi bol. Bir de en önemlisi çok sağlıklı“ dedi. Gürkan, meşkin bir kültür olduğuna dikkat çekerek, tüm zorluklara rağmen meşk kültürünün devam ettirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Gürkan, maddi getirisi daha yüksek olduğu için özellikle keçi beslediklerini belirterek, „Keçinin hem eti, hem sütü hem de yoğurdu daha lezzetlidir. Ancak tüm bu zorluklara rağmen verilen emeğe değiyor“ diye konuştu.
Gürkan ayrıca, Amed ve Çewlîg olmak üzere toplamda 46 köyde ilan edilen „sokağa çıkma yasağı“ ile askeri operasyonlardan kaygılı olduklarını belirterek, tekrardan köylerinin yakılma tehlikesinden endişe duyduğunu sözlerine ekledi.
DİYAR BALKAŞ/DEVRAN TOPTAŞ/DİHA/ÇEWLIG