Gözen, kadınlara çalışma yaşamında üretim kapılarının açılmasını ve daha fazla olanaklara sahip olması için fırsat verilmesini istiyor.

Teknolojideki gelişmenin bir yandan hayatı kolaylaştırdığı söylenirken diğer yenden geleneksel sanatları, el sanatlarını yok ettiği göz ardı ediliyor. Ayakkabıcılık (köşkerlik), bakırcılık, sabunculuk, halı kilim dokumacılığı gibi el sanatları makineler aracılığıyla üretilmesinden dolayı bitme noktasına gelmiş durumda. Dört yıl önce Amed'ın Sur ilçesinde açılan "El Sanatları Kadın Projesi" kursunda gümüş ve altın işlemeciliği eğitimini alarak gümüş ve altın işlemeciliği konusunda az sayıda bulunan ustalar arasına girmeyi başaran Gözen, el sanatlarının yok olmaması için mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

El sanatları eğitimi ile yaşamım değişti

Gözen, gümüş ve altın işlemeciliğinin el sanatları içerisinde önemli bir yeri olduğunu belirterek, gümüş ve altın işlemeciliğinin yaşamında değişimlere yol açtığını söyledi. Seniha Gözen, el sanatları üzerine aldığı eğitimin ardından çalışma yaşamına başladığını dile getirerek, "El sanatları Kadın Projesi kursuna katıldım ve el sanatları üzerine eğitim aldım. El sanatları içerisinde yer alan gümüş ve altın işlemeciliğine dair hiç bir bilgim olmamasına rağmen çok kısa sürede öğrendim. Eğitimim bittikten sonra atölye açacak durumda değildim. Bu yüzden öncelikle evime bir mermer masa aldım,  gümüş malzemeleri temin ettim. Kuyumcuları dolaşarak, sipariş aldım ve evde yapmaya başladım. Kısa sürede siparişlerim artınca atölye açmaya karar verdim. Böylece çalışma yaşamımda ikinci adımı atmış oldum" diye konuştu.  

El sanatları işlemeciliğinin aşamaları

Gümüş ve altın işlemeciliğinin çeşitli aşamaları olduğunu ifade eden Seniha şunları söyledi:  "Altın ve gümüşün ham maddesini eritme ocağında eriterek, tel çekme makinesinde tel haline getiriyoruz.  Telleri bal mumundan geçirip 35 mikrona getiriyoruz. Sonrasında telleri sargılara sarıyoruz. Pul ve yıldızlara ise kalıplarda şekil veriyoruz.  Tel üzerinde taş yuvalarını dizip kaynak yapıyoruz. Topları da kaynak yaptıktan sonra katlıyoruz, tekrar kaynak yapıyoruz. Son olarak maskal makinesine atarak parlatıyoruz."

Gençler hızmaya ilgi gösteriyor
Gümüş ve altından bilezik, hızma, küpe ve halhal yaptıklarını ifade eden Seniha Gözen, yaptıkları işlemelere verdikleri emeğe rağmen elde edilen gelirin düşük olduğunu dile getirdi. Gençlerin en çok hızmaya olan ilgisine işaret eden Seniha Gözen, "Hızma gençler arasında en fazla ilgi gören bir işlemedir. Halhal ise en çok yaz mevsiminde tercih ediliyor. Altın işlemeciliğine ise ekonomik açıdan rağbet yok" diye konuştu.
Seniha Gözen, teknolojinin ilerlemesiyle beraber el sanatlarına yönelik ilginin son yıllarda giderek azaldığına dikkat çekti.  Makineler aracılığıyla üretilen takıların kalitesinin de düşük olduğunu vurgulayan Seniha Gözen, şunları söyledi: "Bugün el emeğiyle yapılan pek çok işin yerini makineler aldı, fakat makinelerde üretilen ürünler kalitesi düşük ürünlerdir. Bunun nedeni ise metalin ham madde olarak kullanılmasıdır. Fakat bu ürünü alan müşteri metalden yapıldığının farkında değildir. Oysa el emeği ile yapılan işlemeler hem daha kaliteli, hem de daha güzeldir."


DERYA CEYLAN/JINHA/AMED